You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

. İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez

. İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez

Profesör
. İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
Hz. İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez

[Resim: image.axd?picture=2011%2F8%2Fgeccityeni.jpg]

Hz. İsa, Allah Katında övülmüş, seçkin kılınmış, mübarek bir peygamberdir. Üstün ahlakı ve derin imanı tüm müminler tarafından saygıyla anılmakta ve örnek alınmaktadır. Hz. İsa'nın ahlakını övmek, böyle kutlu bir insanın yeniden dünyaya gelecek olmasından heyecan duymak, bu gerçeği tüm iman edenlere müjdelemek, güzel tavır örnekleridir. "Hıristiyanlığa destek vermek olur" gibi akıl ve mantık dışı bir mazeret öne sürerek, Hz. İsa'nın geleceği gerçeğini göz ardı etmeye çalışmak kesinlikle makul bir davranış değildir.
Ayrıca belirtilmelidir ki, Hz. İsa yeniden dünyaya geldiğinde, Kitap Ehli'nin sapkın inançlarını ortadan kaldıracak, insanları Allah Katında hak olan dine yani İslamiyet'e çağıracak, Kuran'la ve sevgili Efendimiz (sav)'in sünnetiyle hükmedecektir. Bu gerçek bir hadiste şöyle müjdelenmiştir:

“Kırk (40) yıl Allah'ın Kitabı ve benim sünnetimle hükmeder, vefat eder.” (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Hz. Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 92)

hz isa_olmedi_2

Hz. İsa’nın Ölmediği ve Tekrar Yeryüzüne Geleceği İnancı Hıristiyanlığa Ait Tahrif Edilmiş Bir İnanç Değildir

Hz. İsa'nın Allah Katına yükseltilmesi konusunda Hıristiyanların, üçleme ve Hz. İsa'yı sözde ilahlaştırma (Allah’ı tenzih ederiz.) gibi sapkın inançlarından kaynaklanan birtakım yanlış yorumları bulunmaktadır. Hıristiyanların bu yorumları dejenere edilmiş, gerçek din ahlakına uygun olmayan yorumlardır ve Kuran’da bu dejenere olmuş inanç ve hükümlerin hangileri olduğu belirtilir. Ancak Hıristiyanların Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne geleceğine dair inançları Kuran'da açık ve net olarak pekiştirilmiştir. Eğer Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne dönecek olması Hıristiyanların tahrif edilmiş inançlarından biri olsaydı (ki bu doğru değildir), hiç şüphesiz diğer tüm sapkın inanışlarda olduğu gibi bu da Kuran'da bildirilirdi.

Hz. İsa’nın Yeniden Gelişi ile İmtihan Ortamı Ortadan Kalkmış Olmaz

Yüzlerce yıl önce Allah Katına yükseltilmiş kutlu bir şahsın yeniden dünyaya geri gelmesine tanıklık edilecek olması, kuşkusuz tüm müminler için büyük bir şereftir. Ancak elbette bu, imtihan ortamını ortadan kaldırmış olmaz. Bazı kesimler tarafından zannedildiği gibi, Hz. İsa'nın dönüşü tüm insanlar tarafından hemen kabul edilmeyebilir. Hz. İsa, özellikle inkar edenler, gerçek din ahlakını yaşamayanlar veya imanen zayıf olanlar tarafından şüphe ile karşılanabilir.

Unutulmamalıdır ki tarih boyunca gönderilen peygamberlerin pek çoğu insanları imana davet edebilmek için onlara Allah'ın dilemesiyle pek çok mucizeler göstermişlerdir. Ancak gördükleri mucizeler karşısında insanların büyük bir kısmı iman etmemiş, tam tersine daha da kibirlenmiş ve inkarlarında direnmişlerdir. Dolayısıyla bazı insanların iddia ettiği gibi Hz. İsa'nın gelişi gibi büyük bir mucizenin gerçekleşmesiyle, imtihan ortamının ortadan kalkması kesinlikle söz konusu değildir.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
Ancak Hıristiyanların Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne geleceğine dair inançları Kuran'da açık ve net olarak pekiştirilmiştir. Eğer Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne dönecek olması Hıristiyanların tahrif edilmiş inançlarından biri olsaydı (ki bu doğru değildir), hiç şüphesiz diğer tüm sapkın inanışlarda olduğu gibi bu da Kuran'da bildirilirdi.

