Keçiboynuzunun tohumu yıllarca elmas ölçmek için kullanılmış.
Elmaslar, keçiboynuzu tohumları ile tartılıp satılırmış.
Bu nedenle keçiboynuzu, kırat veya karat dediğimiz ölçü birimine isim babalığı yapmış.
Keçiboynuzu çekirdeği doğada ağırlığı değişemeyen bir tohumdur.
Tohumlu bitkilerden yalnız keçiboynuzu uzun süre suda bekletildikten sonra filiz verebilir. Bu, hem çok kuruduğu ve meyvesinden çıktıktan sonra son ve sabit ağırlığını aldığı için hemde içine su alması ihtimalinin
çok az ve çok uzun süreye bağlı olduğu içindir.
Bu sebeple Araplar, Selçuklular, Osmanlılar dönemlerinde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır.
Dört tanesi bir dirhem eder.
Dirhem 3 gr. ağırlığa eş kabul edilir.
(Şimdiki gram ile aynı birim olduğunu sanarak gram diyecek yerde dirhem denilmesi hatalıdır.) Dirhem, daha ziyade hassas teraziler için kullanılan bir ölçüdür. Ancak sarraflar, dirhemden daha hassas ölçümler için bir ağırlık birimi daha kullanırlar. Buna çekirdek denir ki toplam, 5 santigram karşılığıdır.
Eski devirlerin en kıymetli parası olan bir Osmanlı altını, toplam iki dirhem ve bir çekirdek ağırlığa sahiptir.
Satıcı, iki dirhemlik (sekiz çekirdek) bir şey satarken, iki dirhem bir çekirdek, buda benim ikramım olsun derse, müşterinin saygın ve itibarlı olduğunu gösterirmiş.
Çok şık ve gösterişli giyinen kişilere "iki dirhem bir çekirdek" denmesinin kökü buymuş
Benzer şekilde; süslenmiş kimselere, iki dirhem bir çekirdek
yakıştırmasında bulunanlar, mecaz yoluyla onlara altın demiş olurlar ki bizce pek zarif bir nüktedir
alıntı