You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hasan Hudaybi'ye Reddiye

Hasan Hudaybi'ye Reddiye

Cezalı Üye
Hasan Hudaybi'ye Reddiye


Tağutu Tekfir Meselesini Saptıran Hasan Hudaybi'ye Reddiye

Yazı sahibi: Şeyh Ziyaeddin el-Kudsi (Allah onu korusun)

Kaynak: Cahiliyyenin Hükmünü mü İstiyorlar (Hasan Hudaybi'nin Duatun la Kuda (Davetçiyiz Kadı Değiliz) Kitabına Reddiye)

Hudaybi şöyle diyor:

"Tağutu inkar ederek reddetmemiz, onu çirkin görmemiz, onu yalanlamamız, ona tabi olmamamız ve ona itaat etmememiz ile ona kafir hükmünü vermemiz arasında büyük bir fark vardır. Bu ayrı ayrı iki meseledir, birbirine karıştırmamak gerekir.Tağut hakkında zikrettiğimiz ayetler ve ona benzer ayetler, bize tağutu (ille de) tekfir etmemiz gerektiğini bildirmemektedir. Bu naslar sadece, onu reddetmemiz, onun Allah’ın razı olmadığı bir şey olduğunu, yaptığı amellerin iyi olmadığını, ona itaatin vacip olmadığını, Allah’ın sınırları dışında emirler verdiğini bilmemiz, ve pratikte ona itaat etmememiz gerektiğini bildirmektedir.

Tağut bir put olduğu zaman üzerimize düşen görev; bu putun gerçekten saygınlığını ve yüceliğini inkar etmemiz, onun hiçbir zarar ve fayda vermeyeceğine kesin olarak inanmamız, ona saygı göstermememiz, onu yüceltmememiz, dini vecibeleri onun için yapmamamız veya ondan bereket istemememizdir. Kim bunları yaparsa Allah’ın emirlerini tam olarak yerine getirmiş olur.

Puta kafir hükmü verme inancına gelince; naslarda buna dair bir şey yoktur. Bilakis Allah-u Teâlâ putun cansız olduğunu, akıl sahibi, mümeyyiz ve mükellef olmadığını kesin olarak bildirmiştir. Dolayısıyla ona küfür veya İslam hükmü verilemez." (Duatun la kuda sayfa:162)


Allah, Allah! Şu sözlere bir bak!

Allah’ın şeriatini bir kenara atıp beşeri kanunlarla hükmeden ve İslam şeriatinin tatbik edilmesini isteyenlerle savaşan, hüküm sahibi tağutu tekfir etme konusu nasıl da bulandırılıyor, tahrif ediliyor ve değiştiriliyor!

Aslında biraz düşünecek olursak, şaşılacak bir şey olmadığını görürüz. Çünkü bu, tağutların alimlerinin görevidir. Zaten tağutların alimlerinin en önemli uğraşısı; tağutlara ve bağlılarına verilen kafir hükmünü onlardan uzak tutmaktır.

Ey Hudaybi!

Taşların, hayvanların veya razı olmadıkları halde kendilerine ibadet edilen kabir sahiplerinin tekfir edilip edilmemesi meselesi hakkında seninle kim ihtilafa düşmekte?

Tekfir edilen, vela gösterilmeyen ve tabi olunmayan tağutun; insanları kendisine ibadete çağıran veya Allah’la birlikte ya da Allah-u Teâlâ'dan başka kendisine ibadet edilmesine rıza gösteren kimse olduğunda asla şüphe yoktur. Allah’ın kitabını iyice okuyan kişi, tağutun ve ona tabi olanların kafir olduklarını, İslam’ı terk ettiklerini, küfrün ve dalaletin karanlığında olduklarını kesin bir şekilde anlar.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"İman edenlerin velisi Allah’tır. Onları karanlıklardan nura çıkarır. Küfredenlerin velileri ise tağutlardır. Onları nurdan karanlıklara sokarlar. İşte onlar ateş ehlidirler ve orada ebedi kalıcıdırlar." (Bakara: 257)

Bu ayet; tağutun ve ona dostluk gösterenlerin kafir olduklarını, müslüman olmadıklarını apaçık göstermektir.


