You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Her bid,at bir sapıklıktır

Her bid,at bir sapıklıktır

Forumcu
Her bid,at bir sapıklıktır
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; Sonradan ortaya çıkartılan işlerden alabildiğine sakınınız Çünkü her bid,at bir sapıklıktır. İbn Ebi Asım es-Sünne 1.19 Hadis.31 el-Elbani bu hadis hakkında şöyle demektedir; İsnadı Sahih,tir ravilerinin hepsi sikadır Ayrıca Ebu Davud Tirmizi İbn Mace Ahmed ve Hakim de bu hadisi rivayet etmiştir.

İbn Me,sud Ubeyd b Ka,b ve başkaları şöyle demişleridir; Sünnette iktisat –orta halli sünnete uymak- bid,atlerden olanca gayreti ortaya koymaktan hayırlıdır. Darimi 1-72 Beğavi Şerhu,s-Sünne.1.208

İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle demiştir; İnsanların bir bid,at ortaya koymadıkları bir sünneti öldürmedikleri bir yıl geçmiyor. Nihayet bid,atler hayat buluyor sünnetler ölüyor. İbn Vaddah el-Bi,da.s.38

Gudayf b el-Haris şöyle demektedir; Bir bid,at ortaya çıktı mı mutlaka sünnetten onun bir benzeri terk edilir. Eş-Şerhu ve,l-İbane.s.143

Ebu İdris el-Havlani şöyle demektedir; Bir ümmet dininde bir bid,at ortaya koydumu mutlaka Allah ondan dolayı onların üzerinden bir sünneti kaldırır. İbn Vaddah el-Bi,da.s.36

Fudayl b İyad şöyle demiştir; Yetiştiğim hayırlı bütün insanlar sünnete bağlı kimseler idiler ve bid,at sahibi kimselerden uzak kalmayı emrediyorlardı. İbn Batta eş-Şerhu ve,l-İbane.s.153

Sufyan es-Sevri şöyle demiştir; Sünnete uy ve bid,ati terk et.el-Beğavi Şerhu,s-Sünne.1.217



Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 31-12-2013, Saat:09:44 AM, Düzenleyen: Ehli_Hadis.
Kavgaci
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
Asl bidat sizsiniz!

