You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

هل أنا حقاً أنا ؟
İçimden gelen
İpte yürümek gibidir yazmak. Harfleri yerli yerince koymazsanız, kağıda tutunamaz kelimeler. Gayeniz bir şeyler yazmaksa işiniz kolaydır fakat muhatabınızı bilinçlendirmeyi hedeflemişseniz bu meşakkatli bir iştir. Önce doğru bir veri tabanınız olmalıdır ve hatayı en aza indirmek için eleştiriye de açık olmanız gerekir. En zoru ise anlatmaktır. Anlatmanın zorluğu kelimelere yüklediğiniz anlam eksikliğinden ya da yanlış anlaşılma ihtimalinden daha çok muhatabınızın kafasında önceden var olan şablonu yıkmakla ilgilidir. Bu nokta da Peygamberleri daha iyi anlıyor ve Peygamberlerin sıkıntısını çok daha iyi hissedebiliyorum. Önceleri garipsediğim Yunus Peygamberin kavmini terk etmesi şimdilerde çok da normal karşıladığım bir durum oluyor. Tabi ki Allah subhanehu ve Teala bunu örnek bir davranış olarak değil ibret almamız gereken bir vakıa olarak bize anlatıyor. İbret al ve ümitsizliğe kapılma! Fakat Yunus as’ın hatasına düşerseniz balığın karnında karanlıklarda kalırsanız işte o gün ‘’Allahtan aldığınız kelimelerle aydınlanın!’’ deniliyor. Karanlıkta kalmış bir kulun yalnızlığına tanık oluyorsunuz. Karanlık ve çaresizlik, günahın verdiği durgunluk ve pişmanlık, davaya olan gevşeklik ve yorgunluk evet tüm bu hal ve durum şimdi bu satırları yazan kimsede bulunuyor. Şimdiki zamanı yaşayan bu kulun haline gelecek zamandaki kulları da tanık etme gücüne sahip olan Allah azze ve cellenin kendisinin de bu pişmanlığa tanık olması gönlümü okşayan bir hüzün oluyor. Yaratanın bizi gördüğüne olan inancımız ve bize bizden daha yakın olduğuna dair hiç kuşku kabul etmeyen bu hakikat bize pişmanlık makamının gönül okşayıcı hüznünü tattırıyor. Utanıyorsunuz birden ve tüm hücrelerinizle hep birden ve içinize doluveriyor bu yakınlık hissi! Sizi kendisine bu kadar yakın kılan Allah’ın huzuruna getirdikleriniz sizi utandırıyor. Allah’ın davasını yaymaya olan yılgınlığınız, muhataplarınızın kafasındaki ön yargı, ortalığı bilgi karmaşası haline getiren şeytanın davetçileri ve sizi bu kutlu yolda engelleyen her büyük meşakkat bir bir küçülüveriyor en büyük veTek büyük olan Allah karşısında. Ve bende Kalbimin dilime terennüm ettirdiği «Senden başka ilah yoktur, seni tenzih ederim, ben gerçekten zalimlerden oldum.» yakarışı ile aydınlanmayı karanlıklardan kurtulmayı diliyor ve dileniyorum Allahtan!

01.01.2014 Kalemşör.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: İçimden gelen
davetçi sıfatını taşıyor muyuz ki doğruca, düşündürdü beni bu yazı abi
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: İçimden gelen
Eyvallah
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.