You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

köyün delisi
HAŞMET BABAOĞLU
Pazar notları
Hukuka saygı duymak mı, hukuka inanmak mı? Davayı kazananlar hukuka inanır. Davayı kaybedenler hukuka saygı duymaya zorlanır.


***

Hukuka saygı duymak... Ne çok kullanılır, ne çok yüceltilir bu ifade! Tamam! Hukuka saygı duyarım ama adaleti de severim.


***

Mahkeme salonlarında "adalet mülkün temelidir" yazar. Peki adalet hukukun neresidir, neresindedir? Daha doğrusu... Adalet orada mıdır?


***

Gece... Kaloriferler söndü mü ne! Evin içerisi bir anda soğudu... Hırka mı giysem? Açtım bilgisayarımı, geçen yazdan kalma fotoğraflara baktım. Yaz fotoğraflarına bayılırım. Sıcaktırlar. İnsan ısınır.


***

Kafenin kapısı açılıyor. İçeri hoş bir sarışın kadın giriyor. Bütün gözler ona çevriliyor. İlginin kaybolması ve herkesin eski haline geri dönmesi epey zaman alıyor. Yanımdaki arkadaşıma (30'larının sonunda bir erkek) dönüp "içeri giren hoş bir esmer olsaydı, yine aynı şey olur muydu; bütün gözler bir anda üzerinde toplanır mıydı?" diye soruyorum. Gülerek cevaplıyor: "Bir esmer kapıdan girince görünmeyebilir bile... İlgiyi üzerine toplaması zaman alır. Ama güzelliği bir kez fark edildi mi, kalkıp gidinceye kadar gözler üzerinde kalır."


***

Size de oluyor mu? O üşüme ve ürperme hissi gelip sarıyor mu sizi de? Hani ben aslında anne babamdan olmamışım hissi... Büyük, çok büyük, tanımlanamayacak kadar büyük bir varlıktan kopmuş, kaybolmuşum hissi... Nedeni belirsiz bir "terk edilmişlik" acısı sanki... Dünya "cami avlusu" ve vakit gece...


***

Kötüleri iyi, yalancıları dürüst sananlarla "bu kadar da saf olunur mu?" diye dalgamızı geçeriz... 1959 yılında Max Frisch'e yazdığı bir mektupta değerli saydığı kişilerin adilikleriyle yüzleşmekten yorulduğundan söz ediyordu Paul Celan. Ve şöyle soruyordu: "Ama insanlara olan inancını koruyan kişi saflığından vazgeçebilir mi?"


***

"Bu aşk beni çok yordu" diyor. Sevilmek için kan ter içinde çırpındı çünkü. Bunu sevmek sanıyor.


***

Sevgilisi hiç yanından ayrılmasın istiyor. Kıskançlık değil bu. Tüketme iştahı. İlişkinin bir ömrü varsa eğer, hızla sonunu görme arzusu belki de...


Haşmet Babaoğlu
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 06-11-2010, Saat:10:02 PM, Düzenleyen: kaba_kulak.
LoadinG....*
RE: başlık işte al
bişi anlamadım :D

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: başlık işte al
sen aşıksın anlamassın :D
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: başlık işte al
Dünya "cami avlusu" ve vakit gece...

gülücük
Alnım rüzgarlara açık
Kor kaynar yüreğimde
Umutlar sevinç içinde
Kan dolan gözlerimde..
Bunu ilk beğenen sen ol.
köyün delisi
RE: HAŞMET BABAOĞLU
BURALARDAN KAÇMAK GEREK!
Bilmiyordum...
Dücane Cündioğlu'nun ürpertici güzellikteki yazısında okudum. ("İnsan nefesine hasret." Yeni Şafak. 31/10/2010)
Romy Schneider Buralardan kaçmak gerek!
ölü bulunduğunda avucunda sıkışmış bir kâğıt parçası varmış.
Kendisi gibi tiyatro ve sinema oyuncusu olan babası Wolf Albach- Retty'nin bir zamanlar yaşgünü hediyesi olarak yazıdığı şu sözler okunuyormuş o kağıt parçasında: "Çocukluğunu cebine sıkıştırıp kaç buralardan, çünkü sadece senin olan tek şeydir o!"
***

"Gelmiş geçmiş zamanların en güzel tutunamayanı" demiş onun için Dücane.
Gençliğimin sinema "perileri"ndendi Romy Schneider.
Onun beyazperdedeki yüzüne bakanlar...
Hüznün ne kadar güzel ama güzelliğin de ne kadar hüzünlü olduğunu iliklerine kadar hissederlerdi.
Yıllar, şan şöhret, aşklar, acılar gelip geçmiş; güzel oyuncu bir türlü hayata tutunamamıştı. Çocukluğunu cebine sıkıştırıp kaçmak yerine alkol ve uyku haplarına sığınmaya çalışmıştı.
***

