You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
hayvanlar alemi
YÖNETİM DİŞİ KARINCADA



"Karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca: 'Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin… Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi kırmasın!' dedi" (27 Neml Suresi 18)

Oxford Üniversitesi’nden Jeremy Thomas, karıncaların kraliçe karıncadan yapacakları işlere dair sesli emir aldıklarını ispatladı ve bu sesleri kaydetmeyi başardı. Kraliçenin sesi duyulduğunda işçi karıncaların antenleri havada ve çeneleri açık, saatlerce hareketsiz ve hazırolda beklediklerini kaydetti. Emri veren dişi bir karıncaydı yani kraliçe karınca.

Ayrıca karıncalar dünyasında dışarıda yiyecek arayan ya da savunma görevini üstlenenler sadece kısır dişi karıncalardır. Erkekler yuvada çiftleşmekten başka bir iş yapmazlar ve bunun ardından ölürler. Erkek karıncalarda kanatlı olabileceği için kraliçe ile kolayca karıştırılabilirler.

Kuran-ı Kerim’in mucizesi karıncaların seslenerek haberleşmesi ve bu haberleşmenin yine dişiler arasında olduğunu hatta emir komuta zincirinde dişi olanın en üstte olduğunu ifade etmesidir. Ayrıca ordu üzerinden geçerse “ezilirsiniz” yerine “sert cisimler için kullanılan “kırılmak” kelimesinin kullanılması da çok dikkat çekicidir. Çünkü karıncaların vücutları bir kristal ya da camı andırır. Ezilmez; kırılarak ölür ya da sakat kalırlar.

Karıncaların sesli haberleştikleri, dışarıda çalışıp, uyarı veya emir verebilecek karıncanın dişi karınca olduğunu ve karıncaların ezilmeyen fakat kırılgan bir bedene sahip olduğu asla 1400 yıl önce bilinemez ya da tahmin bile edilemezdi.

Neml suresinde geçiyor:

Neml /karınca

حَتّٰى اِذَا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
(27 Neml,18)

Bu âyette:
1. Karınca isim olarak müennes (dişil) kullanılmış ona ait söyledi fiili müennes gelmiş
2. Karınca (cins isim olarak) müzekker kullanılmış ve buna hitaben yuvalarınıza giriniz emri müzekker gelmiş, ordu sizi ezip parçalamasın cümlesinde karıncalara ait siz zamiri müzekker gelmiş.

Katâde'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: O, bir gün Kûfe'ye gelmiş ve etrafına insanlar toplanmış. Bunun üzerine o, "İstediğinizi sorun" demiş. Ebu Hanife (r.h) de, o zaman henüz bir delikanlı olarak, onların arasında imiş ve "Süleyman (a.s)'ın karıncasının, erkek mi dişi mi olduğunu sorun" demiş. İnsanlar, Katâde'ye bunu sorunca, o cevap verememiş. Ebu Hanife (r.h), o karıncanın dişi olduğunu söylemiş. Ebu Hanife'ye "Nereden biliyorsun?" denildiğinde, "Allah'ın kitabından... Çünkü Allah, kitabı Kur'ân'da demiştir. Eğer o karınca erkek olsaydı, derdi" cevabını vermiştir. Bu böyledir. Çünkü "nemle" kelimesi, müzekker ve müennesi aynı olma bakımından, "hamâme" (güvercin), "şât" (koyun) kelimeleri gibidir. Binâenaleyh bunlardan dişisi erkeğinden verilen sıfat ile (erkek güvercin) ve diyerek veya gibi zamirler kullanılarak ayırt edilirler.

DİŞİ ÖRÜMCEĞİN EVİ



Örümcek ağını dişi örümcek örüyordu. Bu haber bilimsel keşfin yapıldığı yıl olan 1984 yılında Alman Cosmos Dergisi Şubat sayısında açıklandı. Çok yakın bir geçmişe kadar örümceklerin hayatı, cinsiyeti ve sosyal yaşamlarını tetkik edebilecek mikroskoplar ve bilimsel araştırmalar yapılamamıştı. Tahminlerin aksine erkeklere göre daha iri ve güçlü olduğu ortaya çıkan dişi örümcek yuvasına gelen erkek örümceği birlikte olduktan sonra öldürüp yiyordu. Pek çok mucizevi bilgiyi çağlar öncesinden haber veren Kuran ayeti ise şöyleydi;

Ankebut/ Örümcek
"Allah’tan başka dostlar edinenlerin örneği, kendisine ev edinen dişi örümceğin örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en güvensizi dişi örümceğin evidir. bir bilselerdi!" (29 Ankebut Suresi, 41)

(29 Ankebut, 41)
مَثَلُ الَّذٖينَ اِتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِ اِتَّخَذَتْ بَيْتًا وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Bu âyette sadece örümceğin ev edindiğini belirten fiil müennes (dişil) gelmiştir.

Ancak burada da evi yapan örümcek dişi olduğu için müennes (dişil) kullanıldığı söylenmektedir.

DİŞİ BAL ARISI ÇİÇEKLER ARASINDA



"Rabbin dişi bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. — Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir delil vardır." (Nahl Suresi, 68–69)

Arapça'da bir işi erkek yapıyorsa farklı, dişi yapıyorsa farklı bir ek alır fiiller. Bu şekilde o fiili hangi cinsiyete sahip bir canlı yapıyor hemen anlaşılabilir. Kuran bizlere “ev yapma yani petek yapımı, dağlarda uçup çiçek aramak, bal yapmak gibi tüm görevlerin dişi arıya vahyedildiğini söylüyor. Peki, erkek arılar ne yapıyor? Erkek arıların kovan içindeki tek fonksiyonları kraliçe arıyı döllemektir. Vücut yapıları farklı işler yapmaya izin vermez.

Arıların yaşamı ve cinsiyetleri ile ilgili bilgiler yakın bir zamana kadar karanlıktaydı. Hatta genel inanış bal toplayan işçi arıların erkek olduğu şeklindeydi verilen bu bilgi kendisinde hiçbir çelişki ve yanlış bulunamayan Kuran'ın açık bir mucizesiydi..
Bal arısı: Kur’ân’da sadece bir yerde geçmektedir.

16 Nahl, 68-69;
وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذٖى مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ
ثُمَّ كُلٖى مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُكٖى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ فٖيهِ شِفَاءٌ لِلنَّاسِ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Burada Nahl/ bal arsının erkek veya diş olduğunu gösterecek dilsel veriler şunlardır:
Üç tane emir fiilin müennes ( dişil ) olması
Bir tane zamirin müennes (dişil ) olması


Bu verilere göre arının dişi olduğu söylenebilir. Ancak Arapça’da Nahl hem dişi hem de erkek arı için kullanılmaktadır. Dolayısıyla Kur’ân burada arıların yukarıda zikredilen “ev edinmek yani kovanı yapmak, meyvelerden yemek ve yol tutmak” işlerini yapanlarından (dişi arılar) bahsettiği için müennes kullanmış olması da söz konusudur.


Araştırmacı Yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya'nın "Kutsal Gizemler -I-" kitabından alıntıdır.
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bunu ilk beğenen sen ol.
pejmurde
RE: hayvanlar alemi
Karıncaların Kendi Aralarındaki İletişimine Tanıklık Etmek İsterdim .Aralarında Görev Dağılımı Yaparlarmış..Herkes Kendi Uzmanlık Alanında Çalışırmış.Ne Güzel..

Tşkler..
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: hayvanlar alemi
inanmak istemeyenlere o kadar çok ıspat var ama göremiyorlar işte gülücük
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.