CEVAP
Zaruri iman bilgisi, İmanın ve İslam'ın şartlarıdır. Aşağıda bütün bunlara değineceğiz. Ayrıntılı bilgi isteyenler Amentü'nün esasları bölümüne bakabilirler. Cevaplarının vermiş bulunmaktayız.
İmanın şartları şunlardır:
1-Allah'a inanmak
Allahü teala, vacib-ül-vücud [varlığı lazım olan], hakiki mabud, her şeyin yaratıcısıdır. Ondan başka ilah yoktur. Allahü teala'ya hiçbir şey, hiçbir varlık benzemez. Allahü teala zamandan, mekandan münezzehtir. Hiçbir şeye benzemez.
Allahü tealanın sıfat-ı zatiyyesi altıdır:
Vücud,
Kıdem,
Beka,
Vahdaniyyet,
Muhalefet-ün lil-havadis,
Kıyam bi-nefsihi.
[Vücud, var olmak, Kıdem varlığının öncesi olmamak, Beka varlığı sonsuz olmak, hiç yok olmamak, Vahdaniyyet ortağı, benzeri olmamak, Muhalefet-ün lil-havadis hiçbir şeye, hiçbir canlıya hiçbir şekilde benzememek, Kıyam bi-nefsihi varlığı kendisinden olması, kimseye ihtiyaç duymamasıdır.]
2-Meleklere inanmak
Melekler, hayat sahibi, diri ve nurani cisimlerdir. Allahü teala ne emrederse onu yaparlar, başka bir şey yapmazlar. Günah işlemezler. Kendilerine verilen emir neyse onu yaparlar. Yiyip içmezler, evlenmez, doğurmazlar, çocukları olmaz. Meleklerin kanatları vardır, ama nasıldır bunu biz bilemeyiz.
İnsanların her yaptığı işi yazan meleklere Kiramen Katibin denir. Sual meleklerine Münker ve Nekir denir. Meleklerin en üstünü Cebrail, İsrafil, Mikail ve Azrail'dir.
3-Kitaplara inanmak
Allahü teala çok kitap göndermiştir. Din kitaplarında bahsedilen 104 kitaptır. 100'ü küçük kitaptır. Bu küçük kitaplara suhuf denir.
100 suhuf şu Peygamberlere inmiştir:
10 suhuf, Adem aleyhisselama
50 suhuf Şit aleyhisselama,
30 suhuf İdris aleyhisselama,
10 suhuf da İbrahim aleyhisselama inmiştir.
Dört büyük kitap şu Peygamberlere inmiştir.
Tevrat Musa aleyhisselama
Zebur Davut aleyhisselama
İncil İsa aleyhisselama
Kur'an-ı kerim Peygamberimiz Muhammed aleyhisselama.
4-Peygamberlere inanmak
Peygamberlerin ilki Adem aleyhisselam, sonuncusu Muhammed aleyhisselamdır. Bu ikisinin arasından çok peygamberin geçtiği söylenir. 124 binden fazla oldukları konusunda çoğu kimse ittifaktadır.
Peygamberlere inanmak, onlar arasında hiçbir fark görmeden, hepsinin doğru sözlü ve sadık olduklarına inanmak demektir. Onlardan birine bile inanmayan, hiçbirine inanmamış olur.
Adem aleyhisselamdan, Muhammed aleyhisselama kadar çok peygamber gelip geçmiştir. Ama her gelen peygamber önceki dini onaylayıcı yeni bir din getirmiştir. Yahudiler, Musa aleyhisselama inanıp, İsa aleyhisselama ve Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Hristiyanlar İsa aleyhisselama inanıp, Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Müslümanlar ise tüm Peygamberlere inanırlar ve onların dediği her şeyi kabul ederler.
