You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

hz. aliden öğütler

hz. aliden öğütler

Yönetici
hz. aliden öğütler
Hz. Ali, oğlu Hz. Hasan’a şu tavsiyelerde bulunur: Oğlum! Dörder maddeden ibâret şu iki tavsiyemi iyi belle, onlara riâyet edersen, yapacağın hiçbir şey sana zarar vermez:

1. En büyük zenginlik, akıl.

2. En koyu fakirlik, ahmaklık.

3. En yaman yalnızlık, böbürlenmek.

4. En değerli âlîcenâplık, güzel ahlâktır.

Diğer dört şey ise:

1. Ahmakla dostluktan sakın, çünkü o sana faydalı olmak isterken zarar verir.

2. Yalancıyla dost olma. Zira o, senden uzak duranı sana yaklaştırır, yakınını da senden uzaklaştırır.

3. Cimriyle de dostluk kurma, zira ihtiyaç duyduğun şeyi senden uzaklaştırır.

4. Fâcirle (açıktan günah işleyen) de dost olma, çünkü seni ucuza satıverir.
Sabret,    Şükret,    Seyret...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Hz. Ali'ye Göre İman
Hz. Ali Efendimiz buyurduki...

*** Allaha İman üç türlüdür..

1- Bazıları, Allah'a mükafat arzusuyla.. Cennet isteği ile iman eder, ve inanır... Bu tüccar anlayışıyla imandır..

Tüccar, nasıl yaptığı her yatırım için öncelikle karını düşünür ise... Bu kimselerde cennet ümidi..ve arzusu nedeniyle ibadet eder.. Allah ile ibadetleri üzerinden pazarlığa oturur... tuttuğu oruçları.. kıldığı namazları hesap eder.. hatta kimi zaman diğer kullardan kendini üstün görüp kıyasa bile başvurabilir...

2-Bazıları korkudan Allah'a iman eder.. ve ibadetini yapar..Bu da kölelerin imanıdır..

Sırf cehennem korkusu ve azap endişesiyle Allah'a iman etmek...Kölelere yakısır.. Oysa ki Yaratan sonsuz sevgi kaynağıdır.. O Rahman ve Rahim olandır..


3- Kimisi de Şükür olarak Allah'a iman ve ibadet eder.. Bu kamillerin İmanıdır

Ne Tüccar imanı gibi.. Allah ile pazarlığa girmeden yapılan İman.. ne cehennem korkusu nede cennet ümidi ile Allah'a bağlanmadan yapılan İman işte Bu iman kamillerin imanıdır.. Bu İmandır ki..Allah'ın verdikleri için şükretmektir.. Bu İmandır ki sevgiye dayanır.. karşılıksızdır... Bu İmandır ki.. verdiği tüm nimetleri O'nun hoşnutluğu için kullanmaktır varından geçmektir... Bu İmandır ki... mert... asil... ve onurlu kimselerin İmanıdır...

***Hacı Bektaş-ı Veli Anadoluya geldiğinde ..Buradaki Ahalinin ileri gelenlerine sorar? Elinizde olunca ne yaparsınız? Olmayınca ne yaparsınız?.. cevap verirler

--- Olunca şükrederiz.. Olmayınca sabrederiz..

Hünkar cevap verir:

--- O yaptığınızı bizim horasanın itleri de yapar.. Gerçek Hakk Aşığı.. olunca paylaşır.. olmayınca şükreder...

Resul'u Ekrem'e sordular.. Ya Resullah!! senden sonra kime uyalım?...

Hz. Muhammed Mustafa Buyurdu ki...; “Güneşe uyun, onda arayın hidayeti..... “Güneş batınca... Aya..... Ay batınca Zühre’ye.... Zühre de batınca iki kutup yıldızına uyun.....diyordu.

Bu hidayet nurlarının kimler olduğunu sorusuna da Hz. Resulullah.... cevabı şu olmuştu:

— Ben güneşim..... Ali aydır.... Fatıma Zühre (Venüs).... ve Hasan ile Hüseyin de iki kutup yıldızıdır...


Allah Eyvallah
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Şeriat Hükümleri ve Hz. Ali Efendimiz
"... Günlerden cuma idi.. İmam Ali Küfe'de vaaz veriyordu.. Vaazın sonun da topluluk içinden bir adam.... yakasından tuttuğu bir adamı yanında 3 şahitle Emir-ül MÜ'minin İmam Ali'nin önüne getirdi...

Adam:

--- Ey Müminlerin Emiri.. Bu adam benim malımı çaldı... yanımdakilerin mallarını da defalarçaldı.. Bütün çarşı eşrafı buna şahittir.. Yanındakiler.. buna şahit oldu...