İmam Şafi şöyle diyor: İşlerden ihdas olan şeyler 2
misaldir.Birincisi : Kitap,Sünnet,Eser ve İcmaya
muhalif olaarak ihdas edilen şeylerdir.İşte bu
Bida'tu'd Dalaledir.(Kötü olan Bid'attır)
İkincisi de : Yine bunlardan hiçbirine muhalif olmayan
hayırlı olarak ihdas edilen şeylerdir.İşte bu kötü ihdas
değildir(İyi bid'attır)
Peki iyi bid'atlara örnek verir misiniz?
ﺇِﺣْﺪَﺍﺙُ ﺍﻟْﻤَﺪَﺍﺭِﺱِ ﻭَﻛُﻞُّ ﺇِﺣْﺴَﺎﻥٍ ﻟَﻢْ ﻳُﻌْﻬَﺪْ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻌَﺼْﺮِ ﺍﻟْﺄَﻭَّﻝِ
Örnek olarak : Medrese yapımı , İlk asırda bilinmeyen
her iyilik
(iyi bid'at)'a örnektir.
ﻟَﻴْﺲَ ﻓِﻴﻪِ ﻣُﺨَﺎﻟَﻔَﺔٌ ﻟِﻜِﺘَﺎﺏٍ ﻭَﻟَﺎ ﺳُﻨَّﺔٍ ﻭَﻟَﺎ ﺃَﺛَﺮٍ ﻭَﻟَﺎ ﺇِﺟْﻤَﺎﻉٍ
(Mevlid hakkında) ne Kuranda ne Sünnette ne eserde
ne de icma'da muhalefet(anlaşmazlık,terslik) yoktur.
ﻓَﻬِﻲَ ﻏَﻴْﺮُ ﻣَﺬْﻣُﻮﻣَﺔٍ ﻛَﻤَﺎ ﻓِﻲ ﻋِﺒَﺎﺭَﺓِ ﺍﻟﺸَّﺎﻓِﻌِﻲِّ
Zira o İmam Şafî'nin dediği gibi ğayri mezmume(kötü
olmayan bid'at)'dir.
ﻓَﻬُﻮَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒِﺪَﻉِ ﺍﻟْﻤَﻨْﺪُﻭﺑَﺔِ
Böylece Mevlid Bidai Mendube'dir.(Güzel
bid'atlardandır)
ﺇِﻥَّ ﻭِﻟَﺎﺩَﺗَﻪُ ﺻَﻠَّﻰ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَﺳَﻠَّﻢَ ﺃَﻋْﻈَﻢُ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ
Doğrusu Resulullah(sav)'in doğumu bizim için en
büyük ni'mettir.
ﻭَﻭَﻓَﺎﺗَﻪُ ﺃَﻋْﻈَﻢُ ﺍﻟْﻤَﺼَﺎﺋِﺐِ ﻟَﻨَﺎ ،
Ölümü de bizim en için en büyük musibettir.
ﻭَﺍﻟﺸَّﺮِﻳﻌَﺔُ ﺣَﺜَّﺖْ ﻋَﻠَﻰ ﺇِﻇْﻬَﺎﺭِ ﺷُﻜْﺮِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ ﻭَﺍﻟﺼَّﺒْﺮِ ﻭَﺍﻟﺴُّﻜُﻮﻥِ ﻭَﺍﻟْﻜَﺘْﻢِ ﻋِﻨْﺪَ
ﺍﻟْﻤَﺼَﺎﺋِﺐِ
Şeri'at da ni'metlere şükür göstermeye,musibetlerde
de ,
sabra ,sukuna ve ketme çağırıyor.
ﻭَﻗَﺪْ ﺗَﻜَﻠَّﻢَ ﺍﻟْﺈِﻣَﺎﻡُ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺑْﻦُ ﺍﻟْﺤَﺎﺝِّ ﻓِﻲ ﻛِﺘَﺎﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤَﺪْﺧَﻞِ ﻋَﻠَﻰ ﻋَﻤَﻞِ
ﺍﻟْﻤَﻮْﻟِﺪِ
ﻭَﻛَﺎﻥَ ﻳَﺠِﺐُ ﺃَﻥَّ ﻳُﺰَﺍﺩَ ﻓِﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩَﺓِ ﻭَﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ ﺷُﻜْﺮًﺍ ﻟِﻠْﻤَﻮْﻟَﻰ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﺎ ﺃَﻭْﻟَﺎﻧَﺎ
ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ ﺍﻟْﻌَﻈِﻴﻢَ
İmam Ebu Abdullah b. Hac Mevlid hakkında şöyle
diyor: Büyük ni'metlerden olan Mevlid gününde bizim
için evla olan Allah rızası için ibadetler,hayır,şükür
arttırılmalı.
İmam Suyutî,El-Hâvî Lil-Fetevâ,227/1
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-04-2014, Saat:12:37 AM, Düzenleyen: RuhAdam.
Forumcu
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
Abdullah b. Ömer (Radıyallahu anh) şöyle demiştir ; “Her ne kadar insanlar (bazılarını) güzel görse de, her bid’at bir sapıklıktır.” (el-Mervezi es-Sünne 24/70 ; İbn Batta el-İbâne 205 ;el-Lâlekâî 126..)

