You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

-İKRA-
RE: İlmihal Okuyalım
NAMAZ ÇEŞİTLERİ:

Farz namazlar:
5 vakit namaz, cuma namazı

Vacip namazlar:
Vitir namazı, bayram namazı, nezir(adak) namazı, ifsat olan nafile namazın kazası.
Ayrıca tilavet secdesi ve sehiv secdesi de vaciptir.

Nafile Namazlar:

A) Sünnet namazlar (Revatib)
Peygamberimizin (s.a.v), vakit namazlarının yanında düzenli olarak kıldığı namazlar.
- Peygamberimizin devamlı olarak yaptığı, nadiren terkettiği sünnetler (sünneti müekkede)
Sabah namazının sünneti (Efendimizin terketmediği kuvvetli müekked sünnettir.),
Akşam namazının sünneti, yatsı namazının son sünneti, Ramazan ayında kılınan teravif namazı da müekked sünnetlerdendir.
- Peygamberimizin devamlı olarak yapmayıp, bazen terkettiği sünnetler (sünneti gayri müekkede)(mendup, müstehap)
İkindi ve yatsı namazlarının ilk dört rekat sünnetleri.

B) Regaib namazlar
Düzenli olmayarak, çeşitli vesilelerle Allah'a yaklaşmak için kılınan nafile namazlar.
Ör.: Teheccüd namazı,kuşluk (duha) namazı, evvabin namazı, tesbih namazı, istihare namazı, husuf namazı, tahiyyetül mescid namazı, hacet namazı gibi.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
...Revan...
RE: İlmihal Okuyalım
Cemaat namaz. Benim İlmihalimde İmamlIk ve cemaat artı cemaatla namaz kılınır şekilleri var. İlmihalim ömer nasuhi bilmen.
İki kişilik duânın adıysa saadet.
Ya Rabbi beni onunla beraber affet!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 02-01-2015, Saat:12:42 PM, Düzenleyen: Revan.
-İKRA-
RE: İlmihal Okuyalım
NAMAZIN FARZLARI

Namazın vücub şartları: Kişinin namaz kılmakla yükümlü olmasının şartları: a) Müslüman olmak, b) akıl baliğ olmak (ergenliğe girip, belli bir akli olgunluğa erişmiş olmak)

Namazın Şartları ( Namazın dışındaki farzlar):

1. Hadesten tahâret
Hadesten tahâret, namaz abdesti olmayan bir kimsenin abdest
alması, gusül yapması gereken bir kimsenin gusül etmesi yani boy abdesti alması demektir.
Boy abdesti almak için su temin edemeyen
veya su bulduğu halde bu suyu kullanma imkânı bulamayan kimseler teyemmüm
ederler. Aynı durum, namaz abdesti almak için su bulamayan kimse için de geçerlidir.

2. Necâsetten tahâret
Necâsetten tahâret, vücut, elbise ve namaz kılınacak yerin, -insan kanı
ve idrarı, at, koyun gibi hayvanların idrar ve dışkıları gibi- dinen pis sayılan
şeylerden temizlenmesi demektir.

3. Setr-i avret
Avret, insan vücudunda başkası tarafından görülmesi ayıp ya da günah
sayılan yerlerdir.
Erkek için avret, yani örtülmesi gereken yerler, göbek ile diz kapağının
arasıdır. Kadın için avret, yüz, el ve ayak dışındaki bütün vücuttur.
Namaz esnasında avret mahallinin, kişinin iradesi dışında açılması durumunda,
açılan yer eğer örtülmesi gereken yerin dörtte biri oranına ulaşmış
ve bir rükün eda edilecek bir süre (sübhânellâhi'l-azîm diyecek kadar bir süre)
açık kalmış ise kişinin namazı bozulur.


4. İstikbâl-i kıble
İstikbâl-i kıble, namaz kılarken kıbleye yönelmek demektir. Müslümanların kıblesi, Mekke'de bulunan Kâbe'dir.
Kâbe'nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden
(Kâbe yönünden) sapma sayılmaz. Sapma derecesi daha fazla olursa "kıbleye yönelme" şartı aksamış olur.
Binek Üzerinde Kıbleye Yönelme: Normal durumlarda binek üzerinde nâfile namaz kılmak câiz ise de, farz
namaz kılınmaz. Ancak zaruret durumlarında binek üzerinde namaz kılmak câiz görülmüştür.