Hz. Ali:

--- Ne isyorsunuz dedi?


Adam ve yanındakiler:

--- Şeriatın uygulanmasını.. Ellerinin kesilmesini istiyoruz dediler.. ( Bu adetler eski cahiliye döneminden kalan adetlerdi..

Hz. Ali:

--- Kesin dedii..

Hırsız:

--- ya Ali sen merhametliler merhametisin.. Adaletliler adletisin... ben dedikleri gibi bu kişilerin mallarını çaldım.. Ama evde çocuklarım aç... Eşim ve hane halkım perişan.. Şimdi ellerimi keserseniz benim halim nice olur?

Hz. Ali:

--- Bu ihtiyaçların giderilirse çalmaktan vazgeçer misin? Dedi..

Hırsız:

--- Hiç kuşkusuz.. Allah şahidimdir ki... Vazgeçerim..

Hz. Ali:

-- Malları çalınanlara... mallarnı iade eti .. razılıklarını aldı.. hırsıza bir iş verdi..

Ve yanındakilere dedi ki.. bakınız gördünüz mü.. şeriat hükümleri yerine geldi.. Bu hırsız adamın eli hırsızlıktan kesildi.. Artık onun eli evine.. çocuklarına helal kazanç götüren kimselerinkinden oldu...

(.. İşte İmam Ali işte Kur'an ayetinin uygulaması.. takdir size ait..)

Degerli Can.. Burada ki kıssa bize şunu anlatır.. İslam.. Şeklen algılanmaz.. Bu bizi yanlışa götürür.. İslamdaki uygulamalara.. ve de 12 İmam Efendilerimizin bize aktardıklarına.... Bu ayetleri nasıl yorumladıklarına bakmalıyız...

Yine Recm olayı üzerine de bir hadisi size aktarayım :

"... Peygamber Efendimizin huzuruna.. zincire bağlanmış... sürüklenerek bir kadın.. bir erkek getirdiler..

kalabalık:..

Bu kimselerin.. zina ettiklerini..bunun şahitlerle sabit olduğunu söyledi.. ve şeriat hükümlerinin uygulanmasını istediler... ( Kolları toprakta olacak şekilde omuzlarına kadar kuma gömülecek... herkes bir taş atacaktı.. Bu da eski cahiliye döneminden kalma bir adetti..)

Peygamber:

".. Ey Allah'a inannanlar.. bu kimseler hiç kuşkusuz.. günahkardır.. Fakat onlara taş atacak kimse .. Öyle bir kimse olmalıdır ki.. Hiç günah işlememiş ve de cennetle müjdelenmiş salih kullardan olmalıdır...

Topluluk şaşkınlık içindeydi...

Herkes elindeki taşı yere attı ve geri döndü..

Degerli Can.. Alevi-islam anlayışında... hakim olan hüküm veren yanlızca yüce Allah'tır.. onun yerine geçip hüküp vermek ve de karar almak Şirktir..

Bu nedenle dünyayı ilgilendiren olaylar için o yörelerin törelerine ( yasa-kanun) uymak asıldır... toplumsal olaylarda ve de insanların birbiriyle ilişkilerinde İlahi cezalar vermek hatadır.. Çünkü insan Hakk katında "Kul= hata yapan" demektir. Allah yerine geçip Kur'an hükümleriyle insanları yargılamak ve hüküm vermek şirkin ta kendisidir.

Bu nedenle bu dünyadaki cezalar .. toplumun kensinin takdir edeceği kanun ve de yasalarla olmalıdır.... İlahi adalet Allah'a aittir..

Allah Eyvallah
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Allah Sevgisi ve Korkusu Üzerine
1- Hakk sevgisi ve Korkusu

Evvel emirdir.. bu.. Yaradan'ın merhamedi sonsuzdur.. O Rahman olandır.. O Rahim olandır.... Nasıl ki.. Bir Annenin yavrusuna olan sevgisi hiçbir sevgiyle kıyaslanamaz... İşte bu sevgi Rahman'ın Kullarına olan sevgisi yanında sonsuz uzunluktaki bir kumsaldaki kum taneciği gibidir... O Allah'dır.. saf sevginin.. Nur'un kendisidir... Bütün kötülüklerden ve her türlü şerden uzaktır.. O'ndan kopup ta gelen bizler.. ışığımız ve nurumuz tamam olunca Yine O'na döndürüleceğiz...

O Allah'dır ki.. Sonsuz adalet sahibidir... Zalimin yanında mazlumu koruyan.. fakir ve kimsesizlerin kimsesi olandır.. ve karanlık gecelerde.. herkes yüz çevirmişken... O yüz çevrilenin.. yanlız bırakılanın yüreğindeki sesi duyandır...

