You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?

İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?

Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?

Farklı dinlere mensup insanların kafalarındaki yanlış “Tanrı” inancı ile Kur’an’ ın tarif ettiği “Allah” arasındaki farklar ve islama göre Yaratıcı’ nın özellikleri nelerdir?”

Kur’an bu soruya çok kısa, ancak derin manası olan bir sure (ihlas suresi) ile cevap verir. Bu sureyle, Allah, insanlar arasındaki çok yaygın bir yanlışı düzeltmeyi murat ettiği gibi, Müslümanları da Hıristiyanların düştüğü hataya düşmekten muhafaza ediyor. ihlas suresinde Allah, yukarıdaki sorumuza, mealen, şöyle cevap verir: “De ki, Allah birdir. O Samed’dir. Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. O’nun hiçbir dengi yoktur.” Birinci ayet, Allah’ın bir olduğunu ve birden fazla olmadığını söyleyerek her türlü şirki reddediyor. ikinci ayet, O’nun hiçbir şeye muhtaç olmadığını, ancak her şeyin, her an, O’na muhtaç olduğunu ifade ediyor. üçüncü ayet, teslis inancının yanlış olduğunu, doğan ve doğuran bir şeyin ilah olamayacağını belirtiyor.(1) Dördüncü ayet, O’nun yaratıcı olarak, bütün yaratıklardan farklı olduğunu ifade ederek O’nu herhangi bir şeye benzetmenin doğru olmadığını söylüyor.

Kur’an, her an yaratma halinde olan ve Kayyum isminin tecellisiyle kâinatı an be an varlık aleminde tutup devam ettiren aktif bir yaratıcıdan bahsediyor. Kainatı saat gibi kurup kendi haline bıraktığını iddia eden deistlere cevap verircesine Kur’an şöyle diyor: “Göklerde ve yerde bulunan herkes, O’ndan ister. O ise, her an yaratma halindedir.” (Rahman Suresi, 29) Ayet, ilginç bir şekilde, bütün mahlûkatın her an Allah’tan ihtiyaçlarının giderilmesini talep ettiğini ve Allah’ın da bu isteğe cevap verdiğini söylüyor. Ayeti sondan başa okuduğumuzda ise, sürekli yaratma olmasaydı, varlıkların dua etmesinin bir anlamı kalmazdı manası çıkıyor. Yaratılan kainatın her an Kayyum ismiyle varlık aleminde tutulduğunu şu ayetler haber veriyor: “Allah, kendisinden başka ilâh olmayan daima diri ve yarattıklarını koruyup idare edendir” (Bakara Suresi, 255 ve Âli imran Suresi, 2).


“Yazar Dr. Furkan Aydıner’ in ateist bazı gruplara Allah’ı anlatırken tutmuş olduğu görüşme notlarını içeren kitabından özetlenmiştir.”
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?
ya hiç bişeye gerek yok kafanı gökyüzüne kaldır anlarsın gözlerini kapat anlarsın biraz düşün anlarsın kucuk bi korku yaşa anlarsın ama bazıları öyle şartlanmışki bile bile inanmıyolar
Bunu ilk beğenen sen ol.
_GÖLGE HARAMILERI_
RE: İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?
1- Bir vagonu diğer vagon çekiyorsa en baştakini kim çekiyor? Şu halde bu kainatın icat edeni ve var edeni olmalı değil mi?

2- Bir harf bile katipsiz olmaz iken insanın ve evrenin sahipsiz olacağını nasıl düşünebiliriz. Ayrıca bir şeyi yapan usta bile yaptığı şeyin türünden değildir. Örneğin saatı yapan saat türünden, harfi yazan da harf türünden değildir. Şu halde bizi ve evreni yaratan da bizim ve evrenin türünden olmaması gerekir.

3- Allah’ın varlığını inkar etmek bizi rahatlatacak mıdır. Tam tersine bu anlayış bizi bir boşluk içine düşürecektir. Niye, neden, nasıl, kim için yaşayacaksın. Ölümden sonra hayatın ne olacak. Eğer başka hayat yoksa bize verilen sonsuzluk duygusunun ve ebedi yaşamak arzusunun karşılığını nerede bulacağız. Bu durumda böyle duygular bize niye verildi.

Fenler, Allah'tan nasıl bahseder?

İslam, hiçbir zaman, hiçbir meselede fenne ters düşmemiş, bilakis onu teşvik etmiştir. Dini kaynaklar, bunun güzel örnekleriyle doludur. Allah'ın iki kitabı vardır: biri kur'an-ı kerim' dir ki, "kelam" sıfatından gelir, diğeri kainattır ve “kudret” sıfatının eseridir.

İlim adamları, dine inansalar da, inanmasalar da kainat kitabını okumakta ve yaratanın eserlerini tefsir etmektedirler. Fabrika sahibini tanımadan çalışan işçiler gibi! Her fen, kendine has bir dil ile mütemadiyen Allah’tan bahsediyor. Mesela, botanik ilmi, bize bir ağacın özelliklerini anlatır. Ağacın topraktaki gıdaları nasıl aldığını, yapraklara kadar nasıl taşıdığını, meyvelerin nasıl meydana geldiğini, büyümenin ne şekilde olduğunu gösterir. Böylece, karşımıza hücrelerden oluşan, kökü, gövdesi, dalı, yaprağı, çiçeği ve meyvesiyle mükemmel bir makine çıkar. Üstelik de canlıdır.