hangi ayetlerden bahsediyor yukarıdaki paragraf?
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
bu konuda açılmışdiğer bölümleride okursanız netleşecektir.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
“… hiçbir beşere ölümsüzlüğü vermedik…” ve “Her nefis ölümü tadıcıdır…”
“O, yalnızca bir kuldur…”
“...Beni vefat ettirdiğinde (teveffeyteni) üzerlerindeki gözetleyici Sendin...”
“Sizi geceleyin vefat ettiren (teveffakum) ve gündüzün "güç yetirip etkilemekte olduklarınızı" bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur...”


bunlardan bahsediyorsun galiba. "ayet bu ama aslında şunu soylemek istıyor" ile bitiyor hepsi.bunu okuyan musluman "Hz. isa tekrar dunyaya gelecektır" ya da "hrıstıyan ınancında da bu var" dıyebılır mı?

sorum ıle ılgılı baska ayet var mı benım kacırdıgım.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
-Bunu söylüyor-la biten cümlelerde ayetin gramer içeriğinden o manalar anlamına geliyor dediğini sanıyorum..Allah ağlem velevki ayetlerin tefsirinde bir kısım müfessirler isabet etmemiş olabilir.
Hz İsa. as. geleceğine dair bilgileri bize Hz Rasülullah a.s sahih hadislerle vermiş..bizde iman ederek kabul ettik..eğer peygamber bu bilgiyi vermişse O "Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir. " Allah böylebuyurdu..madem O söyledi o halde doğrudur..Bu konuda peygamberin sözlerini işitip dururken Vallahi ben bu konuyu konuşmaktan haya ediyorum..

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
"konu ile ilgili kesinlik bildiren bir ayet yok" yorumunu cıkarabılır mıyım bu sozlerınden?

yine ilk soruma donecegım o zaman:
Ancak Hıristiyanların Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne geleceğine dair inançları Kuran'da açık ve net olarak pekiştirilmiştir. bu konuyu açık ve net pekiştiren ayet hangısı ya da hangılerı ?
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez geleceği konusunda Kuran'da önemli deliller bulunmaktadır. Bunları sırasıyla şu şekilde inceleyebiliriz:

1. Delil "... sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim..."

Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne geleceğine dair işaretler taşıyan ayetlerden ilki Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetidir:


"Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana'dır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (Al-i İmran Suresi, 55)

Allah kıyamete kadar inkar edenlere üstün gelen ve Hz. İsa'ya gerçekten tabi olan bir grubun varlığından söz etmektedir. Hz. İsa hayatta iken ona uyanların sayısı çok azdı. Ve onun Allah Katına yükselişinin ardından da hızla dinde dejenerasyon başladı. Sonraki iki yüzyıl boyunca da, Hz. İsa'ya iman edenler (İseviler) şiddetli baskılara maruz kaldılar. Üstelik İsevilerin hiçbir siyasi gücü de bulunmamaktaydı. Bu durumda geçmişte yaşayan Hıristiyanların, inkar edenlere üstün geldiklerini ve bu ayetin onlara baktığını söyleyemeyiz.

Günümüzde ise Hıristiyanlığın özünden uzaklaştığını, Hz. İsa'nın anlattığı hak dinden farklı bir dine dönüştüğünü görürüz. Bu durumda "sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim" ifadesi açık bir işaret taşımaktadır. Hz. İsa'ya uyan ve kıyamete kadar yaşayacak olan bir topluluk olması gerekmektedir. Böyle bir topluluk, kuşkusuz Hz. İsa'nın yeryüzüne tekrar gelişiyle ortaya çıkacaktır. Ve tekrar dünyaya gelişi sırasında bu kutlu insana tabi olanlar, kıyamete kadar inkar edenlere üstün kılınacaktır.

2. Delil "... ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur..."

Nisa Suresi'nin 156-158. ayetlerinin arkasından Allah, 159. ayette şöyle buyurmaktadır:


Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır. (Nisa Suresi, 159)

Yukarıdaki ayette yer alan "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Burada bazı tefsirciler "o" zamirinin Hz. İsa yerine Kuran'a baktığını düşünmüşler ve ayete Kitap Ehlinin ölmeden Kuran'a iman edeceği şeklinde bir yorumda bulunmuşlardır. Oysa bu ayet öncesindeki iki ayette de "o" zamiri tartışmasız bir biçimde Hz. İsa için kullanılmıştır. Çünkü önceki ayetlerde hep Hz. İsa'dan söz edilmektedir.

