Bu âyet-i kerîmede israf ve cimrilik yasaklanmaktadır. Bu âyet-i kerîme saçıp savurmanın ve cimriliğin kötülükte denk olduklarına delâlet eder.
Harcamadaki israf, cömertlikte har vurup harman savurmaktır. Bu israfı işleyen kimse işlerin övülecek olanını ve kötülenecek olanını fark edemediği gibi, müstehak olanla olmayanı da ayırt edemediğinden, kişiyi kötü tabiatlı olmaya, hafif görüşlülüğe ve idarede kusur ve hataya sevk eder.
Yardım etmekte israf, kişiye hak ettiğinden fazla vermektir.
Bazı âlimler üç sınıf kimseye merhameti abes gördüler.
Onların birincisi israf ve sefâheti sebebiyle fakir düşen kimseler.
İkincisi hırsı sebebiyle musîbete uğrayan kimseler.
Üçüncüsü zâlim olup zulmü sebebiyle belâya uğrayan kimselerdir.
İsraf ile zenginlik bir arada olmaz. Para kazanmak, kuyudan kova ile su çıkarmak gibi güçtür. İsraf ise o kovayı aşağı salıvermek gibi kolaydır.
Süfyân-ı Sevrî Hazretleri buyurdular ki: “Helâl mal israfa tahammül edemez.”
İsraf etmemek malı biriktirip harcamamak, yani cimrilik yapmak değildir. Aksine malı idâreli harcamaktır.
Lokman Aleyhisselam oğluna “Âhiretin için dinini; geçimin için nakdini (paranı) muhafaza et” diye nasîhat eyledi.
*