You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İmam Beyhakîden İstiva Meselesi

İmam Beyhakîden İstiva Meselesi

Uzman
İmam Beyhakîden İstiva Meselesi
أَخْبَرَنَا أَبُو عَبْدِ اللَّهِ الْحَافِظُ، أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ، سَمِعْتُ أَبَا يَحْيَى الْبَزَّازُ، يَقُولُ: سَمِعْتُ الْعَبَّاسَ بْنَ حَمْزَةَ، يَقُولُ: سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ أَبِي الْحَوَارِيِّ، يَقُولُ: سَمِعْتُ سُفْيَانَ بْنَ عُيَيْنَةَ، يَقُولُ: كُلُّ مَا وَصَفَ اللَّهُ تَعَالَى مِنْ نَفْسِهِ فِي كِتَابِهِ فَتَفْسِيرُهُ تِلَاوَتُهُ، وَالسُّكُوتُ عَلَيْهِ. [ص:308]

Süfyan b. Üyeyne diyor ki : Yüce Allahın Kuranda kendisi vasfettiği her (sıfatının) tefsiri (olduğu gibi) onu okumaktır.Onun üzerine susmak gerekir.(Yani Manası Allaha havale edilmelidir)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَافِظُ، قَالَ: هَذِهِ نُسْخَةُ الْكِتَابِ الَّذِي أَمْلَاهُ الشَّيْخُ أَبُو بَكْرٍ أَحْمَدُ بْنُ إِسْحَاقَ بْنِ أَيُّوبَ فِي مَذْهَبِ أَهْلِ السُّنَّةِ فِيمَا جَرَى بَيْنَ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ خُزَيْمَةَ وَبَيْنَ أَصْحَابِهِ، فَذَكَرَهَا وَذَكَرَ فِيهَا: {الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى} [طه: 5] بِلَا كَيْفٍ، وَالْآثَارُ عَنِ السَّلَفِ فِي مِثْلِ هَذَا كَثِيرَةٌ

Bize Muhammed b. Abdul Hafız haber verdi :

Bu Şeyh Ebubekir Ahmed b. İshak b. Eyyübün , Ehli Sünnet hakkında Muhammed b. İshak b. Hüzeyme ve arkadaşları arasında olan Kitabın Nüshasıdır.

Böylece onu zikretti ve ''Rahman Arşa İstiva etti'' ayetini -keyfiyet olmadan- zikretti.

Seleften bu gibi sözler oldukça çoktur.

وَعَلَى هَذِهِ الطَّرِيقِ يَدُلُّ مُذْهِبُ الشَّافِعِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، وَإِلَيْهَا ذَهَبَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ وَالْحُسَيْنُ بْنُ الْفَضْلِ الْبَجَلِيُّ. وَمِنَ الْمُتَأَخِّرِينَ أَبُو سُلَيْمَانَ الْخَطَّابِيُّ. وَذَهَبَ أَبُو الْحَسَنِ عَلِيُّ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الْأَشْعَرِيُّ إِلَى أَنَّ اللَّهَ تَعَالَى جَلَّ ثَنَاؤُهُ فَعَلَ فِي الْعَرْشِ فِعْلًا سَمَّاهُ اسْتِوَاءً، كَمَا فَعَلَ فِي غَيْرِهِ فِعْلًا سَمَّاهُ رِزْقًا أَوْ نِعْمَةً أَوْ غَيْرَهُمَا مِنْ أَفْعَالِهِ. ثُمَّ لَمْ يُكَيِّفِ الِاسْتِوَاءَ إِلَّا أَنَّهُ جَعَلَهُ مِنْ صِفَاتِ الْفِعْلِ لِقَوْلِهِ: {الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى} [طه: 5] وَثُمَّ لِلتَّرَاخِي، وَالتَّرَاخِي إِنَّمَا يَكُونُ فِي الْأَفْعَالِ، وَأَفْعَالُ اللَّهِ تَعَالَى تُوجَدُ بِلَا مُبَاشَرَةٍ مِنْهُ إِيَّاهَا وَلَا حَرَكَةٍ

Ve bu yol Şafi ra'ın Mezhebinin yoludur.Bu görüşü İmam Ahmed , Huseyn b. Fudl El Becelî ve Muteahhirinden Ebu Suleyman El-Hattâbî de seçmiştir.

Ebu'l Hasen Ali b. İsmail El-Eşari , ''Şanı büyük olan Yüce Allahın Arş için bir fiil yaptığını ve bu fiili istiva olarak isimlendirdiğini'' söylemiştir.Tıpkı diğer yaptığı fiilleri Rızık,Nimet ve bu ikisinden başka isimlendirdiği gibi...

Sonra Yüce Allah kendisinin fiil sıfatını yapması dışında İstivaya Keyfiyet vermemiştir. (Rahman arşa İstiva etmiştir) (Nasıl olduğunu anlatmamıştır)

Allahın fiilleri , kendisi itibarıyla nakil olmadan ve hareket olmadan vardır.

