Ortaokula geldiğimde babam anneme demiş bu kız büyüdü elalemden ayıp saçını kapatsın. Çok zoruma gitmişti çünkü etrafımdaki arkadaşlarım kapalı değildi ben neden kapanacaktım ki hem kim için niye....Elalemden bananeydi benden de onlara ne..Keşke ozaman babam Allah öyle istiyor deyim Nur Suresi 31. ayeti okusaydı belki etkili olurdu. O zamanlar ablamlar namaz kılıyordu heves ettim bende başladım ..Insanın mümin olarak yetiştilrilmesi çok önemli o zaman ibadetten insan zevk alır yoksa ne için secdeye yatıp kalktığını bilmezsin tuzsuz yemek tadındadır namaz tıpkı benim ki gibi....
Liseyi evimden uzakta bir şehirde yatılı olarak kazandım...Onüç yaşındaki bir ergen için büyük bir olay bu. Özgürdüm beni denetleyen kimse yoktu.Okulun ilk günleri arkadaşlarımı gözlemlemekle geçti dar pantolonlar, boyalı saçlar, makyaj malzemeleri hiç ömrüm de görmediğim şeylerdı.. Her hafta sonu süslenir püslenir cafelere giderdik birilerinin beni beğenmesi hoşuma giderdi ve sonra da sigara..Özentiyle başladı, sigara içince kendimi büyümüş özel ve insanlar tarafından beğenildiğimi düşünürdüm. Bu arada yaptıklarım kalbimi rahatsız etmiyor değildi ama beni engelliyecek gibi değil di..Allahın varlığı aklımın köşesinden geçmiyordu..Keyfim yerindeydi tamda nefsimin kölesi olmuştum.
Atatürk hayranlığım o yıllarda başladı. Saatlerce büstün önünde saygı duruşunda durmak ve ağlamak, anıtkabir ziyaretleri coşku vericiydi. O herkesten üstündü bizi kurtarmıştı kadın olarak bize saygı duyulmasını sağlamıştı o saçma sapan siyah çarşaftan kurtarmıştı ve en önemlisi erkeklerle eşit olduk mükemmel değilmi. O olmasaydı biz şimdi düşman elindeydik.(Belkide bu halimden şeytanın elinde olmaktan daha iyi durumda olurdum) Çarşaflılardan iğrenirdim yazık bunlara ne haldeler beyinsizler derdim atamı tanımamış salaklar diye düşünürdüm.Tek hayalim atatürkçü bir öğretmen olup çocuklarımızı doğru yolda yetiştirmek..(Rabbim beni seviyormuş ki nasip etmedi.) O zamanlar okulda güzel imanlı ablalarda vardı onlar beni sevmişlerdi ve bana Allahın emirlerinden bahsetmişlerdi. Çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Perşembe geceleri Kuran okunur ve sabahları namaza kaldırırlardı. Bu küçücük dokunuşlar neler katmış bana şimdilerde anlıyorum.
Evlenirkende aradığım kişide namaz niyaz şartı yoktu ama biyerden okuyup, istihare namazı kılmıştım.Karmaşık bir kişilik değil mi? Allaha teslim olamamaktı benimkisi arafta kalmak gibi ne Allaha yakınsın ne de fani dünyaya. Neyse evlendim. Eşim köyde beni kapalı gördü büyük şehire geldi açıldı demesinler diye kapandım. Çok mutsuzdum bu ben değildim cahil bir salağa benziyordum olmadı açıldım. Eşim pek umursamadı zaten o da neden kapanmalıyım bilmiyordu derken günler geçti farkında olmadan bağlanmıştım eşarbıma demekki daha fazla açık olamadım geri kapandım buna kapanmak denirse..
Balkonda pantolon tişört saç açık,misafiri erkek kadın fark etmeden bu şekilde karşıla sokakta bir eşarp hafif uzun tunik. Bu zamanlarda karşı komşumla tanıştım o hep kapalıydı hiç açık dolaşmamış. Benimle arkadaş oldu o zamanlarda eşi benim için "Sen bununla mı arkadaşsın ne biçim kapalı bu."demiş.Hakkatten ben kapalımıydım düşündüm. Daha sonra arkadaşım böyle yapma balkona çıkarken tülbent tak erkeklerin karşısına açık çıkma ve dogru düzgün pardesü giy dedi.Kalbimde bir köşede yer etti bu sohbet..Bu arada küçük bir kızım oldu benim sorumluluğumda bir canlı.O bana nasibiyle geldi..
Kızım yedi aylık olmuştu ramazan ayının sekizinci gecesi bir rüya gördüm korkunçtu hala hatırlıyorum. Mahşerde hesap günündeydik ben eşim kızım korkunç haldeydim bitmişti herşey amel defterim boştu kaybetmiştim cehenmem beni bekliyordu çok pişmandım ama artık çok geçti ağlayarak uyandım. O gün akşama kadar secdede ağladım. Namazıma başladım inşallah bir daha bırakmamak üzere. Sonra kendime pardesü aldım eşim pek memnun olmadı ama Allahın emri daha öndeydi. Sonra Kuran öğrendim, kitaplar okudum arkadaşlarla sohbet ve din dersi aldık.Kendimi daha iyi hissediyordum artık.Yeniden doğmuş gibiydim sanki.
23 yaşında doğdum ben. Gözlerim kördü gördü, kulağım sağırdı duydu, dilim laldı kelimeyi şehadetle açıldı. Kalbim taşdı Allaha duyduğum muhabbetle eridi..Sevdayı öğrendim Rabbime peygamberime sevdalandım. Din kardeşlerimi sevmeyi onlar için endişelenmeyi öğrendim. Ne için yaratıldığımı öğrendim. Tabi bu uğurda yobaz cahil salak beyinsiz oldum onur vericiydi bu sözleri işitmek beni dahada imanlandırıyordu. Kalbim huzur buldu dünya derdinden kurtuldum eşya sevgisi, hırs,kıskançlık bunlardan arındığımı hissettim.
Şimdilerde simsiyah giyinen bacılarım varya bir zamanlar iğreniyordum şimdi onlara hayranım yolda gördüm mü gözlerimi onların peçelerinden alamıyorum imanları ve nefislerini yenmelerini kıskanıyorum.Daha yolun başındayım evlatlarımı küçük yaşta Allah aşkını aşılayarak yetiştirmeye çalışıyorum inşallah.Örtümü ilerletmeyi iyi bir mümin olmak için ne varsa yapmayı istiyorum. Bacılarım hiçbir şey için geç değil. Rabbim sonsuz affedici tevbe edip kapısına yönelelim ısrarla isteyelim zira Rabbimiz duada ısrarı sever. Zorluk görelim cefa çekelim Rabbim sevdiği kuluna musibet verirmiş duacı olsun yalvarsın diye, yalvarmasını severmiş.
Bacılarım düşünün Azrail as.gelmiş diyorki ; "Ey güzel ruh güzel bedenden çık salih bir müslüman olarak yaşadın ve öyle de öldün, Rabbin senden razı bak bu nimetlerle dolu cennet mekânı senin." Bundan başka ne istersin Rabbin senden razı..Lütfen kendimiz için evlatlarımız için bu uğurda çalışalım didinelim dosdoğru birer mümine olalım örtümüze dinimize sahip çıkalım.Görevin büyüğü biz annelerde çünkü imanlı nesili biz yetiştireceğiz, iyi öğrencilerimizin olmasını istiyorsak bizler iyi öğretmenler olmak zorundayız…
Esselamualeykum
Ummu Başak'ın Annesi