İbnu’l Macisun, İmam Malik b. Enes’i şöyle derken işittiğini söyler ; “Kim İslam’da bir bid’at ihdas edip onu güzel görürse o, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)’in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü Allah Teala şöyle buyuruyor ; ‘Bugün size dininizi ikmal ettim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve din olarak sizin için İslam’ı seçtim.’ Öyleyse o gün din (den) olmayan şey bugün de din (den) olamaz.(el-İ’tisâm, 1/64-65)

İbn Receb şöyle demiştir ; “Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve sellem)’in ‘her bid’at bir sapıklıktır’ sözü özlü –kapsamlı- sözlerdendir. Öyle ki hiçbir bid’at onun kapsamı dışında kalmaz. O, İslam’ın temel esaslarından büyük bir esastır.(Câmi’u’l - Ulûm ve’l Hikem 2/128, 28 nolu hadisin şerhi)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kavgaci
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
Siz mevlide de bid'at diyorsunuz o zaman bknz:

وَقَدْ تَكَلَّمَ الْإِمَامُ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ بْنُ الْحَاجِّ فِي كِتَابِهِ الْمَدْخَلِ عَلَى عَمَلِ الْمَوْلِدِ
وَكَانَ يَجِبُ أَنَّ يُزَادَ فِيهِ مِنَ الْعِبَادَةِ وَالْخَيْرِ شُكْرًا لِلْمَوْلَى عَلَى مَا أَوْلَانَا بِهِ مِنْ هَذِهِ النِّعَمِ الْعَظِيمَ

İmam Ebu Abdullah b. Hac Mevlid hakkında şöyle diyor: Büyük ni'metlerden olan Mevlid gününde bizim için evla olan Allah rızası için ibadetler,hayır,şükür arttırılmalı.

İmam Suyutî,El-Hâvî Lil-Fetevâ,227/1



Her Bidat sapıklık değildir.İyi Bidat vardır kötü Bidat vardır.

Nitekim İmam Şafi şöyle diyor: İşlerden ihdas olan şeyler 2 misaldir.Birincisi : Kitap,Sünnet,Eser ve İcmaya muhalif olaarak ihdas edilen şeylerdir.İşte bu Bida'tu'd Dalaledir.(Kötü olan Bid'attır)
İkincisi de : Yine bunlardan hiçbirine muhalif olmayan hayırlı olarak ihdas edilen şeylerdir.İşte bu kötü ihdas değildir(İyi bid'attır)




وجاء عن الشافعي أيضا ما أخرجه البيهقي في مناقبه قال " المحدثات ضربان

İbn Hacer bu rivayeti , Fethul Bari adlı eserinde ''Kitabul İ'tisam''da ''Babul İktidai Bisuneni Resulillah sav'' de nakletmiştir.(İbn Hacer,Fethul Bari,Cilt:13 Sayfa:253)



Suyutî de Mevlidi savunarak bu rivayeti nakletmiştir.(El,Havi Lil Fetevâ,Cilt:1 sayfa:225)

Beyhakî'nin Sünenul Kubra adlı eserinde kayıtlıdır.(El-Medhal İlas' Sunenil Kubra,Cilt:1 Sayfa:206)


Ek olarak:



İbn Hacer yine şu nakli yapar: Seyyiduna Abbas Ebu Leheb’i ölümünden 1 yıl sonra rüyasında gördüğünü anlatır. Onu çok kötü bir halde görür ve o şu açıklamayı yapar:
‘Sizden ayrıldığımdan beri, pazartesileri hafiflemesi dışında azabım hiç dinmedi.’

Azabı ne sebeple pazartesileri azalıyordu?

Seyyiduna Abbas’ın açıklamasına göre:
‘Hakikaten de Peygamber(sallAllahu aleyhi vesellem) pazartesi günü doğmuştu. Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe onu müjdelemişti ve o sevinçle cariyesini azad etti. Bu nedenle Allah her pazartesi azabını hafifletir.’ (Fethul Bari Şer ul Buhari 9:145)

وَقَدْ سُئِلَ شَيْخُ الْإِسْلَامِ حَافِظُ الْعَصْرِ أبو الفضل ابن حجر عَنْ عَمَلِ الْمَوْلِدِ ، فَأَجَابَ بِمَا نَصُّهُ : أَصْلُ عَمَلِ الْمَوْلِدِ بِدْعَةٌ لَمْ تُنْقَلْ عَنْ أَحَدٍ مِنَ السَّلَفِ الصَّالِحِ مِنَ الْقُرُونِ الثَّلَاثَةِ ، وَلَكِنَّهَا مَعَ ذَلِكَ قَدِ اشْتَمَلَتْ عَلَى مَحَاسِنَ وَضِدِّهَا ، فَمَنْ تَحَرَّى فِي عَمَلِهَا الْمَحَاسِنَ وَتَجَنَّبَ ضِدَّهَا كَانَ بِدْعَةً حَسَنَةً وَإِلَّا فَلَا ، قَالَ : وَقَدْ ظَهَرَ لِي تَخْرِيجُهَا عَلَى أَصْلٍ ثَابِتٍ وَهُوَ مَا ثَبَتَ فِي الصَّحِيحَيْنِ مِنْ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَدِمَ الْمَدِينَةَ فَوَجَدَ الْيَهُودَ يَصُومُونَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ ، فَسَأَلَهُمْ فَقَالُوا : هُوَ يَوْمٌ أَغْرَقَ اللَّهُ فِيهِ فرعون وَنَجَّى مُوسَى فَنَحْنُ نَصُومُهُ شُكْرًا لِلَّهِ تَعَالَى ، فَيُسْتَفَادُ مِنْهُ فِعْلُ الشُّكْرِ لِلَّهِ عَلَى مَا مَنَّ بِهِ فِي يَوْمٍ مُعَيَّنٍ مِنْ إِسْدَاءِ نِعْمَةٍ أَوْ دَفْعِ نِقْمَةٍ ، وَيُعَادُ ذَلِكَ فِي نَظِيرِ ذَلِكَ الْيَوْمِ مِنْ كُلِّ سَنَةٍ ، وَالشُّكْرُ لِلَّهِ يَحْصُلُ بِأَنْوَاعِ الْعِبَادَةِ كَالسُّجُودِ وَالصِّيَامِ وَالصَّدَقَةِ وَالتِّلَاوَةِ ، وَأَيُّ نِعْمَةٍ أَعْظَمُ مِنَ النِّعْمَةِ بِبُرُوزِ هَذَا النَّبِيِّ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ ؟ وَعَلَى هَذَا فَيَنْبَغِي أَنْ يُتَحَرَّى الْيَوْمُ بِعَيْنِهِ حَتَّى يُطَابِقَ قِصَّةَ مُوسَى فِي يَوْمِ عَاشُورَاءَ ، وَمَنْ لَمْ يُلَاحِظْ ذَلِكَ لَا يُبَالِي بِعَمَلِ الْمَوْلِدِ فِي أَيِّ يَوْمٍ مِنَ الشَّهْرِ ، بَلْ تَوَسَّعَ قَوْمٌ فَنَقَلُوهُ إِلَى يَوْمٍ مِنَ السَّنَةِ ، وَفِيهِ مَا فِيهِ . فَهَذَا مَا يَتَعَلَّقُ بِأَصْلِ عَمَلِهِ .

وَأَمَّا مَا يُعْمَلُ فِيهِ فَيَنْبَغِي أَنْ يُقْتَصَرَ فِيهِ عَلَى مَا يُفْهِمُ الشُّكْرَ لِلَّهِ تَعَالَى مِنْ نَحْوِ مَا تَقَدَّمَ ذِكْرُهُ مِنَ التِّلَاوَةِ وَالْإِطْعَامِ وَالصَّدَقَةِ وَإِنْشَادِ شَيْءٍ مِنَ الْمَدَائِحِ النَّبَوِيَّةِ وَالزُّهْدِيَّةِ الْمُحَرِّكَةِ لِلْقُلُوبِ إِلَى فِعْلِ الْخَيْرِ وَالْعَمَلِ لِلْآخِرَةِ ، وَأَمَّا مَا يَتْبَعُ ذَلِكَ مِنَ السَّمَاعِ وَاللَّهْوِ وَغَيْرِ ذَلِكَ فَيَنْبَغِي أَنْ يُقَالَ : مَا كَانَ مِنْ ذَلِكَ مُبَاحًا بِحَيْثُ يَقْتَضِي السُّرُورَ بِذَلِكَ الْيَوْمِ لَا بَأْسَ بِإِلْحَاقِهِ بِهِ ، وَمَا كَانَ حَرَامًا أَوْ مَكْرُوهًا فَيُمْنَعُ ، وَكَذَا مَا كَانَ خِلَافَ الْأَوْلَى . انْتَهَى

Şeyhülislam ve muhaddis, İbni Hacer Askalanî’ye, Peygamber Efendimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğum gününde onu anmak hakkında ne düşündüğünü sordular, şu şekilde cevap verdi:

Peygamber Efendimizi (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğum gününde anmak, ilk üç asrın takva sahibi müslümanlarının yapmadığı bir icattır. Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) anılması, salih ve batıl özellikler taşıyabilir. Eğer Peygamberiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) anıldığında, salih ve şer’an uygun bir şekilde anılır, ve batıl bir şekilde anılmazsa, bu noktalara dikkat edilirse, o zaman bu icat, takdire değer bir icattır, bu noktalara dikkat edilmezse, o zaman bu takdir edilmez bir icattır.

Bu konuda bir sahih hadis dikkatimi çekti: Peygamberimiz(sav) bir gün medineye gitti, ve orada yahudilerin, Muharrem ayının 10’unda oruç tuttuklarını gördü’ [Husnu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 63]

Ve onlara niye oruç tuttuklarini sordu, onlar da: “Allah bu günde firavunu boğdu ve Musa’yı (aleyhi’s-selam) kurtardı, Allah’a şükretmek için bu günde oruç tutuyoruz” dediler. Bu bize, belirli bir günde, Allah’ın bizlere verdiği nimet ve bizleri bir beladan kurtardığından dolayı, o günde bunu kutlamanın caiz olduğunu gösterir.

Kuran okuyarak, oruç tutarak veya sadaka vererek kutlanılır. Böyle bir gün (aşûre) kutlanırda Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğumu kutlanmaz mı? Buraya bakarak aşûre gününü kutlamanın caiz olduğunu görüyoruz, yukarıdaki olayı görmezden gelenler aşûreyi kutlamanın caiz olmadığını sanarlar, bazıları da bu günü yılın başka bir gününe taşıdılar. [Husnu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 64]

Başka bir hadise bakarak mevlidin caiz olduğunu gördüm (yukarıdaki, aşure hakkındaki hadisten başka).

Beyhaki’de, Enes’in (radiallahu anhu) naklettiği hadiste, Peygamberimiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) buyurduki: “Peygamberimiz kendisine peygamberlik geldikten sonra, kendisi için bir akika kurbanı kesti”. Dedesi Abdulmuttalib, doğumundan 7 gün sonra bir akika kurbanı kestiği söyleniyor, ve akika tekrarlanmaz. Bundan dolayı Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) kurbanı kesmesinin nedeni şükürdür, ümmetinin şerefi içindir. Bizimde onun doğumunu kutlamamız önerilmiştir, O’nun doğumuna şükretemek için, kardeşlerimize yedirerek, salih amel işleyerek ve sevinerek.

Bu hadis önceden bahsedilen hadisi doğruluyor (Pazartesi peygamberimizin doğum günüdür ve peygamberlik yıldönümüdür).

[Husnu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 64-65]


Ayrıca :


İbn Teymiyye Mevlid hakkında

''Mevlîd’i kutlamak ve onu her sene tekrarlayan dîni firsat olarak alinirsa, bazilarin yapigi gibi, iyi niyetinden ve Peygmaber’e seref verildigi için onda büyük bir sevâp var '' demektedir.(Iktida’ es-sirât el-Mustakîm, sayfa 269)
---


Halid b. Velid(ra) adlı Sahabiye:

''Bize Resulullah'ı anlat'' dediklerinde

''Onu anlatmak mümkün müdür?'' demiş.

Israr ettiklerinde şu veciz ifadeyi kullanmış :

Gönderilen , Gönderenin kadru kıymetince olur''(Yani Yâni gönderen, Âlemlerin Rabbi olduğuna göre, gönderilenin şânını, var sen hesâb et!..)


Münâvî, V, 92/6478; Kastalânî, Mevâhib-i Ledünniyye Tercümesi, İstanbul 1984, s. 417.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 19-04-2014, Saat:06:25 PM, Düzenleyen: RuhAdam.
Forumcu
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
Değerli âlim Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) kendisine Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın hükmü sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gece kesin olarak bilinmemektedir. Aksine günümüzdeki bazı tarihçiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecenin Rebiu’l-Evvel ayının 9. gecesi olduğunu söylemektedirler. O halde Rebiu’l-Evvel ayının 12. gecesi yapılan kutlamanın tarihi yönden hiçbir dayanağı yoktur.

Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın dini yönden de hiçbir dayanağı yoktur. Çünkü Mevlid-i Nebevi’yi kutlamak, Allah’ın dininden olmuş olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı veya ümmetine bunu bildirirdi. Eğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmış veya ümmetine bildirmiş olsaydı, bu kutlama, günümüze kadar hadis kitaplarında korunmuş olurdu.

Çünkü Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Zikr’i (Kur’an’ı) kesinlikle biz indirdik ve onu elbette biz koruyacağız.”

Hicr 9

Hadislerde, Allah-u Teâlâ tarafından âlimler vasıtası ile korunmaktadır.

Mevlid-i Nebevi diye bir şey olmadığına göre, bu kutlamanın Allah’ın dininden olmadığı anlaşılmış oluyor. Allah’ın dininden olmadığına göre, bizim Mevlid-i Nebevi ile Allah-u Teâlâ’ya ibâdet etmemiz ve O’na tevessülde bulunmamız asla câiz değildir.

Allah-u Teâlâ, rızasına ulaşmamız için bize belli bir yol tayin etmişse ki bu yol Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirmiş olduğu dindir. Allah’ın kulları olduğumuz halde, O’nun rızâsına ulaşmamız için kendi yanımızdan bir yol çıkarmamız nasıl câiz olsun?

Allah’ın Dininden olmayan bir şeyi O’nun dinine yerleştirmek olan bu hareket, Allah-u Teâlâ’nın hakkına yapılan bir tecâvüzdür. Yine bu hareket, Allah-u Teâlâ’nın şu sözünü yalanlamayı içerir. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Bugün size dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslâm’ı seçtim.”

Mâide 3

Biz deriz ki, eğer bu kutlama dinin kemâlinden olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefâtından önce olması gerekirdi. Dinin kemâlinden değilse, bu takdirde dinden olması mümkün değildir. Çünkü Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Bugün size dininizi kemâle erdirdim.”

Mâide 3

Herkim, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefâtından sonra ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu kutlamanın dinin kemâlinden olduğunu iddiâ ederse, onun bu sözü yukarıdaki âyeti yalanlamayı içerir.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamak, bid’at ve haramdır. Üstelik bu kutlamada ne şeriatın, ne hissin, ne de aklın onaylamadığı büyük çirkinlikler olduğunu işitmekteyiz.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlar, içerisinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında aşırıya giden kasideleri, nağmelerle söylemektedirler. Öyle ki bu kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i Allah’tan daha büyük bir hale getirmişlerdir. Biz bu durumdan Allah’a sığınırız.

Yine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlardan kimisinin akılsızlıklarını ve saçmalıklarını işitmekteyiz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu kıssayı okuyan mevlidhân;

“Mustafa dünyaya geldi” dediği anda herkes tek kişinin ayağa kalktığı gibi ayağa kalkarak;

“Şu anda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in rûhu aramıza geldi, ona saygı göstermek için ayağa kalkalım” demektedirler. Bu hareket, aptallığın ve akılsızlığın tâ kendisidir.

Bu kimselerin ayağa kalkmaları ibadetten değildir. Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görürdü.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, insanlar içerisinde onu en çok sevenler olmalarına ve onu bizden daha fazla yüceltmelerine rağmen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta olduğu halde kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görmesinden dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için ayağa kalkmadıklarına göre, uydurma hayallerle ayağa kalkan bu insanlara ne demeli?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlama bid’atı, asırların en hayırlısı olan ilk üç asır yani sahâbe, tâbiin ve tebei tâbinin dönemi geçtikten sonra meydana gelmiştir. Üstelik bu bid’atla birlikte dinin esasıyla ters düşen bu çirkin şeyler meydana gelmiştir. Bunun yanında erkeklerle kadınların birbirine karışması gibi daha başka çirkin şeyler meydana gelmiştir.

Muhammed bin Salih el-Useymin’in fetvâ ve risâleleri 2/298, 300

Abdullah b. Ömer (Radıyallahu anh) şöyle demiştir ; “Her ne kadar insanlar (bazılarını) güzel görse de, her bid’at bir sapıklıktır.” (el-Mervezi es-Sünne 24/70 ; İbn Batta el-İbâne 205 ;el-Lâlekâî 126..)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 20-04-2014, Saat:11:59 PM, Düzenleyen: Ehli_Hadis.
Cezalı Üye
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
bu tür kutlamaları dini kural gibi gösterenler ve kutlamayanları eleştirenler yanlışta olsada , bu tür kutlamaları yapanları sapıklıkla itham edenlerde yanlıştadırlar . bu tür şeyler din kuralı olmadığı bilinerek ve insanları zorlamaya maruz bırakmadan yapanlar , bunu din kuralı gibi göstermeyenler neden kötü bişey yapmış olsunlarki . sonuçta canları böyle istemiş ve peygamberin doğum gününü kendilerince kutlamışlardır , onu anmak istemişlerdir ; buna dair kuranda bir yasakta olmadığına göre , kim ne yaparsa yapsın kimseyi ilgilendirmez diye düşünüyorum . hı bu kutlamaları din kuralı gibi gösterip , kutlamayanları kınıyorlarsa o zaman başka tabi , bunu dini bir kuralı gibi gösterenlere karşı çıkmalıyız elbette , çünkü böyle bir dini kural yoktur fakat dini kural saymadan çeşitli anma günleri düzenleyenlerinde kötü bişey yaptığını düşünmüyorum .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-04-2014, Saat:12:34 AM, Düzenleyen: sedatsedat.
Forumcu
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
Hz. Aişe (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

"Kim bizim şu işimizde (dinimizde), ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse, o, reddedilmiştir.Buhari, Sulh, 5; Buyu’, 60; Müslim, Akdiye, 17-18; İbn Mâce, Mukaddime, 1

İbn Receb el-Hanbeli Camıu,l ulum vel Hikem adlı eserinde bu hadisi zikrettikten sonra şöyle der; Bu hadis islam temellerinden büyük bir asıldır, ameller için zahirinde ölçüdür. Allahın rızası istenmeden yapılan amelin amiline sevab olmadığı gibi Allah ve rasulünün emri üzere olmayan amelde işleyene reddolunur, Allah ve rasulünün izin vermediği hususta dinde kim bir şey ortaya çıkarırsa o dinden değildir.

İmam Şatibi el-İtisam adlı eserinde der ki; Şeriat, eksiklik ve fazlalığa tahammülü olmayan bir mükem­mellikte gelmiştir. Çünkü Allah Teala bu konuda şöyle buyurmak­tadır:

Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı beğendim Maide: 3

ibn Mâce Yahya ibn Ehi'l-Muta'dan şöyle dediğini rivayet eder: Ben İrbad İbn Sâriye'den şöyle dediğini işittim: "Bir gün Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bize gözleri yaşartan, kalpleri yerinden oynatan son derece güzel ve etkili bir öğüt verdi.

Biz dedik ki:

Ya Rasulallah! Sanki bu bize veda eden birinin öğüdü gibi geldi. Eğer öyle ise bize bir tavsiyede bulun.
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

"Size Allah'tan korkmanızı, dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Başınıza yönetici olarak bir köle bile geçse ona itaat etmelisiniz. Çünkü benden sonra yaşayanlar pek çok ihtilaflar göreceklerdir. Onun için benim sünnetime, hidayete ermiş, doğru yolda olan raşid halifelerin sünnetine benden sonra sımsıkı sarılın. Azı dişlerinizle' sımsıkı tutun. Sonradan icad edilmiş (İslam'a aykırı) işlerden uzak durun. (Çünkü sonradan icad edilmiş her şey bid'attir.) Her bid'at da dalalettir (sapıklıktır)

Bu hadisi şu kaynaklar rivayet etmiştir: Ahmed, Müsned, 4/126, 127; Ebû Dâvud, K. Sünne. B. Lüzûmü's-Sünne h.no:4607; Tirmizi, K. İlim, h.no: 2676 (Tirmizi, hadisin hasen-sahih oldu­ğunu söyledi); Dârimi, Ebu Âsim yoluyle, c.l, s.44, îbn Mâce, Mukaddime, 42,43 (Abdurrahman ibn Amr es-Sülemi yoluyle).

Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ölmeden önce din ve dünya işi konu­sunda" ihtiyaç duyulan her şeyi açıkladığı kesindir. Bu konuda ehl-i sünnet arasında farklı görüşte olan hiç kimse yoktur.

Hal böyle olunca bid'atçi sanki lisan-ı hal ile şöyle der gibidir:

"Şeriat tamam olmamıştır. Şeriatta telâfi edilmesi/düzeltilmesi gere­ken şeyler vardır veya bunlar düzeltilse daha iyi olur."

Çünkü o şeriatın hiçbir yönden eksiğinin olmadığına, tam ve mükemmel olduğuna inanmış olsaydı bid'at çıkarmaya ve onu düzeltmeye kalkış­mazdı. Böyle bir şey söyleyen kimse sırat-ı müstakimden sapmış olur.İmam Şatıbi, el-İ’tisam Kitap Dünyası Yayınları: 1/57-64.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Her bid,at bir sapıklıktır
sonradan çıkan herşey bidattir demek , din kuralı sayılan şeyler için geçerli olduğu ortada ; trafik kuralları sonradan çıktı , hangi ayette yazıyor ? bilgisayarda kullanma o zaman sonradan çıktı çünkü , köprü yapma o zaman , sonradan çıktı , baraj yapma , sonradan çıktı ; arkadaşım saçma sapan konuşmayın , sonradan çıkan herşeyin yalış olduğunu söyleyenler asıl saçmalıyorlar , sonradan din kuralı çıkaranlar yanlıştadır deseniz neyse ona lafım olmaz fakat peygamberin doğum gününü kutlasın ve ansınlar onu ne var yani bunda , ne güzel etkinlikler yapsınlar kimi ne ilgilendirir , bunun dinle v.s. ilgisi yok ........ hıı şunda haklısınız ; eğer bu tür şeyleri din kuralı olduğu için yapıyoruz deyip , insanlara dini baskı yapıyorlarsa , yapyanları kınıyorlarsa , din kuralıdır bu diyorlarsa bende karşıyım buna fakat insanlar kendilerince peygamberi anıyorsa , etkinlik düzenliyorlarsa bu kimseyi ilgilendirmez , isteyen yapar , isteyende yapmaz ; böyle bir kuralda yok , yasakta yok , peygamberi anmayın diye bir yasakmı var kuranda ?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-04-2014, Saat:01:06 AM, Düzenleyen: sedatsedat.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.