Bakışlarımızı Romy'den kendimize çevirirsek ne görürüz?
Çocukluğu sadece "sevimli şımarıklıklar ve sevimsiz haylazlıklar"dan ibaret gören...
Çocukların çelimsizliklerine muktedir bir merhamet duygusuyla yaklaşan...
Modern insan...
Nasıl tutabilir kendi çocukluğunun elinden?
İş güç kıskacına kendini kaptırmış; aşkı meşki "poz" sanmış günümüz yetişkini...
Eline konan uç uç böceğine saatlerce bakabilen, kırık dökük bir bisiklet hayaliyle uykusuz geceler geçiren bir çocuğu içinde nasıl yeniden canlandırabilir?
Zor! Çok zor!
***

Çağımız çocukluğun değerini bilmek yerine çocuksu görünmek ve davranmayı marifet bildi!
Çocukluğunu cebine koyup "lanet olası bir hayat biçimini" terk edenlerin yerini çocuksu taşkınlıklarla avunanlar aldı.
Bir bakın!
Pop kültürü, iletişim ve eğlence dünyası ve hatta sanat tümüyle kendi çocukluğundan nefret eden koca bebeklerin elinde, değil mi?
Farkında mısınız?
Çocukça ve saf sevincin giderken geride bıraktığı boşluğu "çılgın eğlence"ler dolduramıyor.
***

Ne kadar görmezden gelmeye çalışsak da...
Hayatı bütün bilgisi ve bilgeliğiyle kucaklayabilmek için...
Bazen...
Evet! Buralardan "kaçmak" gerekiyor!
Çocuksu oyunlar yerine bir çocuk gibi hayata baştan başlamak gerekiyor!

HAŞMET BABAOĞLU 03/11/2010
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 06-11-2010, Saat:10:02 PM, Düzenleyen: kaba_kulak.
köyün delisi
RE: HAŞMET BABAOĞLU
Pazar notları: Saydıkça azalıyor hayatımız!

Binlerce yıl boyunca insanın nefsiyle son hesaplaşmasının ve hikmetle kucaklaşmasının yolu çöle gitmekten geçti. Şimdi çöllerde "jeep safari"ler düzenleniyor! Melekler çölleri terk etti! Günümüzde çöle değil, metropol kalabalığının tam göbeğine doğru yürümek gerekiyor.

***

Sadece parayı değil, her şeyi sayıyoruz. Sevinçlerimizi, acılarımızı, sevdiklerimizi, sevmediklerimizi, kazançlarımızı, kayıplarımızı... Ve saydıkça, azalıyor hayatımız!

***

İlişkiler bitmiyor. Çoğunun bir "son"u yok. Yavaş yavaş ortadan kayboluyorlar.

***

Baudrillard da "ilişkilerin kesin sonu yoktur" demişti. Ona göre ilişkilerden geriye kalan birtakım duygular "Ölümden sonra hayat" talebiyle yanıp tutuşuyorlardı.

***

Binlerce yıl boyunca insanlar beklemek ile sevmek arasındaki derin bağı hissetti, yaşadı, bildi. Lakin dünya değişiyor işte! Bununla birlikte alttan alta duygular da dönüşüyor! Artık birbirimizden sürekli haberdarız: Telefonlar, cep mesajları, tweet'ler, mailler... Beklemek ile sevmek arasındaki bağ koptu kopacak halde! Beklerken içimizi yakan özlem duygusu yerini sıkıntıya bırakıyor.

***
"Beklemek"ten açılınca söz... Dağlarca'nın şu dizesini hatırlamamak mümkün mü: "Uzun yaşamışsın derler bana, bilmezler seni uzun beklediğimi."


***

Hangisini tercih edersiniz? Uykularınızı kaçıran geleceği düşünmek mi olsun? Yoksa gelip de gitmek bilmeyen hatıralar yüzünden mi uykunuz tutmasın?

***

Anna Mouglalis'in oynadığı yeni ve doğru düzgün bir film olsa da, tekrar tekrar izlesem. İnsan bir film yıldızını özler mi? Özlermiş.

***

İlk kez seyahate çıkacakların dikkatine... Çiftler gerçekte birbirlerine yabancı olduklarını en çabuk yabancı bir ülkede anlarlar!

***

İşini, gücünü, sevdiğini seçememiş; iyilikle kötülük, ayakla baş, yalanla dolan arasında seçim yapmaktan hep kaçınmış ve kendi kaderini belirlemek konusunda bir karar verememiş yüz binlerce insan bugün eline oy pusulasını alıp damgasını vuracak. Böylece ülkenin kaderi hakkında kendi kişisel seçimini yapacak. Kolayca... Tereyağından kıl çeker gibi... Sorumluluk almadan... Hafiflik içinde... Bu fırsatı kaçırmamalı, değil mi? Ah demokrasi! Yalnız bunun için bile sevebilirim seni.

12/06/2011
PEAH!


“Somali'de, 90 günde, 29.000'den fazla çocuk açlıktan öldü. Mübarek Ramazan ayında son altmış yılın en büyük kuraklığını yaşayan Afrika ülkelerine 5 TL. yardım etmek için bir kısa mesaj atabilirsiniz:

Afrika yaz 5601 (Türkiye Diyanet Vakfı)
Afrika yaz 2868 (Türk Kızılayı)
Afrika yaz 3072 (İHH- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı)..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.