You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
RE: hayata dair...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
Saçının örgüleri çözülmüşse... Ayrımı düzgün değilse...
Korsenin kurdeleleri iyice bağlanmamışsa, aldırma...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
...
Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel...
Dudağının boyası çiğ taneleriyle silinmişse...
Ayaklarında halhalların gevşemişse...
Kolyenin incileri koparak yere düştüyse, aldırma...
Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel...
...
Gökyüzünü kara bulutlar kapladı, görmüyor musun?...
Irmağın karşı kıyısından turnalar havalandı ve
Anında, rüzgar gibi, arka arkaya
Geniş fundalıklar üzerinden geçip gidiyorlar
Ürkmüş koyun sürüleri ağıllarına koşuyor;
Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor, görmüyor musun?...
...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
Çiçeklerden tacını örememişsen, ne önemi var?...
Bileziğinin kopçası kapanmıyorsa, bırak kalsın...
Gökyüzü bulutlarla kaplandı... Vakit geç oldu...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
(...Rabindranath Tagore)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Dil düzensiz olursa, sözler düşünceyi iyi anlatamaz...
Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz...
Görevler gereği gibi yapılmazsa, âdetler ve kültür bozulur...
Âdetler ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar...
Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez...
İşte bunun için hiçbir şey dil kadar önemli değildir...
(...Konfüçyus)

.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Bernard Shaw iyi bir edebiyatçı olmasının yanında güçlü bir hatipti...
Shaw’a sorarlar:
“-Bu kadar etkileyici konuşmayı nasıl öğrendiniz” diye...
Yazar ilginç bir şekilde cevap verir:
“-Hani çocuklar buzda kayarken, ya da bisiklete binerken düşerse çoğu arkadaşı alay edip güler ya; işte ben de bazen kendime güldürerek, bazen de alay konusu olarak öğrendim...”
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Karanlık dalgalar üzerinde güneşi yakala...
Hayat fırtınalı bir denizdir ki;
Dalgalarına her tarafta rastlarız...
Dalgaları yarıp geç, duraksama...
Öte tarafta güzel bir güneş ışığı var...
Saadetten bahset...
Dünya o kadar kederlidir ki;
Kendi kederinizi eklemenize ihtiyacı yoktur...
Hiçbir yol büsbütün sarp değildir...
Düz ve aydınlık taraflara bak...
Devamlı çalışmadan, hoşnutsuzluk ve kederden ruhunuz yorulmuştur...
Onu dinlendirmek için düzlük ve aydınlıktan bahsedin... (...Wilcoh)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
-Her birimiz tüm hayat deneyimlerimizden yüzde yüz sorumluyuz...
-Aklımızda olan her düşünce geleceğimizi belirlemektedir...
-Herkes için en büyük mutsuzluk, “Yeterince iyi değilim” diye düşünmektir...
-Bu sadece bir düşünce ve düşünce değiştirilebilir...
-Kendimizle barışık olduğumuz zaman hayatımız her yönüyle düzene girer...
-Olumlu değişimlerin anahtarı şimdi ve burada kendimizi kabul etmektir...
-Bedenimizde “Hastalık” denen şeyin üreticisi biziz...
-Kendi hakkımızda düşündüklerimiz kendi gerçeklerimizdir... (...Louise Hay)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
-Hayattan tat alma duygunuzu besleyin... Her konuda yeni ilgiler oluşturup geliştirin...
...
-Sevecen olun... Bunu başka insanlara sunmaya çaba gösterin, ama karşılığını talep etmeyin...
...
-Çok sayıda küçük ilgi alanları bulup geliştirin... Günlük hayatınıza çeşitlilik katın...
...
-Mücadele ile teslimiyet arasında denge kurun... Elinizden geleni yapın gerisini gelişmelere bırakın...
...
-Rekabet yarışmalarına da kapılmayın. Tek gerçek başarı, mutlu hissetmektir...
...
-Can sıkıntısı ve heyecan konusunda ayarlı olun. Heyecanı küçük dozlarda ve yerinde kullanmak en iyisi...
...