Hudaybi’nin tağutu nasıl açıkladığına bakalım:

Hudaybi şöyle diyor:

"Tağut, bazen bir şeriat olabilir. Fakat, bu şeriate bağlı olan ve kabul eden kimse kafir, asi veya fasık olmaz. Bilakis Allah katında ecir alacak muhsin kişi olur. Mesela; takva sahibi müctehid bir alim, fetvalarından birisinde hakka isabet edemese, onun bu hatası bize açık ve belirgin olarak görünse işte o zaman onun fetvasının tağutun şeriati olduğunda şüphe edilmez. Bu fetvanın açık ve belirgin olduğu bilinmesine rağmen hala ona tabi olunursa işte o zaman tağuta tabi olunmuş olur. Fakat bu fetvayı veren müctehid, ictihad yaparken bütün gücünü kullandığı için Allah katında muhsindir ve bu ictihadından dolayı bir ecir alır." (Duatun La Kuda: s: 162)


Allah sana hidayet etsin!

Tağutları müdafa eden kişinin ne hale düştüğüne bir bak!

Hudaybi, müctehidin hatalı ictihadını bir tağut olarak tanımlıyor.

Bunun sebebi ise; tağutu tekfir etmenin hatalı olduğunu ispat etmektir.

Ben diyorum ki:

"Müctehidin hatalı ictihadının tağut olduğunu söyleyen hangi alim vardır?

İctihad hakkında şeraitte naslar vardır. Muhakkak ki tağutu ve koyduğu kanunları, fıkhi meselede ictihad eden müctehide kıyas etmek, insanları yanıltmak için demogoji yapmaktan, kelimeleri yerinden oynatmaktan, müşrikleri ve tağutları müdafa etmekten ve husumeti onlardan uzaklaştırmaktan başka bir şey değildir. Oysa Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

"Hainlerin lehine hasım olma." (Nisa: 105)

Yani; hainleri müdafa etme, demektir.


Muhammed b. Abdulvahhab rahimetullahi aleyh şöyle demiştir:

"Allah için ey kardeşlerim!

Dinimizin temeline, onun evveline, sonuna ve başına sımsıkı tutunun!

Dinin temeli ise; Allah-u Teâlâ'dan başka ibadete layık ilah olmadığına şehadet etmektir. Onun manasını öğrenin, onu sevin, onun ehlini de sevin, uzak olsalar bile onları kardeşleriniz bilin.

Tağutları ve onların yardımcılarını tekfir edin, onlara düşman olun. Onları sevenlere, müdafa edenlere, tekfir etmeyenlere ve "onlardan dolayı bana bir sorumluluk yoktur", "Allah beni onlara karşı bir şey yapmakla mükellef kılmadı" diyenlere de buğzedin.

Böyle kimseler ancak Allah adına yalan söylemiş ve iftira etmişlerdir. Çünkü Allah-u Teâlâ bizleri onlara karşı birşeyler yapmakla mükellef kılmış, bu kimseler kardeşlerimiz ve çocuklarımız olsalar bile onları tekfir etmemizi, onlardan uzak durmamızı bize farz kılmıştır." (Mecmuatu’t Tevhid c: 1 s: 141)


(Muhammed b. Abdulvahhab rahimetullahi aleyh) Bir başka yerde de şöyle demiştir:

"Tağutu reddetmek; Allah-u Teâlâ'dan başkasına yapılan ibadetin geçersizliğine inanmak, Allah-u Teâlâ'dan başkasına ibadet yapmamak, Allah-u Teâlâ'dan başka ibadet edilenlere buğzetmek, Allah-u Teâlâ'dan başkasına ibadet edenleri tekfir etmek ve onlara düşman olmak, demektir." (Mecmuatu’l Fetava ve Er-Resail ve’l Ecube)

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-03-2016, Saat:05:19 PM, Düzenleyen: Senusî.
General
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Şimdi yazacaklarım için beni mazur görün, cahilliğime verin gülücük

İbadet etmek,
bir putun önüde secde etmek midir ?
Put mutlaka cansız bir nesne olmak zorunda mıdır ?
Bir fikrin peşinden giden, mesela K.Marks'ın ideolojisine inanan,
onun fikirlerinde hata bulamayan,
hayatında onu mürşid edinen,
Allah'a inansa dahi onu put edinmemiş midir ? (Bir alimi örnek vermeyim de kavga çıkmasın) gülücük
İbadet etmek, secde etmek,
şekilsel değil,
fikren peşinden gitmek, yol gösterici olarak onu kullanmak, hep ona uymak değil midir ?
Kime sığınıp medet umuyorsan,
kimin için yüreğinde sıcaklık hissediyorsan,
put'un o değil midir ?
Şirk değil midir ?
Tagut değil midir ?
Fasıklık değil midir ?

Umarım çok cahilce yazmadım.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Put (tagut) insanların sandığı gibi sadece taştan, ağaçtan veya bunlar gibi başka maddelerden meydana gelmiş şekiller değildir.

