Biri mal mülk, ikincisi dostlar, üçüncüsü vefalı güzel amellerdir.
Sen ölünce, mal, evden dışarı çıkmaz.
Sadık dostun ancak mezar başına kadar gelir ve lisan-ı hâl ile sana:
“Sana yoldaşlığım kabrinin başına kadardır. Daha öteye gidemem. Sadece bir müddet burada beklerim.” der.
Ancak en vefakâr dostun, amellerindir. Onlar seninle beraber mezara girerler.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