-Endişelerinizi somutlaştırın, bastırmayın... “Olabilecek en kötü şey ne” diye sorun kendinize...
...
-Haset değil, hayranlık duyun... Sahip olduğunuzun tadını çıkarın, kendinizi başkalarıyla karıştırmayın...
...
-Abartılmış bir adaletsizliğe uğramışlık duygusundan kaçının. Kendinizi de, başkalarının size ilgisini de fazla büyütmeyin...
...
-Başkalarının hakkınızda ne düşündüğüne fazla kulak asmayın. Kamuoyuna aç kalmayacak, ya da hapse düşmeyecek kadar dikkat etmek yeter... (...B.Russell)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Bir şeyi yapmak yalnızca sana zor geliyor diye bunun bir insan için imkansız olduğunu düşünme...
Bir şey insan için imkan dahilinde ise ve insan doğasına uygunsa, senin tarafından da
yapılabileceğine inan...
...
Birisine bir iyilik yaptığında ne bekliyorsun?
Doğru şeyi yaptığından ötürü hoşnut olman ve bu iyiliğin karşılığını beklememen gerekmez mi?...
Eğer birisi yanlış yapıyorsa, ona nazikçe yol göster ve nerede yanlış yaptığını anlat...
Eğer bu da onu düzeltmiyorsa kabahati kendinde ara, hatta daha iyisi hiç kimsede arama...
...
Şunu unutma ki, düşünceni değiştirmek ve senin yanlışlarını düzelten birisinin söylediklerine uymak özgürlüğünden ödün vermek anlamına gelmez.
Çünkü bu değişiklik, senin iradenle olmuştur, kendi arzuna, değerlendirmene ve anlayışına uygun olarak yapılmıştır...
...
Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey, içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır... (...Marcus Aurelius)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: hayata dair...
Kocam Bob 1994 yılında aniden ölünce yıllardan beri hiç haber alamadığım insanlardan başsağlığı mesajları aldım...
Mektuplar, kartlar, çiçekler gönderdiler, telefonlar açtılar ve ziyarete geldiler. Keder içindeydim, ama aile dostlarımızdan, akrabalarımızdan ve hatta tanıdıklarımızdan gördüğüm bu sevgi seli üzüntümü bir derece hafifletmişti.
...
Özellikle aldığım bir mesaj beni çok duygulandırmıştı. Lisedeki en iyi arkadaşımdan bir mektup almıştım. 1949 yılında mezun olduğumuzdan bu yana hiç görüşmemiştik...
O memleketimizde hayatına devam etmiş, bense oradan ayrılmıştım. Bu arkadaşlık; araya beş ya da on yıllık ayrılık bile girse kopmayacak türden bir arkadaşlıktı...
...
Kocası Pete, belki de 20 yıl kadar önce, oldukça genç bir yaşta, onu derin üzüntüler içinde ve ağır sorumluluklar altında bırakarak hayata gözlerini yummuştu.
Bir iş bulmak ve üç çocuk yetiştirmek zorundaydı. O ve Pete, aynen ben ve Bob gibi oldukça nadir rastlanan, asla unutulamayacak aşklardan birini yaşamışlardı.
...
Mektubunda annemle paylaştığı bir anekdottan söz ediyordu.
“Pete öldüğünde, sevgili annen bana sarıldı ve ‘Trudy, ne söyleyebileceğimi bilmiyorum... O yüzden de sadece seni seviyorum diyeceğim’ dedi” diye yazmış.
...
O da mektubunu annemin yıllarca önce ona söylediği cümleyle bitirmiş;
“Bonnie! Ne söyleyebileceğimi bilmiyorum... O yüzden sadece seni seviyorum diyeceğim.”
...
Âdeta annem benimle konuşuyormuş gibi hissetmiştim. Ne kadar güçlü bir mesajdı. Arkadaşımın bunu yıllarca unutmaması ve bana aktarması ne kadar mükemmeldi. Seni seviyorum. Kusursuz kelimeler. Özel bir hediye. Bir miras.
(...Bonnie J. Thomas)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.