Ashab, ihlas suresindeki mananın derinliğini anlamıştı ki, Bilal ramda vadisinde işkenceler altında dilinden sadece 'Ehad,Ehad...' çıkıyordu. Yine sahabeden biri Kuba Mescidi'nde imamlık yapıyordu. Namaza durunca önce İhlâs Suresi'ni okur, ardında istediği bir sureye geçerdi. Her rekâtta böyle yapardı. Cemaatten arkadaşları kendisine:
"Sen bu sureyi okuyorsun, sonra da onu yeterli bulmayarak başka bir sure okuyorsun. Ya sadece bu sureyi oku veya onu bırak, başka bir sure oku" deyince:
"Ben bu sureyi bırakacak değilim. Bu sure ile size namaz kıldırmamı istiyorsanız kıldırırım, istemiyorsanız sizi bırakırım" cevabını verdi.
Sonra durumu Resulullah'a (Sallallahü Aleyhi Vesselam) bildirdiler. Resulullah (Sallallahü Aleyhi Vesselam), kendisine "Cemaatinin sözünü ettiği şeyden seni alıkoyan ve her rekâtta bu sureyi okumaya seni sevk eden sebep nedir" diye sordu.
"Yâ Resulallah, ben bu sureyi seviyorum" dedi.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahü Aleyhi Vesselam) "Bu surenin sevgisi seni cennete girdirecektir" buyurdu.
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..