5. Vakit
Namaz günün belli zaman dilimlerinde yerine getirilmesi gereken bir farzdır.

6. Niyet
Namaz hususunda niyet Allah için safiyetle namaz kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir.
Niyetin kalp ile yapılması esas olup dil ile söylenmesi şart değildir. Bununla
birlikte ayrıca dil ile de söylenmesi daha iyi olur ve bu tarzda niyet, çoğunluğa göre müstehaptır.
Niyetin Zamanı: Niyetin iftitah tekbiriyle birlikte yapılması efdaldir.
Fakat niyet ile tekbir arasında namaz ile bağdaşmayacak bir iş bulunmaması
şartıyla, tekbirden önce de niyet edilebilir.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İlmihal Okuyalım
Namazın vakitleri üzerinde biraz duralım:

Beş Vakit Namazın Vakitleri
1. Sabah Namazının Vakti. Fecr-i sâdık da denilen ikinci fecrin doğmasından güneşin doğmasına, daha doğrusu güneşin doğmasından az önceye kadar olan süre sabah namazının vaktidir. Fecr-i sâdık, sabaha karşı
doğu ufkunda tan yeri boyunca genişleyerek yayılan bir aydınlıktır.
Bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit aynı zamanda, sahurun sona erip orucun başlaması (imsak) vaktidir.

2. Öğle Namazının Vakti. Öğle namazının vakti, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe'ye göre, zeval vaktinden yani güneşin tepe noktasını geçip batıya doğru kaymasından itibaren başlar ve güneş tam tepedeyken eşyanın yere düşen gölge uzunluğu hariç, her şeyin gölgesi kendisinin iki misline ulaşacağı zamana kadar devam eder. Bu zamana "asr-ı sânî" denir.
Ebû Yûsuf, Muhammed ve diğer üç mezhep imamına göre ise, öğle namazının vakti zeval vaktinden, her şeyin gölgesi, kendisinin bir misline ulaştığı ana kadardır. Her şeyin gölgesi, kendisinin bir misline çıktığı zaman, öğle namazının vakti çıkmış, ikindi namazının vakti girmiş olur. Bu zamana "asr-ı evvel" denir.
Bu ihtilâftan kurtulmak için, öğle namazını her şeyin gölgesi bir misli olana kadar geciktirmemek; ikindi namazını da her şeyin gölgesi, iki misli olmadıkça kılmamak evlâdır.

Not:Türkiye'de ikindi ezanı İmamı Azam'a göre değil, imameyne göre okunur. Bu durumda, bir kimse, öğle namazını kılarken ikindi ezanı okunsa, namazı İmamı Azam'a göre geçerlidir.

Cuma namazının vakti de tam öğle namazının vakti gibidir.

3. İkindi Namazının Vakti. İkindi namazının vakti, öğle namazının
vaktinin çıkmasından güneşin batmasına kadar olan süredir. Öğle namazının vaktinin ne zaman sona erdiği konusundaki görüş ayrılığına göre söylenecek olursa, ikindi namazının vakti, Ebû Hanîfe'ye göre her şeyin gölge uzunluğu, kendi uzunluğunun iki katına çıktığı andan itibaren, diğerlerine göre ise bir katına çaktığı andan itibaren başlar.

4. Akşam Namazının Vakti. Akşam namazının vakti güneşin batmasıyla
başlar, şafağın kaybolacağı zamana kadar sürer.
Akşam namazının vakti dar olduğu için, bu namazı ilk vaktinde kılmak
müstehaptır. Ufuktaki kızıllığın kaybolmasına kadar geciktirmek uygun değildir.

5. Yatsı Namazının Vakti. Yatsı namazının vakti, şafağın kaybolmasından yani akşam namazı vaktinin çıkmasından itibaren başlar, ikinci fecrin (fecri sadık) doğmasına kadar devam eder.

Mekruh Vakitler

Mekruh vakitler iki kısımdır. Bir kısmında hiçbir namaz kılınmaz,
bir kısmında ise özellikle nâfile namaz kılınmaz, kazâ namazı kılınabilir.