Ayetin manası hakkında belirteceğimiz ikinci nokta ise "ölümünden önce" ifadesinin yorumu ile ilgilidir. Bazıları bu ifadenin "Kitap Ehlinin kendi ölümlerinden önce" inanması anlamında olduğunu düşünmektedirler. Bu yoruma göre Kitap Ehlinden olan her kişi kendisine ölüm gelmeden Hz. İsa'ya mutlaka iman edecektir. Oysa bugüne kadar Hz. İsa'ya iman etmemiş milyonlarca Ehli Kitap Yahudi yaşamış ve Hz. İsa'ya iman etmeden ölmüştür. Dolayısıyla ayette söz konusu olan Kitap Ehlinin değil, Hz. İsa'nın ölümüdür. Sonuç olarak, ayetin bizlere gösterdiği gerçek ise şudur: "Hz. İsa ölmeden önce tüm Ehli Kitap ona iman edecektir".

Bu ise ancak Hz. İsa'nın dünyaya ikinci kez gelip yaşaması, ve bu ikinci hayatında tüm Kitap Ehli'nin ona iman etmesi ile mümkün olabilir. Nitekim hadislerdeki vaad de budur. (Doğrusunu en iyi Allah bilir.)

3. Delil: "Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir..."

Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne döneceği ile ilgili bir başka ayet de Zuhruf Suresi'nin 61. ayetidir. Bu ayette Hz. İsa'nın kıyamet saati için bir ilim olduğu belirtilmektedir:


"Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur." (Zuhruf Suresi, 61)

Büyük İslam alimleri buradaki "o" zamirini gerek ayetlere gerekse sahih hadislere dayanarak Hz. İsa olarak açıklamaktadırlar. Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinde bu konu şu şekilde açıklanmaktadır:


"Muhakkak ki o saat için bir ilimdir de -saatin geleceğini ölülerin dirilip, kıyam edeceğini bildiren bir delil ve alamettir. Çünkü İsa gerek zuhuru ve gerek emvati ihya (ölüleri diriltme) mucizesi ve gerek emvatın kıyamını (ölülerin kalkışını) haber vermesi itibarıyla kıyametin vaki olacağına bir delil olduğu gibi hadiste varid olduğuna göre eşratı saattendir (kıyamet alametidir)." (Elmalılı Hamdi Yazır,

Hz. İsa, Kuran'ın indirilişinden yaklaşık altı asır önce yaşamıştır. Dolayısıyla bu ilk hayatını "kıyamet saati için bir bilgi" yani bir kıyamet alameti olarak anlayamayız. Ayetin işaret ettiği anlam, Hz. İsa'nın, ahir zamanda, yani kıyametten önceki son zaman diliminde yeniden yeryüzüne döneceği ve bunun da bir kıyamet alameti olacağıdır. (En doğrusunu Allah bilir.)

4. Delil: "... Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek..."

Al-i İmran Suresi, 45-48. ayetlerde Allah'ın Hz. İsa'ya, Tevrat'ı, İncil'i ve bir de "Kitab'ı" öğreteceği haber verilmektedir. Bu kitabın hangi kitap olduğu kuşkusuz önemlidir. Aynı ifade Maide Suresi'nin 110. ayetinde de yer almaktadır:


"Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." (Maide Suresi, 110)

Her iki ayette de geçen "Kitap" ifadesini incelediğimizde, bunun Kuran'a işaret ettiğini görürüz. Ayetlerde Tevrat ve İncil dışında gönderilen son hak kitabın Kuran olduğu bildirilmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in içindedir) Bunun yanında, yine Kuran'ın bir başka ayetinde, "Kitap" kelimesi, İncil ve Tevrat'ın yanında Kuran'ı ifade etmek için kullanılmıştır. (Al-i İmran Suresi, 2-3)

Bu durumda, Hz. İsa'ya öğretilecek olan üçüncü "Kitab"ın Kuran olduğunu ve bunun da ancak Hz. İsa'nın ahir zamanda dünyaya dönüşünde mümkün olabileceğini düşünebiliriz. Çünkü Hz. İsa Kuran'ın indirilmesinden yaklaşık 600 sene önce yaşamıştı. Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde Hz. İsa'nın dünyaya ikinci kez gelişinde İncil ile değil Kuran'la hükmedeceği bildirilmektedir. Bu da ayetteki manaya tam olarak uygun düşmektedir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)


