KİŞİ YAZDIKLARIYLA DA MÜKELLEFTİR
Dinimize göre kişiye sorumluluk yükleyen işler sadece ondan sadır olan fiili ve sözlü hareket ve davranışlar değildir. Yani bir kişinin, “Ben internette sadece yazışıyorum” diyerek kendini savunması, yaptığı şeyin dinen hiçbir sakıncası olmadığını göstermez. Zira dinimize göre bir kişi yazdıklarıyla da mükelleftir. Çünkü yazı da insanın niyetini ve maksadını ortaya koymakla onun lehinde veya aleyhinde hüküm verilebilmesi için kafidir.
İNTERNETTE TEBERRÜC (Teberrüc çekici görünmek)
Yazışarak yapılan internette teberrüc ilgi çekici tavır ve davranışlar eklendiği zaman, yapıldığı yer, zaman ve metot fark etmeksizin hem kendisini hem de karşı cinsi etkiler.
Dinimiz bir hanımın yabancı bir erkeğe karşı teberrücünü yasaklar. Teberrüc çekici görünmektir. Bu gerek konuşmayla, gerek giyimle, gerek tavırla, gerek yazıyla olsun fark etmez; bunların hepsi teberrüc dahilindedir. sanal ortamlarda, bir erkek ve kadının birbirleriyle yaptığı zorunlu olmayan yazışmaların sakıncasını kastediyorum. İlgi çekmeye çalışmak için kadınlar dişiliğini kullanırlar. Bunuda en etkili smyle (ifadelerle) yaparlar... Bir erkek Allahın onun kalbine yerleştirdiği şehvet imtihanı sebebi ile kadının nazlı, şımarıklık yaptığını ifade eden bir kelime yada imadan dahi etkilenir... Kadeşlerim evet, ekran karşısında insan tek başınadır. Onun yazdıklarını denetleyecek, ifadelerine ayar getirecek nefsinden başkası da değildir. Ancak nefsi dizginlemek gerçekten çok zordur. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v) bile bir duasında şöyle demiştir: “Allahım! Gözümü açıp kapayıncaya kadar bile beni nefsimle baş başa bırakma” (Hakim).
komik bahaneler de üretebiliyoruz. Oysa bu bahane genel olarak vicdan rahatlatma ya da yanlışına kılıf bulmaktan başka bir şey değil. Zira çalınan mal ile sadaka olmaz... Sanal sohbetler sebebiyle eşinin yüzünü göremeyen, bu nedenle ruhi dengesi bozulan nice aile bireyleri vardır. Bu durumdan ders çıkaran kadın veya erkek aile bireyleri, kendileri bu işlerden uzak durmak istedikleri gibi eşlerinin de uzak durmasını isterler. Kim ailesinin dağılmasını ister ki! evdeki vaktini ailesine, eşine ve en önemliside çocuğuna harcamalıdır. Böylelikle eşinin kendisi hakkında suizanda bulunmasına da sebebiyet vermemiş olur. Suizanda bulunmak ne kadar kötü ise, kendisini suizanda bırakacak hareketlerde bulunmak da bir o kadar kötüdür.
Sonuç olarak her müslüman, yüce Allah’ın emir ve yasaklarını çiğnemesine basamak teşkil edecek, hataları davet edici davranış ve ilişkilerden kendini korumasının kulluk görevi olduğunu unutmamalıdır. Allah tövbeleri kabul edendir. Rabbim günahlarımızı affetsin amin... Allah en iyisini bilir....=)
SubHane RabbiyeL aLa...