Hiçbir namazın kılınamayacağı üç mekruh vakit şunlardır:

1. Güneşin doğmasından yükselmesine kadar olan zaman (bu yaklaşık 40-45 dakika civarındadır).
2. Güneşin tam tepe noktasında olduğu zaman .
3. Güneşin batma zamanı (gurûb). Gurup vakti, güneşin sararıp veya kızarıp artık gözleri kırpıştırmadan rahatlıkla bakılacak hale geldiği vakittir. Bu vakitte sadece, o günün ikindi namazının farzı kılınabilir.

Nâfile namaz kılmanın mekruh olduğu vakitler:
1. Fecrin doğmasından sonra sabah namazının sünneti dışında nâfile
namaz kılınmaz.
2. Sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar,
3. İkindi namazını kıldıktan sonra güneş batıncaya kadar,
4. Akşam namazının farzından önce,
5. Bayram namazlarından önce, ne evde ne camide,
6. Bayram namazlarından sonra, camide,
7. Arafat ve Müzdelife cem‘leri arasında,
8. Farz namazın vaktinin daralması durumunda,
9. Farza durulmak üzere kamet getirilirken (Sabah namazının sünneti
bundan müstesnadır).
10. Cuma günü hatibin minbere çıkmasından cuma namazı sona erinceye
kadar nâfile namaz kılınmaz.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İlmihal Okuyalım
Namazın Rükünleri (Namazın içindeki farzlar)
1. İftitah tekbiri
İftitah tekbiri (tahrime), namaza başlarken alınan tekbir olup "Allahüekber" cümlesini
söylemektir. İftitah tekbiri, bütün mezhep imamlarına göre farz olmakla
birlikte Hanefi imamlar bunu rükün değil şart olarak, diğer üç mezhep
imamı ise rükün olarak değerlendirmiştir.

2. Kıyam
Kıyam "doğrulmak, dikilmek, ayakta durmak" demektir.
Namazı oluşturan ana unsurlardan biri olarak kıyam, iftitah tekbiri ve her rekatta
Kur'an'dan okunması gerekli asgari miktarı okuyacak kadar bir süre ayakta
durmak anlamına gelir.
Farz ve vâcip namazlarda ve Hanefi mezhebinde benimsenen görüşe
göre sabah namazının sünnetinde kıyam bir rükündür.
Hasta veya ayakta durmaya gücü yetmeyen kişiden kıyam vecîbesi düşer.
Bu kişi oturmaya güç yetiriyorsa, namazı oturarak kılar.

3. Kıraat
Sözlükte "okumak" anlamına gelen kıraat, "Kur'an okumak" demektir.
Namazda bir miktar Kur'an okumak gerekir. Namazda Kur'an, kıyam halinde
iken yani ayakta dururken okunur.
Namazda okunması gereken asgari miktar, kısa üç âyet veya buna denk bir uzun âyettir.
Kıraat, imama uyan kişiden düşer.
Kıraat nâfile namazların, vitir namazının ve iki rek‘atlı namazların bütün
rek‘atlarında, dört veya üç rek‘atlı farz namazların ise herhangi iki rek‘atında
olması farzdır. Kıraatin ilk iki rek‘atta olması ise vâciptir.
Diğer üç mezhepte ise kıraatin asgari miktarı her rek‘atta Fâtiha sûresinin
okunmasıdır.
Gizli ve Açık Okumanın Ölçüsü: Genellikle açıktan okumanın(cehri okuma) alt sınırı, bir başkasının işitebileceği
derecede yüksek sesle okumak şeklinde, gizli okumanın(hafi okuma) üst sınırı ise en fazla
kendi işiteceği şekilde okumaktır.

Zelletü'l-karî (Namazda kıraat ederken dil sürçmesi):
Namazın rükünlerinden biri olan kıraati ifa ederken Kur'an'ın bir kelimesinin
dahi anlam bozulacak şekilde kasten değiştirilmesi halinde namaz
bozulur. Kasıtsız olarak yanlışlık yapmak durumunda esas alınacak ölçü,
değiştirilen lafzın Kur'an lafızlarından olup olmadığına bakılmasıdır. Eğer Kur'an
lafızlarından olmayan bir lafız okunmuş olursa namaz bozulur. Okunan şey
Kur'an lafızlarından olduğu sürece zabt ve i‘rabında ve mânada bir bozukluk
(halel) olsa bile namaz fâsid olmaz. Yine kelime sonlarındaki hareke yanlışları,
anlamı değiştirse bile namaz bozulmaz.

