You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
RE: hayata dair...
Kendinizi başkasına anlatmayın...
Sizi sevenin buna ihtiyacı yoktur.
Sevmeyen de inanmayacaktır zaten...
...
Onun hayatında bir seçeneksen,
Onun senin bir önceliğin olmasına izin verme.
İlişkiler en iyi dengeli olduğunda yürür.
...
Uyandığında iki seçeneğin var...
Tekrar uyuyup bir rüya görmek,
Ya da uyanıp rüyanın peşinde koşmak...
...
Bize değer verenleri ağlatır, vermeyenler için ağlarız...
Bizim için hiç ağlamayacaklara değer veririz...
Garip ama gerçek...
Bir kez bunu anlasak değişmek için hiçbir şey geç değil...
...
Mutluyken söz, üzgünsen cevap, öfkeliysen karar verme...
Zaman nehir gibidir... Aynı suda iki kez yıkanılmaz...
An’ı yaşa, geçen su bir daha gelmez...
...
Hep meşgulsen, hiç müsait olamazsın...
Hep zamanının olmadığnı söylersen, hiç zamanın olamaz...
Hep “yarın yapcağım” dersen, yarın hiç gelmez...

(...Herakleitos)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Hiçbir zaman hiçbir şey yapmadan duramayız.
Nasıl ki denize atılan boş bir şişenin içi hemen suyla dolarsa, boş bir zihin de hemen düşüncelerle dolar.
Doğumdan sonraki ilk saatlerden itibaren bilgileri istifleriz.
Bu yığının içinde yol alabilmenin hiç de doğal bir şey olmadığını, ancak belirli bir bilgi bir türlü aklımıza gelmediğinde fark ederiz; “Dilimin ucunda ama...”
Bellek bir örgütlenme hârikasıdır.
Gelgelelim bellek daima kendisine önemli görünmüş olan şeyi depolar.
Bu yüzden sağlıklı bir beyinde de anılar boşluklarla doludur.
On yıllar içinde işe ve yolculuklara hangi çantalarla gittiğimizi çoktan unuttuk.
Ancak ilkokul çantamızın rengini hâlâ çok iyi biliyoruz.
Buna “hatırlama etmeni” deniliyor.
İnsanlara hayatlarının hangi evresinden daha çok ve daha güçlü izlenimler kaldığı sorulursa, bunların genellikle iki ile yirmi yaş arasındakiler olduğu görülür.
Her sabah yataktan çıkıp güne başlamak kimileri için bir eziyettir, bazılarıysa aynı saatte kendilerini enerji dolu hissederler.
Saatin gösterdiği zaman, güneş ışığı ya da kahve ölçeği herkes için aynıdır.
Demek ki bu zıtlık bizim içimizde yer alıyor olmalı.
Peki, neden bazı çağdaşlarımız durup dinlenmeksizin, bir randevudan bir diğerine koşarken hiç zorlanmadıkları halde, bazıları da gün içindeki bir ya da iki işi bile oflaya puflaya yapıyorlar?
Ünlü “emekli sendromu denilen” sendromda, emekliler vakit yokluğundan yakınırlar ve bu durum açıkça içsel, öznel zaman duygusuyla açıklanabilir.
Başarısızlığı önlemek ve stres reaksiyonundan kurtulmak için inanılmaz basitlikte bir çare vardır.
Nasıl olursa olsun hareket etmek... Çünkü hareket, mal olduğundan daha fazla zaman sunar size...
(...Dr. Stefan Klein
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Ufak şeylerden zevk alabilmek;
Lüks yerine zarafet aramak;
Saygı istemek yerine değerli olmak;
Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak;
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak;
Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek; İşte benim senfonim... (...W.E.Channing)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Bir işi doğru yapmanın
üç yolu vardır:
Birincisi “akıl yürüterek” ki
en saygıdeğeridir...
İkincisi “benzeterek” ki
en kolayıdır...