Şimdi insafla düşünelim: bu harika makineyi akılsız, şuursuz, ilimden, iradeden ve kudretten mahrum basit bir toprak nasıl yaratır? Bitki alimlerinin, dev laboratuarlarda bile bir tek yaprağını yapamadıkları bir gerçekken, ağaç, başka bir ifadeyle odun, o harikulade çiçekleri ve meyveleri nasıl yapar? Her bir ağaç, o mucizevi yaratılışıyla isimleri ve sıfatları sonsuz bir zatı ispat etmez mi?

Keza zooloji ilmi, aklımıza bir hayvanın iç dünyasının kapılarını açtı. Her hayvanın harikulade birer fabrika olduğunu anladık. Zehirli sinek bal yapıyor. Elsiz böcek ipek dokuyor, dilsiz koyun süt üretiyor. İlim gösterdi ki, basit bir saman ve sudan, latif bir gıda olan sütü yapmak, o akılsız koyunun işi değildir. Koyun, arı, ipek böceği ve benzeri bütün hayvanlar, ressamın fırçası, yazarın kalemi, marangozun çekici gibi birer alettirler. Yaratmak fiilinin faili ise, şüphesiz bu kainatın da ustası olan rabbimizdir.

Astronomi ilminin penceresinden bakarak, dünyanın uzaydaki halini gördük. Güneşin etrafında mermi hızıyla uçan dev bir tayyare. Kanatsız, motorsuz, pilotsuz, gürültüsüz ve olabildiğince büyük. Üstündeki yolcular ise gayet rahat seyahat etmekteler. Çoğu zaman uçtuklarının bile farkında değiller. Bir yandan da dünya, kendi ekseni etrafında dönüyor. Geceler, gündüzler ve mevsimler bu iki dönüşün ürünü. Güneşe yaklaşsak tehlike, uzaklaşsak tehlike. Güneşin çevresinde uçan sadece dünya da değil, diğer gezegenler de var. Onlardan birisiyle çarpışması işten bile değil. Fakat hiçbir aksaklık olmuyor, her şey yolunda gidiyor. Bu düzen, milyonlarca seneden beri hiç bozulmuyor.

Astronomi okuyan herkesin düşünmesi ve şu soruları kendi kendine sorması gerekmez mi: bu hassas dengeyi kim kurdu? Dünyayı yaşanacak hale kim getirdi? Pilotları da bulunduğu halde bazı uçakların çarpıştığı bir gerçekken, bu dev cisimleri çarptırmadan döndüren ve uçuran hangi ilim ve kudrettir?

Hele, yaratıklar içinde biri var ki, o başlı başına bir mucizedir. Adına insan derler. Düşünür, hayal eder, araştırır, anlar, sever, acır, nefret eder... Binlerce kabiliyetle donatılmıştır. Daha da önemlisi kendi varlığının şuurundadır. Kainat onun idrakiyle ışıklanır. Bu muhteşem canlının ruh, kalp, akıl ve hayal gibi manevi cihazları bir yana, maddi yapısı da bir sanat şaheseridir. Gözün en güzeli, elin en kullanışlısı, saçın en latifi, dilin en tatlısı, endamın en mevzunu, boyun en mutedili, uzatmaya ne hacet, her şeyin en iyisi ona verilmiştir.

Tıp ilmiyle anlaşıldı ki, vücudunun dışı gibi, içi de harikalar harikası. Tonlarca kan pompalayan kalbi, yemekleri kolayca sindiren midesi, kan temizleme makinesi olan akciğerleri, kilometrelerce uzunluktaki damarları, daha bilmem nesi ve nesiyle gerçek bir şaheser. Heykel, heykeltıraşını göstersin de, tıp ilmiyle mükemmelliği anlaşılan insan vücudu ustasını tanıtmasın, mümkün mü?

İşte fen ilimleriyle uğraşanlar, bu ilimlerin kaynağını bir yaratıcıya dayandırmasalar bile, her bir fen kendine mahsus bir dille Allah’ tan bahsediyor. Öyleyse bu ilimleri dinlemek gerekiyor.
GÖLGE HARAMiLERiNE BiR SELAM ÇAK!!!!!!!!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?
İntihara kadar surekleyebilen bir bosluk inanmayan insanı kazanmak gerek.
Ben buyuk bosluga dusmustum.Nasıl oldu da kurtuldum anlamadım.Ateist bir insan bir yaratıcının olup olmadıgını kafasından günde kac kez geciriyordur tahmin edemezsiniz.Ama her vakit bulundugu ortamlar onu bu celiskiden kurtaramaz.Yazilacak cok sey var aslında sadece ön yargıyla yaklasmadan onlarla dalga gecmeden sizin sonunuz cehennem deyip inanmayanları bence dinden sogutmamak gerekir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 16-01-2013, Saat:12:44 AM, Düzenleyen: kufurbaz.
Forumun Uykucu Ninesi
RE: İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?
tabiki kimseye sen cehennemliksin demek doğru değil.
çünkü bunu yalnızca Allah bilir.
Allah merhameti geniş ve affedicidir.
[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]

"Kalk, silkelen, kendine gel. Umutsuzluğa sarılma.
Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah'tandır."
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?
ama şöyle bir durumda var duman yazıları dediği gibi çok düşünürmüş bence zaten çok düşünmekten olan bir şey insan ufacık aklıyla belirli şeyleri anlayabilir bu durumu anlıyamıyacağı gibi düşündükçe insan aklı yetersiz kaldığı sırada inkar meydana çıkıyor olabilir. bu sadece düşüncem
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: İNANMAYANLARA ALLAH'IN VARLIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ?
Bence her insan Allah'a inanır.İnanmıyorum diyenler ben Allah'a kafa tutuyorum onun emir ve buyruğuna girmiyorum demek istiyor.Yoksa bir insan Allah'a nasıl inanmaz kafam almıyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.