4. Rükû
Rükû sözlükte "eğilmek" anlamına gelir. Namazın ana unsurlarından
olan rükû, eller dizlere erecek şekilde öne doğru eğilmek demektir. Hz. Peygamber'in
uygulamasına en uygun rükû şekli, sırt ve baş düz bir satıh
oluşturacak biçimde eğilmektir.

5. Secde
Secde sözlükte "itaat, teslimiyet ve tevazu içinde eğilmek, yere kapanmak,
yüzü yere sürmek" anlamına gelir. Namazın her rek‘atında belirli
uzuvları yere veya yere bitişik bir mahalle koyarak iki defa yere kapanmak
namazın rükünlerindendir. Hz. Peygamber'in uygulamasına en uygun secde
yüz, eller, dizler ve ayak parmaklarının üzerine olmak üzere yedi uzuv üzerinde yapılanıdır.
Hanefî mezhebinde farz olan, alnın ve ayakların hiç değilse bir ayağın yere dayanmasıdır.
Burnun konması vâcip, ellerin ve dizlerin konması ise sünnettir.

6. Ka‘de-i ahîre
Ka‘de-i ahîre “son oturuş” demektir. Namazın sonunda bir süre (teşehhüt
miktarı) oturup beklemek namazın rükünlerindendir. İki rek‘atlık namazlardaki
oturuş, daha önce oturuş bulunmadığı için son oturuş sayılır. Teşehhüt
miktarı ise, "Tahiyyât" duasını okuyacak kadar bir süredir.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İlmihal Okuyalım
Ta‘dîl-i Erkân
Ta‘dîl-i erkân, rükünleri düzgün, yerli yerinde ve düzenli yapmak demektir.
Ta‘dîl-i erkân özellikle rükûda, rükûdan doğrulmada, secdede ve iki secde
arasındaki oturuşta söz konusu olur.

Hanefî mezhebinde rükûda , rükûdan doğrulduktan
sonra bir süre ayakta beklemek ve iki secde arasında bir süre
(“sübhanellâhi'l-azîm” diyecek kadar) oturarak beklemek vâciptir.

Ta‘dîl-i erkân, Ebû Yûsuf'a ve Hanefî mezhebi dışındaki üç mezhebe
göre, ayrı bir rükün veya rüknün şartı olması itibariyle farzdır. Hanefî mezhebine
göre (Ebû Hanîfe ve Muhammed'e göre) ise vâciptir.


Namazdan Kendi Fiili ile Çıkmak
Ebû Hanîfe'ye göre namaz kılan kişinin, namazın sonunda kendi istek
ve iradesiyle yaptığı bir fiil ile namazdan çıkması namazın rükünlerindendir.

Ebû Yûsuf ve Muhammed'e göre ise teşehhüt miktarı oturmakla namaz rükünleri itibariyle tamamlanmış olur.
Bu görüş ayrılığının ayrıntı sayılabilecek bazı fıkhî sonuçları vardır. Örneğin; son oturuşta, teşehhüt miktarı oturduktan sonra henüz kendi istek ve iradesiyle namazdan çıkmadan namaz vakti çıksa, bu kişinin namazı iki imama göre tamamdır. Ebû Hanîfe'ye
göre ise fâsiddir.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 02-01-2015, Saat:01:15 PM, Düzenleyen: Zehan.
...Revan...
RE: İlmihal Okuyalım
Ben bir Google play uygulamasına bakayım ona göre katılırim inşallah. gülücük
İki kişilik duânın adıysa saadet.
Ya Rabbi beni onunla beraber affet!
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İlmihal Okuyalım
Olur Revan, sen de ondan okursun, zaten Mesud bundan sonra sınav yapmayacak,
nasipse soru-cevap şeklinde çalışılacak.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.