قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ لَمْ يَشْكُرِ الْقَلِيلَ لَمْ يَشْكُرِ الْكَثِيرَ وَمَنْ لَمْ يَشْكُرِ النَّاسَ لَمْ يَشْكُرِ اللهَ. اَلتَّحَدُّثُ بِنِعْمَةِ اللهِ شُكْرٌ وَتَرْكُهَا كُفْرٌ وَالْجَمَاعَةُ رَحْمَةٌ وَالْفُرْقَةُ عَذَابٌ. (حم)
“Aza şükretmeyen kimse, çoğa da şükretmez.
İnsanlara teşekkür etmeyen Allâhü Teâlâ’ya da şükretmez.
Allâhü Teâlâ’nın nimetlerini konuşmak şükürdür, ni’metleri konuşmayı terketmek ise nankörlüktür.
(Ehl-i Sünnet ve) Cemâat rahmet, tefrika (Ehl-i Sünnet’ten ayrılmak) azabdır.”
(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.