İmam Beyhakî diyor ki :
Derim ki : O , bu yol üzere zat sıfatındandır.Ve kelime sonra ''Onun üzerine istiva edene taalluk etmiştir'' İstiva fiilini değil.
O şu ayet gibidir : Sonra Allah yaptıklarına şahittir.(Yunus,46) Yani : Sonra onların yapıyor olduklarına böylece şahid olur.
Ebul Hasan Ali b. İsmail bu yola işaret etmiştir.
Bazı Arkadaşlarımız O Zatın Sıfatıdır demişlerdir.
O Allah Evveldir.Allah Arşına istiva edendir ve Eşyanın üstünde , ondan ayrıdır.Bu şu manadadır : Eşya ona Hulul etmez,O da Eşyaya hulul etmez.Ona değmez.Ona benzemez.Onun yaratıklarından ayrı olması , uzlet(inzivaya çekilme) manasında değildir.
تَعَالَى اللَّهُ رَبُّنَا عَنِ الْحُلُولِ وَالْمُمَاسَّةِ عُلُوًّا كَبِيرًا. قَالَ: وَقَدْ قَالَ بَعْضُ أَصْحَابِنَا: إِنَّ الِاسْتِوَاءَ صِفَةُ اللَّهِ تَعَالَى تَنْفِي الِاعْوِجَاجَ عَنْهُ،
Rabbimiz olan Yüce Allah hulul (bir yere girmek)'ten , temas etmekten münezzehtir,yücedir.Bazı Arkadaşlarımız ''Şüphe yok ki Allahın İstivası , ondan İ'vâcı(eğriliği) nefyeder,reddeder.
وَفِيمَا كَتَبَ إِلَيَّ الْأُسْتَاذُ أَبُو مَنْصُورِ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ أَنَّ كَثِيرًا مِنْ مُتَأَخِّرِي أَصْحَابِنَا ذَهَبُوا إِلَى أَنَّ الِاسْتِوَاءَ هُوَ الْقَهْرُ وَالْغَلَبَةُ، وَمَعْنَاهُ أَنَّ الرَّحْمَنَ غَلَبَ الْعَرْشَ وَقَهَرَهُ،
Ustad Ebu Mansur b. Ebi Eyyub bana yazdığı şeyde , Müteahhirinden Arkadaşlarımdan çoğunun , İstivayı , Kahr(hükmü altına almak) ve Ğalebe (Ğalibiyet) manasında açıklamışlar.Onun Manasının ''Rahman Arşa üstün geldi oldu ve hükmü altına aldı'' olduğunu söylemişlerdir.
وَفَائِدَتُهُ الْإِخْبَارُ عَنْ قَهْرِهِ مَمْلُوكَاتِهِ، وَأَنَّهَا لَمْ تَقْهَرْهُ، وَإِنَّمَا خَصَّ الْعَرْشَ بِالذِّكْرِ لِأَنَّهُ أَعْظَمُ الْمَمْلُوكَاتِ، فَنَبَّهَ بِالْأَعْلَى عَلَى الْأَدْنَى،
Bu haberlerin faydaları onun hükmü ve mülkü hakkındadır.
قَالَ: وَالِاسْتِوَاءُ بِمَعْنَى الْقَهْرِ وَالْغَلَبَةِ شَائِعٌ فِي اللُّغَةِ، كَمَا يُقَالُ: اسْتَوَى فُلَانٌ عَلَى النَّاحِيَةِ إِذَا غَلَبَ أَهْلَهَا،
İstiva yaygın ve meşhur olarak Lügatta : Kahr ve Ğalebe manasındadır.Tıpkı : Falanca halkına ğalip olduğunda o bölgeye istiva etti (hükmü altına aldı)
وَقَالَ الشَّاعِرُ فِي بِشْرِ بْنِ مَرْوَانَ:
[البحر الرجز]
قَدِ اسْتَوَى بِشْرٌ عَلَى الْعِرَاقِ ... مِنْ غَيْرِ سَيْفٍ وَدَمٍ مُهْرَاقِ
[ص:310] يُرِيدُ: أَنَّهُ غَلَبَ أَهْلَهُ مِنْ غَيْرِ مُحَارَبَةٍ.
Ve Şair , Bişr b. Mervan hakkında şu şiiri söylemiştir :
-Bişr Irak üzerine İstiva etti (Hükmü altına aldı)
-Kılıç olmadan ve kan dökmeden
Bu şiir şu anlatıyor: Bişr Muharebesiz bir şekilde o bölgenin halkına galib oldu,hükmü altına aldı.
قَالَ: وَلَيْسَ ذَلِكَ فِي الْآيَةِ بِمَعْنَى الِاسْتِيلَاءِ، لِأَنَّ الِاسْتِيلَاءَ غَلَبَةٌ مَعَ تَوَقُّعِ ضَعْفٍ، قَالَ: وَمِمَّا يُؤَيِّدُ مَا قُلْنَاهُ قَوْلُهُ عَزَّ وَجَلَّ: {ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاءِ وَهِيَ دُخَانٌ} [فصلت: 11] وَالِاسْتِوَاءُ إِلَى السَّمَاءِ هُوَ الْقَصْدُ إِلَى خَلْقِ السَّمَاءِ، فَلَمَّا جَازَ أَنْ يَكُونَ الْقَصْدُ إِلَى السَّمَاءِ اسْتِوَاءً جَازَ أَنْ تَكُونَ الْقُدْرَةُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتِوَاءً.
İstiva ayetindeki istivanın manası İstila değildir.Çünkü İstila'nın manası ğalebe ile birlikte zayıflık beklentisidir,tahminidir.
Önceki söylediğimiz kısımdaki ayet bunu te'yid eder.''Sonra Duman halinde olan Semaya istiva etti''(Fussilet,11)
Semaya istiva , Semanın yaratılışına Kasd(yönelmek)'tir.Eğer İstiva , Semaya kasd(yöneliş) olarak caiz ise Arşı Kudret (altına alması) hakkında da caizdir.
(Beyhaki,El-Esma Ves-Sıfat,2/307) -