You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İslâmiyet, zevkleri yasak etmemiştir

İslâmiyet, zevkleri yasak etmemiştir

Profesör
İslâmiyet, zevkleri yasak etmemiştir
Allahü teâlâ, insanları başıboş bırakmamış, her istediklerini yapmaya izin vermemiştir. Nefislerinin arzûlarına ve tabîî, hayvânî zevklerine, taşkın ve şaşkın olarak tâbi olmamalarını, böylece felâketlere sürüklenmemelerini dilemiştir. Rahat ve huzûr içinde yaşamaları, sonsuz saâdete kavuşmaları için arzularını, zevklerini kullanma yollarını göstermiştir. Bu sebeple dünyâ ve âhiret saadetine sebep olan faydalı şeyleri yapmalarını emretmiş, zararlı şeyleri yapmalarını da yasak etmiştir. Bu emirlere ve yasaklara Ahkâm-ı islâmiyye yani İslâmiyyetin hükümleri denir.
Dünyâda rahat yaşamak, saâdete kavuşmak isteyen, İslâmiyete uymaya mecbûrdur. Nefsinin ve tabîatının, İslâmiyete uymayan arzûlarını terk etmesi lâzımdır. İslâmiyete uymazsa, sâhibinin, yaratanının gadabına, azâbına düçâr olur. İslâmiyete uyan kul, Müslümân da, kâfir de olsa, dünyâda mesûd, rahat olur, sâhibi ona yardım eder.

AKLI BAŞINDA OLAN...
Dünyâ zirâat yeridir. Tarlayı ekmeyip, tohumları yiyerek zevk ve safâ süren, mahsul almaktan mahrûm kalacağı gibi, dünyâ hayâtını, geçici zevkleri, nefsin arzûlarını taşkın ve şaşkın olarak yapmakla geçiren de, ebedî ni’metlerden, sonsuz zevklerden mahrûm olur. Bu hâl, aklı başında olanın kabûl edeceği bir şey değildir. Sonsuz lezzetleri kaçırmaya sebep olan geçici lezzetleri, zararlı şekilde yapmayı tercîh edemez.
Allahü teâlâ, dünyâ zevklerinden, geçici lezzetlerinden, nefse tatlı gelen şeylerden hiçbirini, menetmedi, yasak etmedi. Bunları, İslâmiyete uygun, zararsız olarak kullanmaya izin verdi. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Allahü teâlâ kullarına çok merhamet ve ikrâm ederek, mubâh olan şeylerle zevklenmeye izin vermiş, pekçok şeyleri mubâh etmiştir. Helâl olan bu sayısız zevkleri, lezzetleri bırakıp da, harâm edilen birkaç zevke sapmak, Allahü teâlâya karşı, ne kadar edebsizlik olur. Hem de, harâm ettiği lezzetleri, dahâ fazlası ile mubâhlarda da yaratmıştır. Helâl olan çeşit çeşit ni’metlerin zevkleri bir yana, insanın işinden, Rabbinin râzı olmasından dahâ büyük zevk olur mu? Bir kimsenin işini, efendisinin beğenmemesinden dahâ büyük cefâ, sıkıntı olur mu? Cennette Allahü teâlânın râzı olması, Cennet ni’metlerinin hepsinden dahâ tatlıdır. Cehennemdekilerden Allahü teâlânın râzı olmaması, Cehennem azâblarından dahâ acıdır.”
Nefis Allahü teâlânın düşmanıdır. Zevklerine kavuşmak için her kötülüğü yapmaktan çekinmez. İnsan haklarını, kanûnları çiğner. Onun zevklerinin sonu yoktur. Bütün kanûnlar, nefislerin taşkınlıklarını önlemek içindir. Nefsin taşkın zevkleri, insanı sefâlete, hastalıklara, âile fâciâlarına, felâketlere sürüklemektedir. Allahü teâlâ, bu fâciâlara mâni olmak için, zararlı zevkleri yasak etmiştir. Nefislerinin esîri olanlar, bu yasakları beğenmiyorlar. İslâmiyet, dünyâ lezzetlerini, zevklerini menetmiyor. Bunların hayvanlar gibi, azgın, zararlı kullanılmasını menediyor. İslâmiyete uymak, kalbi hastalıktan kurtarır, nefsi ise hasta yapar. İslâmiyete uymak, nefsin zevklerini, arzûlarını, kalbe tesîr kuvvetini azaltır.
Dünyâ hayâtı çok kısadır. Her günü geçip hayâl olmaktadır. Her insanın sonu ölümdür. Bundan sonrası da, yâ dâimî azâb veyâ ebedî ni’metlerdir. İmâm-ı Gazâlî hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:

“BİR GÜN ÖLECEKSİN!..”
“Keyfine göre yaşa! Fakat bu yaşaman uzun sürmeyecek, bir gün elbette öleceksin. Gece gündüz düşündüğün, sımsıkı sarıldığın lezzetlerden elbette ayrılacaksın. Dünyânın nesini seversen sev, hepsine vedâ edeceksin! Elinden geleni yap! Fakat unutma ki, her yaptığının hesâbını vereceksin!”
Netice olarak İslâmiyet, insanın dünyâda aldığı zevkleri yasak etmemiştir. Sadece bu zevklerin zararlı olanlarını yasaklamıştır. O hâlde, aklı olan bir kimse, zevklerini Allahü teâlânın gösterdiği yoldan temîn eder. İslâmın güzel ahlâkı ile süslenir. Herkese iyilik eder. Kendisine kötülük yapanlara iyilikle karşılık verir. İyilik yapamazsa, hiç olmazsa sabreder. Allahü teâlânın her işi güzeldir ve ahlâkı güzel olanları sever. Resûlullah efendimizin buyurduğu gibi:
(Allahü teâlâ, dünyâlığı, dostlarına da düşmanlarına da vermiştir. Güzel ahlâkı ise, yalnız sevdiklerine vermiştir.)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: İslâmiyet, zevkleri yasak etmemiştir
Bu konuyu okuyunca, aklıma gelen insanların islamda caiz olduğu halde caiz değilmiş gibi bazı şeyleri lanse etmeleri ve eleştirmeleri....
Misal: Denize hiç gitmemek...
Bisiklete binmeyenler...
Hep bir yanlış öğreti, insanlarıda islamdan soğutma...
Beni bisikletin üzerinde görüpde aaaaa nasıl biniyorsunki günah değilmi sorularını soran okadar çok başı açık kardeşim olduki ) subhannallah....
Cvp : Hayır kardeşim olurmu hiç , neden günah olsun, bende bir insanım ve bir nefsim var, caiz olanlarıda günah sayarsam nefsime zulmetmezmiyim ? Yeter ki zaman ve mekan musait olsun....
Alakalımıydı konuyla bilmiyorum ama ))))
Tşk.. taha konu için...
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.