Tağut Arapça bir kelimedir. Lügat olarak, haddini aşan demektir. (طغى) fiilinden türetilmiştir. Şer-i manası ise küfür konusunda haddini aşan demektir. Allah (cc)'a karşı gelme konusunda haddini aşan demektir. Meseleyi daha iyi anlamanız için, şunu düşünmenizi istiyorum:

Allah (c.c) ayette: “Dinde zorlama yoktur. Hak, batıldan ayrılmıştır. Kim tağutu inkâr edip Allah (cc)'a iman ederse kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa tutunmuştur. Muhakkak ki Allah Semi'dir, Alim'dir.”(Bakara:256)

Ayette kendisini ilahlaştırmış ve tagut olmuş birisi var ve bunun karşısında ise ibadete layık ilah olan Allah (c.c) var.

Tagut tarifini genişletmek gerekirse; Allah (cc) ne hak ediyorsa, Allah (cc)’a ne vacipse, böyle bir şeyi iddia eden veya Allah (cc)'tan başkasına böyle bir vasıf verilen tağuttur. Bu vasfı ister kişi kendiliğinden iddia eder ya da başka insanlar ona o vasfı verirler ve o, buna rıza gösterir.

Tağut; kendisini ya da başkası onu, kendisinin rızası olarak Allah (cc)'a “nid” yapandır. Nid, yani eşit demektir. Kendi kendini Allah (cc)'a eşit tutan ya da insanların kendisini, onun rızasıyla Allah (cc)'a eş tuttuğu varlıklardır. İnsan ve cin dışındakilerin rızası alınamaz. Rıza gösterme durumu insanlar içindir.
Peki, hangi konuda eşit?

Allah (cc)'ın sıfatlarından herhangi bir sıfat konusunda ya da Allah (cc)'ın fiillerinden herhangi bir fiil konusunda kendini Allah (cc)'a eşit tutarsa veya insanlar onu eşit tutarsa ve buna rızası varsa, o varlık tağuttur. Başka bir deyişle; Allah (cc)'a vacip olan sıfatlardan herhangi birine sahip olduğunu iddia eden veya sadece Allah (cc)'a caiz olan bir fiilin kendinde olduğunu iddia eden tağut olur. Aynı şekilde, Allah (cc)'a vacip olan herhangi bir sıfat ona verildiği zaman buna rıza gösteren veya insanlar sadece Allah (cc)'a ait olan fiilleri yapma hakkının onda olduğunu iddia ettiklerinde buna rıza gösterendir. Başka bir deyişle; Allah (cc)'a ait herhangi bir sıfat ya da Allah (cc)'a ait herhangi bir fiil, uluhiyyete ait herhangi bir hak veya rububiyyete ait olan herhangi bir hak iddia eden kişi tağuttur. İster kendi ilahlığını veya rabliğini açık bir şekilde -Firavun gibi- ilan etsin, isterse ilan etmeden hâlinden anlaşılsın, yine de tağuttur. Aynı şekilde, uluhiyyetin gereği, rububiyyetin gereği olan sıfatlardan herhangi bir sıfat, fiillerden herhangi bir fiili yapma hakkı ona verildiğinde rıza gösterirse, yine tağuttur. İster açık bir şekilde ilah olduğu ilan edilsin, isterse ilan edilmesin fark etmez. Tabii bu iddia edilen şeyleri ister açık bir şekilde ilan etsin, ister kendi hâlinden anlaşılsın fark etmez.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Açıklama için teşekkürler.
Bir soru daha :

Fanatik bir futbol taraftarı,
takımını ilah edinmemiş midir ?
Eğer Allah'a inandığını söylüyorsa,
takımını Allah'ın yanında ilah edinmemiş midir ?
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Sanusi yazı boyutunu bu kadar büyük yaptığında okumak zorlaşıyor. Orta boy yaparsan yeterli. Yinede karar senin.
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Pirinci ayiklamadan yersen dişini kirabilirsin.
Önce bir taşları ayiklamasini bilmek lazim.

Herkes en güzel pilavi yaptığını iddia eder hakikat bu der
Halbuki sen sadece bir pirinc tanesisin.
Pilavi yemek için 40 pirinc tarlasindan gecmek gerek.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Hasan Hudaybi'ye Reddiye
Alketa bak bu tavrın da Arabi tavrı.
Ben çok şey biliyorum, yemişim yutmuşum.
Bunlar benim ne demek istediğimi anlayamazlar tavrı.
Çok şey bilmek,
doğru yolda olmak anlamına gelmiyor.

Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmazmış gülücük
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.