Üçüncüsü “tecrübeyle”
ki en acısıdır... (...Konfüçyus)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Bedeninizi sevebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz...
Ama emin olun, bedeniniz hayatınızın sonuna kadar sahip olacağınız tek şeydir...
...
“Orası”, “Burası”ndan daha iyi değildir...
“Orası”, “Burası” olduğunda, “Burası”ndan daha iyi görünen, başka bir “Orası” ortaya çıkar...
...
Diğerleri sizin yansımanızdır.
İçinizde bulunan sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir şeyi yansıtmadığı sürece, herhangi bir şeyi sevemez ya da ondan nefret edemezsiniz...
...
Hayat sizin elinizdedir... Hayat size tuali sağlar, resmi siz yaparsınız...
Hayatınızın kontrolünü elinize alın, yoksa bunu başkası yapar...
...
Doğru ya da yanlış yoktur, sonuçlar vardır...
Ahkam kesmek bir işe yaramaz... Yargılamak kalıpları yerinde tutar...
Siz sadece yapabileceğinizin en iyisini yapın...
(...Cherie Carter)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim;
Binlerce yengiden de bana değerli olan sen!
Dünyadaki tüm parlak başarılardan, sensin yüreğime yakın olanı!
...
Yenilgi, yenilgim, başkaldırım ve de benim kendimle tanışmam;
Sayendedir ki, hâlâ ben ayağı yere basan ve solmuş defneler peşinde koşmayan biri olduğumun bilincindeyim; ve sende, yalnızlığımı buldum ve de herkesten uzak ve de gururlu olmayı.
...
Yenilgi, yenilgim, benim parlak kılıcım ve de kalkanım;
Gözlerinde okudum tahtı arayanın kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü.
Ve, bir kimsenin derinliklerindeki esasını anlayabilmemiz için onun gücünü söndürmemiz gerektiğini.
Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki, bir meyvenin tadına varılabildiğini.
...
Yenilgi, yenilgim, benim ölmez cesaretim;
Sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz;
Ve biz ikimiz, derin mezarlar kazacağız içimizde ölmekte olanlara;
Ve tutunacağız, tüm gücümüzle, güneşin karşısında; ve de tehlikeli olacağız.
(...Halil Cibran)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Babam iki tür insan bulunduğunu söylerdi...
İşi yapanlar ve yapılan işten kendine kredi çıkartanlar...
O, benden birinci grupta yer almam için çalışmamı istedi...
Zira bu grupta diğerinden daha az rekabet vardı...
(...Gandhi)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Bir keresinde bana çok yakın bir arkadaşım olmuştu...
Bir yüzme havuzunun kenarında otururken avuçlarından birisini biraz su ile doldurdu ve bana uzatıp şunu söyledi:
Elimde tuttuğum bu suyu görüyor musun?... Bu “sevgi”yi sembolize ediyor...
Ben bunu şöyle görüyorum:
Elini özenle açık tutar ve suyun orada kalmasına izin verirsen, her zaman orada kalacak...
Ancak, parmaklarını kapamaya kalkar ve sahip olmaya çalışırsan bulduğu ilk aralıktan akacak...
İnsanların sevgi ile karşılaştıklarında yaptıkları en büyük hata bu...
Buna sahip olmaya çalışırlar, talep ederler, beklerler...
Ve aynen elinizi kapadığınızda elinizden dökülen su gibi sevgi, aşk da sizden kaçar...
Çünkü sevgi özgür olmalıdır, onun doğasını değiştiremezsiniz...
Eğer sevdiğiniz insanlar varsa, onların özgür birer varlık olmalarına izin verin...
Verin ama beklentiye girmeyin... Tavsiyede bulunun ama emretmeyin...
“Verir misin” deyin ama hiç bir zaman talep etmeyin...
Bu, gerçek sevginin sırrıdır... (...Swami Vivekananda)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 23-06-2011, Saat:05:39 PM, Düzenleyen: taha yusuf.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.