Rab olan Allah... çalmayacaksın!.. Kul hakkı yemeyeceksin! dedi.. Yoksulun yetimin rızkına el uzatmayacaksın!.. ve buna izin vermeyeceksin!.. diye buyurdu...

Degerli canlar...

Öte dünyada Ne ateş... ne harr vardır... Pir sultan'ın dediği gibi..

"Herkes Ateşini burdan götürür..."

İmam-ı Ali'nin halifeliği zamanıydı... gecenin çok geç vaktiydi.. yoksulluk içinde yasayan.. Hz. Ali'nin amcası Abbas.. Emir-ül Müminin Ali-el Mürteza'nın yanına geldi..

-- Ya Emir-ül Müminin.. ben senin amcan Abdas.. çocuklar ve eşim evde aç.. ne olur.. Beyt-ül Maldan bize biraz Altın ver! dedi...

-- Hz. Ali.. Yanan ocağın yanında duruyordu... Ya Abbas yanıma gel dedi.. yanan ocaktan bir köz parçası aldı.. oturan Abbasın dizine attı..

-- Abbas irkildi.. telaşla yerinden kalktı.. ya Ali neden yaptın dedi..

-- Hz. Ali.. sen burdaki ufacık köze dayanmadın yerinden sıçradın... fakirin vede fukaranın hakkını yersen öbür dünyadaki ateşe nasıl dayanacaksın... İşte Beyt-ül Mal... işte sen dayanabilirsen al..

-- Abbas başını önüne eğdi.. Hz. Ali.. Sonraki günün olan.. kendi Rızkını Abbas'a verdi...

Degerli canlar.. Evvel ve Ahir olan Allah... üç günah bağışlanmaz buyurdu.. bu üç günahla Huzur-u mahşeri gelmeyin dedi.. Her günah bağışlanacak bu günahlar ise bağışlanmayacaktır.

1- Şirk.. Allah'tan başka ilahlar edinmeyin..

2- Kul hakkı... O gün Kul hakkı bağışlanmayacak.. Huzur-u mahşerde herkes herkesten hakkını alacaktır.

3- Anaya babaya asi olmayın... Ana baba bedduası ile Huzura varmayın..

Allah Eyvallah
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Hz. Ali Nasihat ediyor
Hz. Ali... Komutanlarından Birine Nasihat ediyor...

"....Ey Kümeyl, ilim maldan hayırlıdır. çünkü, ilim seni korur, malı ise sen korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğrenmekle çoğalır. Sırf mal ile elde edilen makam ve mevkiler, malın yok olmasıyla yok olup giderler.

Ey Ziyadoğlu Kümeyl, bilgiyi elde etmek dindir ki, Allah'a onunla kulluk edilir. İnsan, hayatında onunla taat elde eder; ölümünden sonra da iyilikle, hayırla anılır. İlim otoritedir. (insanı olumluya yönlendirir; mal ise hüküm altındadır (güdülüp yönetilmeye muhtaçtır).

Ey Kümeyl, malları hazinelerde yığanlar (Allah için harcamayanlar), henüz diri iken ölmüşlerdir; bilginlerse dünya durdukça yaşarlar; kendileri yok olup gitmişlerdir, fakat eserleri gönüllerde mevcuttur.

(Göğsüne işaret ederek) burada öylesine derin, öylesine geniş bir bilgi var ki ne olurdu, bunu anlayabilecek biri bulunsaydı. Evet, tez anlar birini buluyorum, fakat emin değilim ondan, din hükümlerini dünyaya alet edebilir; Alla'ın nimetleriyle Allah kullarına, Allah'ın delilleriyle Allah'ın dostlarına karşı üstünlük davasına girişebilir. Yahut gerçeğe sahip olanlara boyun eğen, fakat önüne ardına dikkat etmeyen, gönül gözü açık olmayan, daha başlangıçta şüpheye düşüp gönlünden işkillenen birini bulabiliyorum. Oysa ne buna inanılabilir, ne ona. yahut da dünya lezzetine sarılan, hemencecik sehvetlere atılan, yahut ta mal mülk toplamaya hırsı olan birini buluyorum; oysa bu ikisi de hiç bir hususta dine riayet edenlerden değildir. Bu iki sınıf, ancak otlayan hayvanlara benzer. İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür.

Şu da var ki; yeryüzü, Allah için delil ve hüccet olan, onun adına kaim bulunan birisinden hali kalmaz; o, ilmi ve dini ayakta tutar; ama ya meydanda olur, bilinir,tanınır, yahut hikmete mebni korkar, gizlenir. Allah'ın hüccetlerinin, Allah'ın apacık delillerinin batıl olmaması için hüküm budur, böyledir.

