You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

HATIRASIZ VE KİMLİKSİZ KALABİLİRİZ

HATIRASIZ VE KİMLİKSİZ KALABİLİRİZ

Uzman
HATIRASIZ VE KİMLİKSİZ KALABİLİRİZ
HATIRASIZ VE KİMLİKSİZ KALABİLİRİZ
"Günümüzün “ağ toplumu”nda kültürler, politikalar ve toplumlar beklenmedik bir hızla değişiyor. Dijital ağlar hızla yayılıyor ve pek çok alanı yutuyor. Artık fotoğrafı filmlerle çekmiyor, müziği kasetçalarlarla dinlemiyoruz. Bankacılık, sergi, müzik veya sinema sektörleri dijital ağla bütünleşiyor. Bu hızla uyuşamayan ekonomi unsurları (mesela mahalle bakkalı) kapanıyor, yok oluyor.Ağın içsel mantığı basitlik ve hız üzerine kurulu. Yavaş olan kenarda kalıyor ve büyük küçüğü değil, hızlı yavaşı yutuyor.Pek çoğumuz artık sürekli çevrimiçi ve her bilgisayarla bağlantı halindeyiz. Böylece birey ağ zamanına kendisini ayarlıyor, bir farksızlık zamanına, sınırsız çalışmanın yıldızsız gökyüzünde artık ona yön gösterecek bir işaretin olmadığı zamana. Daima müsaitlik zamanı...Bedenlerimiz ve kimliklerimiz her şeyi içine alıyor ve aşırı doygunlaşıyor.İletişim bombardımanı bizi bir yandan da etrafımıza karşı uyuşturuyor, duyarsızlaştırıyor. Artık kenarda olan ve kısık sesle söylenen duyulmuyor. Uzun vadeli düşünme yerini kısa vadeli çıkarlara bırakıyor ve maddi olan manevi olanı önceliyor.Hız fetişizminin neoliberal ekonomideki adı ise verimlilik. “Bir şeyi ne kadar hızlı yapıyorsak o kadar iyidir”. İşveren ve hükümetler bize sürekli teknolojik dalgayı ardımıza almamızı, yeni fırsatlara açık olmamızı, “an”ı yakalamamızı ve tabiri caizse o anı limon gibi sıkarak ondan azami ölçüde faydalanmamızı telkin ediyor.
Dikkatimizi her daim hızla harekete geçirebilmenin adıdır artık esneklik ve verimlilik. Oyundaki ileri hamleleri görmemiz, hızla değişen senaryolarla senkronize olmamız ve nihayetinde “başarılı” olmamız isteniyor bizden. “Zamanla birlikte hareket etmek” günümüz toplumunda bir gereklilik olarak algılanıyor. Daha hızlı daha iyidir, zira hızlı olan verimlidir. Ağın dışında kalmak ekonomik fırsatları kaçırmak demektir. Bu yüzden fazla verimlilik için daha da hızlanıyor ve tefekkürden, ruhun içe doğru derinleştiği zamanlardan öcü görmüş gibi kaçıyoruz.
Hız kültüründe zamanın kendi doğal akışında akmasına izin verilmez. “Yavaş zaman”ın sokulacağı bir kovuk, bir sessizlik alanı bırakılmaz. Hatta reklamlar, daha yavaş mekânların da kolonize edildiğini gösterir. Tenha bir sahilde elinde dizüstü bilgisayarıyla dünyaya kablosuz bağlanan kişi imgesi, orada tabiatla hemhal olunarak da e-postalarınızı okuyabileceğinizi söyler.Ağlar giderek hayatlarımızın dokusunu oluşturuyor ve artan hızlarıyla hayatlarımızı giderek daha fazla şekillendiriyorlar. Ancak artan hız hayatımıza başka sorunlarla geri dönüyor: Arabalar daha hızlı ancak trafikte uzun saatler kaybediyoruz, uçaklar çok daha hızlı ama havaalanlarındaki uzun kuyruk ve gecikmeler bizi yıldırıyor. Trafik sıkışıklığı gibi veri sıkışıklığı da internette dolaşan birinin zihnini inatçı bir sis gibi işgal edebiliyor.Her zaman bir telaş üzereyiz, e-posta ve mesajlar yağıyor, her biri ani cevap isteyen iletiler tarafından hayatımız kuşatılıyor. Durup dinlenmek, içe doğru derinleşmek ve samimi insani ilişkileri için vaktimiz kalmıyor. Bilgiyi, malumatı çabuk yoldan edinmek istiyoruz. Aşırı uyarılıyor ve ani tatmin peşinde koşuyoruz. Beklemeye tahammülümüz yok. Hâlbuki ruh, sabırla, bekleyişle, beklemeyi öğrenmekle olgunlaşır.
"Aşırı tüketimcilik, ideolojik ve politik kahramanlığın bozguna uğradığı bir çağda, yaraya basılan afyon gibi."Şimdiki zamanın dar geçidine raptedilmiş olarak yaşıyor insan, “geçmiş ve geleceğin şimdiki zamanı aşarak birbirleriyle iletişim kuramadıkları için dilsiz kaldıkları” bir zamanda yaşıyor.Görünen o ki ağ toplumunun hızıyla hareket ettiğimizde sadece ruhlarımız değil, hatıralarımız da geride kalıyor. Ancak yavaşlayarak ruhumuzun derinlere kök salmasına izin verebiliriz. Sadece anda yaşamak bizi hatırasız ve kimliksiz bırakır. Belleğimiz olmadan hepimiz birer hiçiz." (Kemal Sayar)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.