“Ey Osman, ey vahiy kâtibi! Fazîleti bakımından İhlâs Sûresi'ni Tebbet Sûresi'nden sonra yazmak lâyık değildir. Akla da hoş gelmez.” dedi ve bunun hikmetini öğrenmek istedi.
Hazret-i Osman (radıyallâhü anh), adamın tereddüdünü kaldırmak için kerâmet gösterdi, eliyle onun gözlerini meshetti ve:
“Bak, Levh-i Mahfûz'u görürsün” dedi.
O da bakıp Levh-i Mahfûz'u gördü. Orada sûreler Hazret-i Osman'ın mushafındaki tertib üzereydi.
Adam bu kerâmeti görünce, Hazret-i Osman'ın hizmetinden ayrılmayıp, tâat ve ibâdet ile meşgul oldu.
[Menâkıbı Çâryâr-ı Güzîn]
*