bir vedâya ağlayan içli melekler gibi
anlasaydın; ülkemden hazineler götüren
her bakışı öteden birini bekler gibi
üşüdüğüm sahrada bu deniz sanki serap
hep aynı dakikada dönüp duruyor zaman
O'nsuzlukta dermanım değil, derdim de harap
ey uyuyan yelkenli, bu ateşte sen de yan
tahtını en büyülü divanında bulmalı
açılmalı sonsuzluk sularında engine
fırtınalar kopsa da, umudumuz olmalı
limanları boyarken gökkuşağı rengine
yapayalnız kalıyor O'nsuz kumlarda köpük
O'nunla damla damla kuruyor mâsum deniz
batırır en devasa gemiyi bile bu yük
ardında birer bire soluyor düşlerimiz
bilseydin; yakınında soluklanan çiçeğin
izlerine mahpustur çatlayan dudaklarım
âyinimiz sürecek o büyük vakte değin
hâtırası köz olsa, yüreğimde saklarım da
Dilerim derdim affıma vesile olur..
Yürüyorsam düşe kalka, bil ki ısrarımdan..