Mevlana Hazretleri ateşler içinde yatakta yatıyor ve su dolu kaba ellerini sokup yüzünü ıslatıyordu
Şeyh Sadreddin Konevî Hazretleri de ziyaretine teşrif buyurup şifa dileyince de kendisinin aldığı karşılık şu oldu,
'Bundan sonra şifa sizin olsun
Sevenle sevilen arasında zardan bir gömlek kaldı
Nurun nura kavuşmasını istemez misiniz?'
Ve o hasta hali ile bir gazel okudu,
'İç alemde nasıl bir padişahla oturup kalkmaktayım
Ne bilirsin sen
Altın gibi sapsarı bir hale gelen yüzüme bakma
Demir gibi sağlam bir ayağım var benim
Kah güneşe benziyorum kah incilerle dolu bir denize
Gönlümün içinde bir gökyüzü var gönlümün dışında bir yeryüzüm'
Hz. Mevlana, 16 Aralık 1273 Cumartesi günü gün boyu ziyaretçileri ile konuştu akşam Hüsameddin Çelebi oğlu Sultan Veled ve doktorları ve en yakın dostları başındaydı. Sultan Veled günlerdir uykusuzdu. Hz. Mevlana 'Bahaeddin, ben iyiyim sen git biraz yat' dedi. Oğlu da gözyaşları içinde odayı terk ettikten sonra Hz. Mevlana son gazelini söyledi,
'Git, başını yastığa koy
Beni yalnız bırak!
Geceleri dolaşıp duran yanmış yakılmış müpteladan vazgeç!
Biz geceleri yapayalnız
Sabahlara kadar sevda dalgaları arasında çırpınıp dururuz
İstersen bağışla bizi
İstersen hicranınla cefa et!'
17 Aralık 1273 Pazar günü durumu tekrardan ağırlaştı. Konya halkı işini gücünü bırakmıştı
Ve Hz. Mevlana vefat etti.
Ölüme dair bir gazelinin sonunda şöyle diyordu,
'Ölüm Hak aşıklarından uzaktır!
Onlar ne ölürler ne de yok olurlar'
Sandukasının üzerinde ise yazılı şu gazeli vardı,
'Ölüm günü yürüyünce
Şu dünyanın derdiyle dertleniyorum sanma
Bana ağlama 'yazık yazık' deme
Şeytanın tuzağına düşersem hayıflanmanın sırası işte o zamandır
Cenazemi görünce 'ayrılık ayrılık' deme
Buluşma görüşme zamanım o vakittir benim
Mezar zindan gibi görünür ama ruhun kurulduğu yerdir orası
Hangi tohum yere ekildi de tekrar bitmedi?
Niçin insan tohumu hakkında yanlış bir zanna düşersin?
Hangi kova kuyuya sarkıtıldı da dolu çıkmadı?
Can Yûsufu neden kuyudan ziyan görsün niçin feryad etsin?
Bu yanda ağzını yumdun mu öte tarafta aç
Artık senin hayhuyun mekansızlık alemindedir'