Kullandığın smileler gerçekten sinir bozucu, rica ediyorum bu saçmalığı bırak.
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Hristiyanlık ve İncil!!!
Hristiyanlık ve İncil!!!
Kullandığın smileler gerçekten sinir bozucu, rica ediyorum bu saçmalığı bırak.

Bu mesajınla beni haklı çıkarmışsın.Senle tartışmak vakit kaybı. Hem bunları yazıp hem İncil değişmedi diyorsun.Kafanda ki incil nasıl birşeyse artık. İçinde kul kelamının olması normalmiş sana göre.İsanın her söylediği Allah sözümü oluyor? Sen dediğim gibi git bunları fure gibi arkadaşlara kakala.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Aslında bir adam kendini batıl bir yolda feda edebilir mi? Eğer kişi şizofren ise gördüğü sanrılar sonucu hayatını feda edebilir.
Ancak sadece Pavlus değil 11 havaride aynı şekilde inandıkları ve ilan ettikleri şey için öldürüldüler (vazgeçip yaşamlarını kurtarabilecekken). Yani toplu delirmeye yol açacak bir kimyasal silah olmadığına göre ortada başka bir durum var.
Elçilerin İşlerini okuyan kişinin Pavlus'un Mesih İsa'nın kurduğu Kiliseden ve havarilerden ayrı ve aykırı davranmadığını, onlara aykırı öğretiler vermediğini açıkça görebilirler.
Yukarıda zaten Yeni Ahit ile Eski Ahit farkını belirtmiştim.İsanın Yeni Ahit’te Yasayı kaldırmasının teolojik açıklamasını az çok yazmaya çalıştım.Hristiyan olmadığım için pek doğru yazamamış olabilirim.Ama takıldığınız noktalar olursa lütfen sorun araştırmaktan çekinmeyeceğim.
HAVARİLERİN İŞLERİ 15:1-21 (Yeruşalim Konsili)
Yahudiye’den gelen bazı kişiler Antakya’daki kardeşlere, “Siz Musa’nın töresi uyarınca sünnet olmadıkça kurtulamazsınız” diye öğretiyorlardı.
Pavlus’la Barnaba bu adamlarla bir hayli çekişip tartıştılar. Sonunda Pavlus’la Barnaba’nın, başka birkaç kardeşle birlikte Yeruşalim’e gidip bu sorunu elçiler ve ihtiyarlarla görüşmesi kararlaştırıldı.
Böylece kilise tarafından gönderilenler, öteki uluslardan olanların Tanrı’ya nasıl döndüğünü anlata anlata Fenike ve Samiriye bölgelerinden geçerek bütün kardeşlere büyük sevinç verdiler.
Yeruşalim’e geldiklerinde inanlılar topluluğu, elçiler ve ihtiyarlarca iyi karşılandılar. Tanrı’nın kendileri aracılığıyla yapmış olduğu her şeyi anlattılar.
Ne var ki, Ferisi mezhebinden bazı imanlılar kalkıp şöyle dediler: “Öteki uluslardan olanları sünnet etmek ve onlara Musa’nın Yasası’na uymalarını buyurmak gerekir.”
Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar.
Uzunca bir tartışmadan sonra Petrus ayağa kalkıp onlara, “Kardeşler” dedi, “Öteki uluslar Müjde’nin bildirisini benim ağzımdan duyup inansınlar diye Tanrı’nın uzun zaman önce aranızdan beni seçtiğini biliyorsunuz.
İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh’u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.
Öyleyse, ne bizim ne de atalarımızın taşıyamadığı bir boyunduruğu öğrencilerin boynuna geçirerek şimdi neden Tanrı’yı deniyorsunuz?
Bizler, Rab İsa’nın lütfuyla kurtulduğumuza inanıyoruz; onlar da öyle.”
Bunun üzerine bütün topluluk sustu ve Barnaba’yla Pavlus’u dinlemeye başladı. Barnaba’yla Pavlus, Tanrı’nın kendileri aracılığıyla öteki uluslar arasında yaptığı harikalarla belirtileri tek tek anlattılar.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: “Kardeşler, beni dinleyin” dedi.
“Simun, Tanrı’nın öteki uluslardan kendine ait olacak* bir halk çıkarmak amacıyla onlara ilk kez nasıl yaklaştığını anlatmıştır.
Peygamberlerin sözleri de bunu doğrulamaktadır. Yazılmış olduğu gibi: ‘Bundan sonra ben geri dönüp, Davut’un yıkık konutunu yeniden kuracağım. Onun yıkıntılarını yeniden kurup Onu tekrar ayağa kaldıracağım.
Öyle ki, geriye kalan insanlar, Bana ait olan* bütün uluslar Rab’bi arasınlar. Bunları ta başlangıçtan bildiren Rab, İşte böyle diyor.’
“Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrı’ya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.
Ancak putlara sunulup murdar hale gelen etlerden, fuhuştan, boğularak öldürülen hayvanların etinden ve kandan sakınmaları gerektiğini onlara yazmalıyız.
Çünkü çok eski zamanlardan beri Musa’nın sözleri her kentte duyurulmakta, her Şabat Günü havralarda okunmaktadır.”
KİLİSE TARİHİNDEKİ İLK KONSİL AÇILIŞINI İLK PAPA AZİZ HAVARİ PETRUS YAPIYOR, SON SÖZÜ YERUŞALİM EPİSKOPOSU AZİZ HAVARİ YAKUP YAPIYOR VE ARADA PAVLUS'U KONUŞTURUYORLAR.
Ama Pavlus İsa'nın, İsa aracılığıyla Havarilerin öğretilerine ters bir öğreti vermiş olabilir mi deniliyor...Mantıklı mı?
Petrus’un ağızından olduğu iddia edilen br bölüm, Pavlus’un tanıklığını ve yazdıklarının Kutsal Yazı olduğunu doğruluyor.:
-Sevgili kardeşimiz Pavlus’un da kendisine verilen bilgelikle size yazdığı gibi, Rabbimiz’in sabrını kurtuluş fırsatı sayın. 16 Pavlus bütün mektuplarında bu konulardan böyle söz eder. Mektuplarında güç anlaşılan bazı yerler var ki, bilgisiz ve kararsız kişiler, öbür Kutsal Yazılar’ı olduğu gibi bunları da çarpıtarak kendi yıkımlarını hazırlıyorlar.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi