Allah herşeyin asıl sahibidir. Bütün canlıların ihtiyaçları olan herşeyi Allah yaratır. Kutuplarda yaşayan bir canlı da, ormanlarda yaşayan ya da denizlerde yaşayanlar da Allah'ın kendileri için yarattığı vücutlar sayesinde yaşamlarını sürdürürler. Allah bizim için de sayısız nimet yaratır. Ailemiz, arkadaşlarımız, mükemmel çalışan bedenimiz, nefes almamızı sağlayan hava kısacası herşey bizim için özel olarak yaratılır.
Allah bu saydıklarımızı bize bir nimet olarak yaratmıştır. Yani aslında sizin önünüze konan yemeği Allah gönderir. Sonra bu yemeği yiyebilmenizi de Allah sağlar. Bunu biraz düşünün. Eğer dişleriniz olmasaydı yediklerinizi nasıl çiğneyip yutardınız? Mideniz olmasaydı besinleri nasıl öğütürdünüz? Sindirim sisteminiz olmasaydı yemeğin olması bir işe yarar mıydı? Elbette ki yaramazdı.
Allah Rızık Verendir
Demek ki, bizim güzel yemekler yiyip beslenebilmemiz Allah'ın izniyle gerçekleşmektedir. Bize bütün nimetleri veren Allah'tır. Bu nedenle oluşmasını istediğimiz bir olay veya elde etmek istediğimiz bir şey olduğunda bunu kendisinden isteyeceğimiz tek varlık Allah'tır. Dolayısıyla biz de her istediğimizi Rabbimize dua edip istemeliyiz.
Bu konuyu daha iyi anlayabilmeniz için bir örnek daha verelim:
Örneğin ışığı yakmak için düğmeye basarsınız. Şimdi ışığı düğme meydana getirdi denebilir mi? Tabii ki hayır. Düğme sadece bir araçtır. Elektriği ileten kablolar da öyle. Allah dünyada bir olayı meydana getirirken hep başka bir şeyi aracı olacak şekilde düzenlemiştir. Suyu yaratmıştır. Barajlarda su aracılığı ile elektrik üretilir. Kablolar elektriği taşır. Ampul ışığa dönüştürür. Ama aslında ışığı Allah yaratmaktadır. Rabbimiz isterse bunların hiçbiri olmadan da ışığı var eder. Ama Allah, bizim aklımızı kullanıp düşünerek, vicdanımızı harekete geçirerek Kendisine yönelmemizi ister. Bu şekilde, aklımız, düşünme yeteneğimiz artarak gerçekleri daha iyi anlayabiliriz.