- Dün akşam, ocağa odun atıyordum ki, içerde yanıp kor haline gelen kömürleri gördüm, buyurdu.
Aman Allahım! O ne hararetti öyle.
Elimi hemen geri çekip, gayri ihtiyari;
- Yâ Rabbî, bu ateşe nasıl dayanılır? dedim.
Sonra da;
- �Bu ne ki?..� diye düşündüm kendi kendime.
Bu ateş, �Cehennem ateşi� yanında hiç kalır.
- Hiç mi kalır? dediler.
- Evet. Çünkü Cehennemden bir kıvılcım bu dünyaya gelmiş olsa, onun sıcaklığından bu dünya erir, biter.
- Cehennem ateşi bu kadar mı şiddetli?
- Elbette. O ateşte yanan bir kimseyi, oradan çıkarıp dünya ateşine koysalar;
�Oooh, burası ne rahatmış� der.
Günah işlerken bunu düşünsek, hemen vazgeçeriz.
Ve ekledi:
- Büyüklerimiz; �Haram, ateştir� buyurmuşlardır.
Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculuktan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid�in huzuruna çıktı.
Harun Reşid sordu:
� Bu ne hal Behlül, nereden geliyorsun?
� Cehennemden geliyorum ey hükümdar.
� Ne işin vardı cehennemde?
� Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.
� Peki, getirdin mi bari?
� Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar;
�Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir� dediler
SIDDIK
![[Resim: 1871qt9.gif]](http://img67.imageshack.us/img67/9378/1871qt9.gif)
giderayak işlerim var bitirilecek,