Hz.Süleyman başında tacı ile altın tahtında otururken,rüzgar ters yönden esmeye başladığı gibi,başındaki tacı da eğrildi.Evvela rüzgara seslenen Hz.Süleyman:
-“Ey rüzgar,dedi,neden ters esiyorsun”Rüzgar da şöyle cevab verdi:
-“Sen de ters hareketler yapıyorsun.”Bu sefer Hz.Süleyman başındaki taca:
-“Sen neden eğrildin?”diye sorunca,tac da şöyle cevab verdi:
-“Sen de işlerinde eğrilmektesin.”
Hz Süleymanın karşısına getirilen iki kadın,ortalarında bulunan çocuğun kendi çocukları olduğunu iddia ediyorlardı.Hz.Süleyman halkın ve devlet adamlarının önünde bu meseleyi şöyle halletti.Hz.Süleyman kadınlara:
-“Bir çocuğun annesi bir tane olur,ama sizler iki kişisiniz.Gelin bu işi kardeşçe halledelim”dedikten sonra,yanı başında bulunan cellada şöyle dedi:
-Şu çocuğu al,tepesinden ta hayalarına kadar kesip ikiye ayır,bir parça bu kadına,öteki parçasını da öteki kadına ver.”
Cellad,çocuğu aldı,kılıcı ile ikiye böleceği sırada kadınlardan biri acı bir çığlık atarak haykırdı:
-“ALLAH adı için vurma.”Hz.Süleyman:
-“Neden vurmasın?” dedi.Kadın ağlıyordu,ötekisi gayet sakindi.Hz.Süleyman ağlamayan kadına dönüp:
-“Sen verdiğin hükme razı mısın?”dediğinde kadında”razıyım”diye cevab verdi.Bu sefer Hz.Süleyman:
-“Gerçek ana,ağlayan ve çocuğun öldürülmesine razı olmayandır,çocuğu anasına veriniz.Diyeride zindana atılsın.”
SEYYİD KEMERKAYA
furkan 63