“Şu elbiseni benim üzerime güzelce derle de açık yerim kalmasın” buyurdu. Böylece Hz. Osman’ın sözlerini de Rasûlullah dinledi. İhtiyacı görüldü. O gittikten sonra Hz. Âişe
“Ey Allah’ın Rasûlü! Ne oluyor ki, Ebubekir ve Ömer’e göstermediğin saygıyı Osman’a gösteriyorsun” dedi. Hz. Peygamber
“Osman çok hayalı bir insandır. Eğer aynı halde ona izin verseydim, hayasından ötürü ihtiyacını bana tam ifade edemezdi” buyurdu.[1]
- Hz. Peygamber oturuyordu. Âişe de arkasındaydı. Ebubekir izin istedi, içeri girdi. Ömer izin istedi, içeri girdi, Sa’d b. Mâlik izin istedi, içeri girdi. Sonra Osman b. Affan izin istedi. Hz. Peygamber onlarla dizi açık olduğu halde konuşurken Hz. Osman içeri girerken derhal elbisesini dizinin üzerine çekti ve hanımına
“Sen de biraz ileriye çekil!” dedi. Böylece bir saat konuştuktan sonra hepsi çıkıp gittiler. Hz. Âişe
“Ey Allah’ın Peygamberi! Babam ve arkadaşları geldi, sen elbiseni dizinin üzerine çekmedin. Bana da “Geri git” demedin. Ancak Osman geldikten sonra bunu yaptın” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber
“Meleklerin kendisinden haya ettiği bir kişiden haya etmeyeyim mi?” buyurdu ve devamla “Nefsimi elinde tutana yemin ederim ki melekler Allah’tan ve Rasûlü’nden haya ettikleri gibi, ondan da haya ederler. Eğer Osman içeri girdiğinde sen bana yakın yerde olsaydın konuşamaz, başını kaldırıp bakamazdı. Böylece çıkıp giderdi” dedi.[2]
06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!
Franz Kafka