5. Delil: "Şüphesiz, Allah Katında İsa' nın durumu, Adem'in durumu gibidir..."

"Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..." (Al-i İmran Suresi, 59) ayeti de Hz. İsa'nın dönüşüne işaret ediyor olabilir. Tefsir alimleri genellikle bu ayetin her iki peygamberin de babasız olma özelliğine, Hz. Adem'in Allah'ın "Ol" emriyle topraktan yaratılması ile Hz. İsa'nın yine "Ol" emriyle babasız doğmasına işaret ettiğine dikkat çekmişlerdir. Ancak ayetin bir ikinci işareti daha olabilir. Hz. Adem cennetten nasıl yeryüzüne indirildiyse, Hz. İsa da ahir zamanda Allah'ın Katından yeryüzüne indirilecek olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

6. Delil: "...doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün..."

Kuran'da Hz. İsa'nın ölümünü ifade eden bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:


"Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem Suresi, 33)

Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz. İsa'nın Allah Katına yükseltildiği ifade edilmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde Hz. İsa'nın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra vefat etmesiyle mümkün olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)

7. Delil: "... beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun..."

Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi'nin 110. ayetinde ve Al-i İmran Suresi'nin 46. ayetinde geçen "kehlen" kelimesidir:


"Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide Suresi, 110)

"Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Ali İmran Suresi, 46)

Bu kelime Kuran'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa için kullanılmaktadır. Hz. İsa'nın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu kelime İslam alimleri arasında ittifakla "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir.

Hz. İsa'nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında Allah Katına yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbni Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa'nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz. İsa'nın nüzulüne dair bir delil olduğunu söylemektedirler. (Muhammed Halil Herras, Faslu'l-Makal fi Ref'I İsa Hayyen ve Nüzulihi ve Katlihi'd-Deccal, Mektebetü's Sünne, Kahire, 1990, s. 20)

Kısacası, pek çok hadiste açıkça haber verilen Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişi mucizesi, Kuran-ı Kerim'de de haber verilmektedir.

Hz. İsa ölmemiştir ve bir kez daha dünyaya gelecektir.

İSLAM ALİMLERİ Hz İsa A.S HAKKINDA AYETLERİ BÖYLE TEFSİR ETMİŞLER..İNANMAK YADA İNANMAMAK KİŞİYE KALMIŞ BİR DURUM.. BU İŞARETLERİ HADİSLERLE BİRLEŞTİRDİĞİMİZ ZAMAN BAHSİ GEÇEN NETLİKTE ORTAYA ÇIKMIŞ OLUYOR...

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
"Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de."
"Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir."
"Şüphesiz, Allah Katında İsa' nın durumu, Adem'in durumu gibidir..."
"... Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek..."
"Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur."

"Melekler şöyle demişti: «Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarlı, aynı zamanda Allah'a çok yakınlardandır.'Ona kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek."(özellikle şu iki ayetin neresinde hz. isa nın geleceği müjdeleniyor anlayamadım.?)

bu ayetlerin hiçbirinde hz. isa yeniden gelecektir demiyor,bir kesinlik ve netlik yok bu ayetlerde.delil diye sundukları seylerın sonu da "olabılır,en ıyısını Allah bılır" ile bitiyor.biz de bunlardan hz. isa gelecek sonucunu cıkarıyoruz.

Kesin olan birşey var:Hadislerde geleceği belirtildiği için ayetlerle de desteklenmek istenmiş ve Hz. isa ile ilgili ayetler örnek verilerek acıklanmıs bu durum.Yani hadisler dışında acıkca bir ayet hz. isa gelecektir demiyor.

Sanırım konu sana ait değil Gül-i Cennet. yorumlarımı uzerıne alınma lutfen gülücük
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: . İsa’nın Gelişine İnanmak, Hıristiyanlığı Savunmak Anlamına Gelmez
Evet açıkca bir ayette bahsedilmiyor ama yukarda belirtilen bir çok ayette açıkca işaret ediliyor ve ben o işaretlere inanıyorum, inanmamın sebebi Sahih hadislerle teyit edilmesi...selametle inş...

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.