Peygamberlerin sıfatları şunlardır:
Emanet [Emindir]
Sıdk [her işi doğrudur, yalan söylemezler]
Tebliğ [Dini eksiksiz bildirir]
Adalet [Hakkı gözetir]
İsmet [günah işlemez]
Fetanet [çok akıllı, anlayışlı ve zeki]
Emnül-azl [Peygamberlik görevleri ellerinden alınmaz]
Allahü teala, ilk insan Adem aleyhisselamdan beri her bin senede bir yeni bir din göndermiştir. Bu peygamberler, insanlara hep aynı inancı tebliğ etmiş, kötü kimseler tarafından da bozulmuştur. Son gelen peygamber Muhammed aleyhisselam tüm dinleri değiştirmiş ve kendinde toplamıştır. Peygamberlere (Resul) denir. Resullerin büyüklerine (Ülülazm) peygamberler denir. Bunlar, Adem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed aleyhimüssalatü vesselamdır. Yeni bir din getirmeyip insanlara daha önceki dine davet eden peygambere Nebi denir.
Peygamber efendimizden sonra hiç peygamber gelmeyecektir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Muhammed [aleyhisselam] Allah'ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]
5-Ahiret gününe inanmak
Herkes öldükten sonra dirilecek, hesaptan sonra Cennet ve Cehenneme gidecektir. Cennet ve Cehennem şimdi vardır. İkisi de sonsuzdur. Müslümanlar Cennete ebedi, kafirler de Cehennemde ebedi kalacaklardır.
Kıyametin ne zaman kopacağı bilinmiyor. Ama Peygamber efendimiz kıyamet alametleri hakkında çok bilgi verdi:
Hazret-i Mehdi gelecek, İsa aleyhisselam gökten inecek, Deccal çıkacak. Yecüc Mecüc denilen kimseler ortalığı karıştıracak. Güneş batıdan doğacak. Büyük depremler olacak. Din bilgileri unutulacak, insanlar Allah'tan korkmadıkları nedeniyle de kötülükler çoğalacaktır.
6-Kadere, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak
İnsanlara gelen hayır ve şer, iyi kötü hepsi Allahü tealanın takdir etmesi iledir.
Kader, Allahü tealanın ezeli ilmi ile mahlukatın ne yapacağını bilmesi ve dilemesi demektir. Bunun yaratılmasına kaza denir. İkisine birden kaza ve kader denir.
Her iyiliği kötülüğü Allah yaratsa da, insanlara irade-i cüziyye vermiştir. İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan, iyilik yaparsa karşılığını görür. Yani Allahü teala kimseye zorla kötülük ettirmez.
İslam'ın şartları
1-Kelime-i şehadet getirmek
[Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammed abdühü ve resulühü] demek. Manası şudur:
(Ben şehadet ederim ki, [Yani görmüş gibi bilirim ve bildiririm ki] Allah'tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam Onun kulu ve resulüdür.) [Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanmak ve hepsini beğenmek demektir.]
2-Namaz kılmak
Akıl baliğ olmuş kimsenin, her gün beş vakit namaz kılması üzerine farzdır. Kılmamak büyük günahtır. Kılmayan kimsenin ahirette imanla gitmesi çok zordur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Namaz kılan kıyamette kurtulur, kılmayan perişan olur.) [Taberani]
3-Zekat vermek
Nisap miktarı yani alacaklarıyla beraber elinde 96 gram değerde, para ve ticaret malı olanın kırkta birini zekat vermesi farzdır. Meyve ve tarla mahsulünün de onda birini fakire vermek farzdır. Bu onda bir zekata uşur denir.
(Zekat vermeyene Allahü teala lanet eder.) [Nesai]
4-Oruç tutmak
Ramazan ayında bir ay oruç tutmak farzdır, tutmamak büyük günahtır.
5-Hac etmek
Mekke-i mükerreme şehrine gidip gelinceye kadar, geride kalan çoluk-çocuğunu yetiştirebilecek fazla para ile, oraya gidip gelen kimsenin, ömründe bir kere, Kabe-i şerifi tavaf etmesi ve Arafat'ta durması farzdır.
İnandım demek yeter mi?
Sual:Hadis-i şeriflerde Kelime-i şehadeti getiren Müslüman olur deniyor. Bir kimse, inanmadan kelime-i şehadet söylese veya inansa, ancak Amentü'deki esaslara inanmasa yine Müslüman mıdır?
CEVAP
İman tarif edilirken, dil ile ikrarla beraber kalb ile de tasdik gerekiyor. Eğer kalb ile tasdik olmazsa iman olmaz. Bir şeye inanmak demek kalbin de tasdik etmesi demektir.