وَذَهَبَ أَبُو الْحَسَنِ عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ مَهْدِيٍّ الطَّبَرِيُّ فِي آخَرِينَ مِنْ أَهْلِ النَّظَرِ إِلَى أَنَّ اللَّهَ تَعَالَى فِي السَّمَاءِ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ مُسْتَوٍ عَلَى عَرْشِهِ بِمَعْنَى أَنَّهُ عَالٍ عَلَيْهِ، وَمَعْنَى الِاسْتِوَاءِ: الِاعْتِلَاءُ، كَمَا يَقُولُ: اسْتَوَيْتُ عَلَى ظَهْرِ الدَّابَّةِ، وَاسْتَوَيْتُ عَلَى السَّطْحِ. بِمَعْنَى عَلَوْتُهُ، وَاسْتَوَتِ الشَّمْسُ عَلَى رَأْسِي، وَاسْتَوَى الطَّيْرُ عَلَى قِمَّةِ رَأْسِي، بِمَعْنَى عَلَا فِي الْجَوِّ، فَوُجِدَ فَوْقَ رَأَسِي

Diğerleri içinde görüş ehlinden olan Ebul Hasen Ali b. Muhammed b. Mehdi Et-Taberi , Yüce Allahın Semada herşeyin üstünde olduğu , Arşa istiva ettiği gibi sözlerin manasının -âl/yüksek/yüce- manasında olduğunu söylemiştir.

İstivanın kelime manası : Yükselmektir.Tıpkı ''Ben hayvanın üstüne istiva ettim,Çatının üstüne istiva ettim.'' sözünün ''üstüne çıktım'' manasında olduğu gibidir.

''Güneş başımın üstüne istiva etti Kuş başımın üstüne istiva etti'' sözünün de 1.sinin ''Hava durumunun yükselmesi'' 2.sinin de ''Başımın üstünde bulundu'' manasında olduğu gibidir.

وَالْقَدِيمُ سُبْحَانَهُ عَالٍ عَلَى عَرْشِهِ لَا قَاعِدٌ وَلَا قَائِمٌ وَلَا مُمَاسٌّ وَلَا مُبَايَنٌ عَنِ الْعَرْشِ، يُرِيدُ بِهِ: مُبَايَنَةَ الذَّاتِ الَّتِي هِيَ بِمَعْنَى الِاعْتِزَالِ أَوِ التَّبَاعُدِ، لِأَنَّ الْمُمَاسَّةَ وَالْمُبَايَنَةَ الَّتِي هِيَ ضِدُّهَا، وَالْقِيَامُ وَالْقُعُودُ مِنْ أَوْصَافِ الْأَجْسَامِ، وَاللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَحَدٌ صَمَدٌ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ [ص:309] يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ، فَلَا يَجُوزُ عَلَيْهِ مَا يَجُوزُ عَلَى الْأَجْسَامِ تَبَارَكَ وَتَعَالَى

Kadim olan Yüce Allah , oturmaksızın,ayakta durmaksızın,temas etmeksizin,Arş hakkında dışarda olmaksızın Arşa -âl etmiş/yükselmiş/yücelmiş-tir.

Bununla İ'tizal(inzivaya çekilme) ve tebâud(Uzaklaşma) anlamında olan Zatın ayrılmasını kastediyor.Çünkü değmek ve ayrılmak birbirine zıt iki kelimedir.

Ayakta durmak ve Oturmak da cisimlerin sıfatıdır.Yüce Allah birdir,Sameddir,doğurmadı,doğurulmadı,onun bir dengi de yoktur.Cisimler için caiz olan şeyler Yüce Allah için caiz olmaz.

وَحَكَى الْأُسْتَاذُ أَبُو بَكْرِ بْنُ فُورَكٍ هَذِهِ الطَّرِيقَةَ عَنْ بَعْضِ أَصْحَابِنَا أَنَّهُ قَالَ: اسْتَوَى بِمَعْنَى: عَلَا، ثُمَّ قَالَ: وَلَا يُرِيدُ بِذَلِكَ عُلُوًّا بِالْمَسَافَةِ وَالتَّحَيُّزِ وَالْكَوْنِ فِي مَكَانٍ مُتَمَكِّنًا فِيهِ، وَلَكِنْ يُرِيدُ مَعْنَى قَوْلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ: {أَأَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ} [الملك: 16] أَيْ: مَنْ فَوْقَهَا عَلَى مَعْنَى نَفْيِ الْحَدِّ عَنْهُ، وَأَنَّهُ لَيْسَ مِمَّا يَحْوِيهِ طَبَقٌ أَوْ يُحِيطُ بِهِ قُطْرٌ، وَوُصِفَ اللَّهُ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى بِذَلِكَ بِطَرِيقَةِ الْخَبَرِ، فَلَا نَتَعَدَّى مَا وَرَدَ بِهِ الْخَبَرُ

Üstad Ebu Bekr b. Furak bu yolu bazı arkadaşlarımızdan nakletmiştir.İstivanın -alâ/yükseldi/yüceldi- manasında olduğunu söylemiştir.Sonra da ''Bununla mesafe yüksekliğini,tehayyüz(yer tutmayı),mümkün olan bir mekanda var olmayı kastetmemiştir.''dedi.

Fakat Allahın ''Semadakinden emin mi oldunuz?'' ayetindeki manayı kastetmiştir.Yani Had(Sınır) olmaksızın -onun üstündekinden- manası üzeredir.

Onu bir tabaka içeremez veya bir çap onu kuşatamaz.Yüce Allah bununla haberlerin yolu üzere vasfedilir.Haber ile gelen şeylerde aşırıya kaçıp uzatmayız.

[Beyhaki,El-Esma ve Sıfat,2/307]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.