Mûsâ ateş görmüş idi
Tur Dağı'na varmış idi
Hakk sedâsı duymuş idi
Yüreğimde duyamam mı
Hiçlik iken lâmekânda
Evvel Âhir bir zamanda
Kün deyince her mekânda
Zâhir olup konamam mı
Seyreyledik dünü günü
Şol Firdevs'te Hakk bülbülü
Tenim rûhumun düldülü
Kırbaç vurup süremem mi
İlmi gizlenmiştir rûhun
Aklını zorlar gürûhun
Tevhiddir gemisi Nûh'un
Kulaç atıp varamam mı
Tekkelerde dergâhlarda
Arar dururlar Allah'ı
Bulunamayan ilâhı
Yüreğimde bulamam mı
Ruhban imam bilmem dostum
Aracısız kulluk kastım
Müşrikle sohbeti kestim
Tevhîdi savunamam mı
Ne gerek var Kur'an varken
Şeyhe, şîha, evliyâya
Tevhid ırmağı taşarken
Aşk suyunda yüzemem mi
Su olduk da düştük arka
Nazar ettik garba şarka
Ahdeyledik Tur'da kırka
Çalı olup yanamam mı
Aşk odunu yakar idik
Coşup halka akar idik
Şaşırıp da bakar idik
Aşkı Hakk'ta göremem mi
Hem alevde hem de korda
Hem rahatta hem de darda
Hem güneşte hem de karda
Varlığını göremem mi
Sır şarabı sızar durur
Derimiz dünyâda erir
Ruh kendine kaftan alır
Cehennemi göremem mi
Âşık kulun kelâm etti
Müminlere selâm etti
Doğum günü kıyâm etti
Çok kez gelip gidemem mi
Alp Bilge
12 Ağustos 2015