Ama bu, ne vakte kadar böyle sürer gider? Andolsun Allah'a ki onların sayıları pek azdır. Allah katında dereceleri pek büyüktür. Allah delillerini, onlara benzeyenlere ısmarlayıncaya, kendi benzerlerinin gönüllerine verinceye dek onlarla korur.

Allah onların can gözlerini açar, bilgiyi onlara sunar; onlar da yakin ruhuyla kuvvetlenirler; güçlükleri kolay görürler, bilgisizlerin kaçındıkları, hoş görmedikleri şeyler hoş görünür onlara; canları yüceler yücesi olan yakınlık duraklarında olduğu halde bedenleriyle dünya ehlinden görünürler, onlarla görüşüp konuşurlar.

İşte bunlardır Allah'ın halifeleri, yarattığı yeryüzünde. Bunlardır halkı dinine çağıranlar. Ah, ah, ne de özlerim onları görmeyi. Ey Kümeyl, istersen dön, git artık...."

Saygı ve Sevgilerimle
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Hz. Ali’nin onüç faziletini anlatan hadis
Cabir bin Abdullah el-Ansari dedi ki: Resulullah (saa)'ın İmam Ali hakkında buyurmuş olduğu bir takım hasletler duydum ki, onlardan biri bir şahısta olsaydı ona fazilet ve şeref olarak yeterliydi.” (O hasletler) Resulullah (saa)'ın bu buyruklarıdır:
“Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.”
“Ali benden Harun’un Musa’ya olan konumundadır.”
“Ali benden, ben de ondanım.”
“Ali benden, nefsim gibidir. Ona olan itaat bana itaattir, ona karşı asi olmak bana karşı asi olmaktır.”
“Ali’nin savaşı Allah’ın savaşıdır. Ali’nin barışı Allah’ın barışıdır.”
“Ali’nin dostu Allah’ın dostudur. Ali’nin düşmanı Allah’ın düşmanıdır.”
“Ali, Allah’ın yaratıklarına olan hüccetidir.”
“Ali’yi sevmek iman, onu buğz etmek küfürdür.”
“Ali’nin tarafı Allah’ın tarafıdır, Ali’nin düşmanlarının tarafı da Şeytan’ın tarafıdır.”
“Ali hakladır, hak da Ali’yledir. İkisi birbirinden ayrılmazlar.”
“Ali Cennet ve Cehennem’in bölüştürücüsüdür.”
“Ali’den ayrılan benden ayrılmıştır, benden ayrılan da Allah’tan ayrılmıştır.”
“Ali’nin şiası (yandaşları) Kıyamet Günü’nde kurtulmuş olanlardır.”
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Ya Ali
YA ALİ


Mevlana Hz. Ali hakkında Şöyle Buyurdu...

“Ey Efendi! Benimle boşuna kavga etme bu böyledir. Hakikat budur ki hepimiz zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz odur.” ( Hz. Mevlana)

Hz. Peygamberimize sorarlar

-Ey Resulullah! Neden herkesten çok Ali’yi seversin?” Peygamber:

-Neden çok sevdiğimi anlatayım mı?” Der.

-Anlat, derler. Peygamber sorar: -Size sormak isterim Size kötülük yapana siz ne yaparsınız?

-İyilik yaparız efendim, derler. Peygamber:

-Yine kötülük yaparsa?

-Yine iyilik yaparız. Soruyu tekrar eder

-Yine kötülüğüne devam ederse? Cevap verirler:

-Düşünürüz efendim, derler. Peygamber:

-Çağırın Ali'yi, diye buyurur. İmam Ali gelir, peygamber İmam Ali'ye sorar

-Yâ Ali! Sana birisi kötülük yaparsa sen ne yaparsın?


Düşünmeden cevap verir:

-İyilik yaparım, der. Peygamber yedi kez sorusunu tekrar eder. İmam Ali yedi kez "iyilik yapacağını" beyan eder. Son defa sorunca da o iyiliklerin şahı, şu mükemmel cevabı verir:

-Yâ Resulullah! Kötülük yapan kötülüğünden usanmıyorsa, ben iyilik yapmaktan niye usanayım ki.....!

Peygamberimiz soru soranlara döner

-Neden çok sevdiğimi şimdi anladınız mı?” der.


Ey benim Şahım, sığınağım,

Fazlı Rahmanım Ali !

Selam ey Şah-ı Merdan Ali!

Selam ey Fazl-ı Yezdan Ali!

(Seyyid Nesimi)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.