Kelime-i şehadet, Allahü tealanın var ve bir olduğuna, Ondan başka ilah olmadığına, her şeyi Onun yarattığına inanmak ve Muhammed aleyhisselamın Allah'ın Resulü ve son Peygamberi olduğuna kalben inanmaktır. Yoksa, tarihi bir olayı anlatır gibi, öyle bir Peygamber vardır demek değildir. Ben o O yüce Peygambere inandım, tasdik ettim, hepsi doğrudur, yanlış olma ihtimali yoktur diye kesin olarak inanmak gerekir. İnanmazsa, hatta inanıp da beğenmezse, yine Müslüman olmaz. İmanın şartlarından birini kabul etmeyen veya dindeki meşhur bir farzı kabul etmeyen, bir sünneti beğenmeyen, Müslüman olamaz. İslamiyet'i bir bütün olarak kabul etmesi gerekir.
Hadis-i şerifler, İslam alimlerinin açıklaması olmadan okunmaya çalışılırsa bu tehlikeli olur, insanı küfre kadar bile götürebilir. Mesela aşağıdaki hadis-i şerifi yukarıdaki açıklamalar dahilinde anlamak gerekir:
(Rab olarak Allahü tealaya, din olarak İslam'a, [son] Resul olarak Muhammed aleyhisselama [Onun bildirdiklerinin hepsine] inanıp razı olan, beğenen kimse [Müslüman'dır ve bu imanla ölürse] Cenneti hak eder.) [Müslim, Nesai]
İnanmak, sevmek ve beğenmek
Sual:Bir kimse, Amentü'deki imanın şartlarına inansa ve dille de söylese, ama bazı Müslümanları sevmese, bazı gayrimüslimleri sevse veya dinin emirlerinden bazılarını, kabul etmekle beraber beğenmese, imanına zararı olur mu?
CEVAP
Bunları yapan Müslümansa, kafir olur. Mesela, (Kapanmanın Allah'ın emri olduğunu biliyorum, ama bu hüküm eski asırlar için geçerliydi, günümüzde tesettüre gerek yok) demek veya (Hristiyanların kafir olması o zamana aittir, günümüzdekiler kafir değildir) demek veya, (Hazret-i Osman'ı sevmem, ama Ebu Leheb kafir de olsa, Peygamber efendimizin amcası olduğu için severim) demek küfürdür, çünkü imanın esası, temeli Allah'ın dostlarını [Müslümanları] sevmek ve düşmanlarını [kafirleri] sevmemektir. Çünkü Peygamber efendimiz, (İmanın temeli, Allah'ın dostlarını sevmek ve Onun düşmanlarını sevmemektir) buyuruyor. (İ. Ahmed)
Hadis-i şerifte bildirilenin aksini yapan, imanın temelini dinamitlemiş ve İslam binasını yıkmış olur. Çünkü Müslümanlar kardeştir.
Allahü teala, dinimizde eksik bırakmadığını, Kur'an-ı kerimdeki hükümlerin kıyamete kadar devam edeceğini bildirirken, (Tesettür eski insanlar içindi) ve (Eski Hristiyanlar kafirdi, şimdikiler Müslümandır) demek, Allah'ın emrini beğenmemektir. Allah'ın emrini beğenmemek küfürdür.
Peygamberler üstündür
Sual: Din kitaplarında, meleklere iman anlatılırken, peygamberlerden önce bildiriliyor. Bu, meleklerin peygamberlerden üstün olduğunu göstermez mi?
CEVAP
Hayır, göstermez. Melekler, her canlıdan önce yaratıldığı için önce meleklere iman belirtildi. Kitaplara iman da, peygamberlerden önce bildirilmektedir. Kur'an-ı kerimde de, inanılacak şeylerin ismi, bu sırayladır. (Herkese Lazım Olan İman)
Peygamberler, meleklerden üstündür. İslamiyet'e uyan Müslüman, yükselir ve meleklerden üstün olur. Nefsine ve kötü arkadaşa uyan, İslamiyet'ten uzaklaşır, alçalır, hayvanlar gibi hatta daha aşağı olur. (İslam Ahlakı)
Aşağıdaki ayet-i kerimede de, melekler, peygamberlerden önce belirtilmiştir.
(Asıl iyilik, Allah'a ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanmak...) [Bekara 177]