„Bacim, bacim, Türk müsün“ dedi.
„Elhamdülillah, Türküm, Müslümanim“, dedim.
„Bacim, dedi, nasil olur, bu hali biz görecekmiydik“ dedi.
„Ben de bugün örtündüm, ben de cok sevincliyim“ dedim. Gözleri yasli „Bacim, yalvariyorum, ne olur sakin deyismeyin. Sakin bu halinizi kaybetmeyin. Bir de bacim, cok seylere hazirlanin. Size cok siddetli firtinalar gelecek
. Cok büyük tenkitlere maruz kalacaksiniz, hakaretler edilecek. Bunlara karsi dayanikli, hazirlikli olun. Sakin acilmayin bacim, hep sizi özledik, hep sizi bekledik.“Aynen hic unutmuyorum bu sözleri. „ALLAH gösterdi bana, gözüm acik gitmeyecegim, sayiniz cok olsun bacim“ diyerek ağliya ağliya kalabalığın arasina katildı gitti.(1965 Istanbul'unda bir basörtülü sokakta.
Cok büyük bir hadise, muazzam bir olay, inanilmayacak birsey...)
(Sule Yüksel Senler)