Hani o kutlu insanlardan o güzide ashabından olan, Ebu Nuayman birkaç defa karşina sarhoş çikmisti da Ömer celâllenip kılıcını çekmis: "Müsaade et şuna dersini vereyim ya Resulullah!" demişti. Sen ise onu tutmuş: " Bırak ey Ömer, o Allah ve Resulünü sever." buyurmuştun. Bunları yazan, Allah'ın ve Resulünün karşisında mahçup bir kul var ki; o Allah ve Resulünü sevmektedir.
Ey Mâlikü'l- Mülk olan Zü'l- Celâli ve'l- İkrâm
Ey kişi ile kalbi arasına giren, kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi senin dinin üzerinde sabit kıl! Ey kulunu bütün yaratılmışlardan üstün kılan Rabbim! " Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasip et. Bana senin sevgini sıcak ve hararetli bir günde soğuk suyu arzulamaktan daha sevimli kıl."
Ey esrarına varılamayan, sırrına erilemeyen... Artık bizleri sana ve Resulüne mahçup olmaktan kurtar. " Ben onlardan razıyım..." dediğin, Resulünün " Ümmetim!" diye hitap ettiği, alnındaki secde izini aşkının mührü olarak taşiyan kullarından eyle. Kullarınla eyle...
Ey mazlumların, sadıkların ve âsiklarin Rabbi! Sevgili Resulünün hürmetine O'nun yetimleri olan bizleri; bu ümmeti iki cihanda azîz eyle...
Amin...
Mevlayı özleyen gönül ya hüznü bekler ya da hüzündedir...Bela, gam ve keder Mevlanın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır.Vurdukça kendine çeker.İmam-ı Rabbani(k.s)