Yanımızda gece teheccüd kılan bir delikanlı vardı. Teheccüdünü bitirince benim anlamadığım bir şeyler söylerdi.
Karanlık bir gecede kalktım ve beni görmeyeceği bir yerde onu dinledim.
Gözyaşları içinde hüzünlü bir sesle şöyle demekteydi:
Nefsime cennette olduğum, meyvelerinden yediğim, hurilerin yanımda olduğu ve oranın güzel elbiselerinden giydiğim şeklinde bir temsil getirdim.
Yine nefsime cehennemde olduğum, ondaki zakkumdan yediğim, kaynar suyundan içtiğim ve vücuduma vurulan prangalarla depreştiğim şeklinde bir temsil daha getirdim.
Sonra nefsime döndüm:
Ey nefsim, şimdi bunlardan hangisini arzuluyorsun Bana?
Dünyaya döndürülüp amel etmeyi (ve böylece cenneti kazanmayı) dedi.
Ona, Şimdi emniyettesin.Çalış işte dedim.
Delikanlı daha sonra şu şiiri okudu:
Nefsinin her bir istediğini yapıp ederken,
her halükarda daim gülerek eğlenirken,
Fiillerini bildiğin halde hiç tövbe etmezken,
Nasıl hoşlanırsın hakim diye seslenilmekten?
Rahmeti Sonsuz SevgiLisi...!
Beni Sana Sürünerek DeğiL...
Koşarak Ulaştır Ya Rabb...
Görüyorsun...
Kırık Döküğüm...
Boynu Büküğüm...
Yüreğim!
Kör düğüm ...