Hadis-i şerifte buyurulur:
"(Zahir ve batınını ikmal etmiş, ilmini irfan haline getirmiş)alimler, peygamberlerin varisleridir."(Ebu Davud,ilim 1)
Cenab-ı Hakk'ın Rahman ve Rahim esmasının kesif etcellilerine nail olan bu kamil müminlerde merhamet ve şefkat, bir tabiat-ı asliyye halindedir. Yine bu salih müminler, "nefsi, nefsi" hodgamlığından kurtulup, "ümmeti,ümmeti" diğergamlığına nail olarak bir irşad ömrü yaşarlar. Onların irşad ömürleri fani cesetlerinden sonra da devam eder. Onlar, nefislerini ıslah neticesinde ruhlarını köprü olarak kullanıp ilahi vuslata nail olanlardır ki, ümmeti de bu yoldan geçirerek Rabb'e ulaştırmanın gayreti içinde olurlar. Onlar, kurtuluş bekleyen kitlelerin muallimleridir. Allah ve kulları huzurunda bir cemaatin mes'uliyetini vicdanlarında taşıyan kahramanlardır.
Hak dostlarının ikaz ve nasihatleri, Allah Rasulü(S.A.V.)'in sohbetlerinden birer akistir. Zira manevi istifadenin merkezi odur. Ruhi heyecanlarla dolu sohbet, ikaz ve nasihatler, hep o merkezden teselsülen naklonunan parıltılardır. Hak dostlarının böyle meclislerini ganimet bilmelidir ki, onlar Hazret-i Peygamber (S.A.V.)'in 23 senelik nübüvvet hayatını kavlen (sözleriyle), fiilen ve hissen ümmete aksettiren örnek şahsiyetlerdir.
Hak dostu, ışığın etrafında dönen kelebekler gibi Mevla muhabbetiyle iradesiz hale gelmiştir ki, artk mevla onun gören gözü, işiten kulağıdır. Hakk'ın aşk ve muhabbetinin tecellisi altında olduğu için, mercek altında bir kağıdın yanması gibi nefsani temayüller onda ömrünü tüketmiştir. Böylece nurani bir cazibe merkezi haline geldiğinden, diğer insanlar da iradi veya gayri iradi onları sever ve gönülleri onlara doğru akar. Onların ikaz ve nasihatleri ruhlara merhem ve şifa olur.
Bu ulvi ufka ve manevi dirayete nail olan Hak dostlarının ikaz, irşad ve nasihatleri, ilmiyle amil olmayan kimselerin nasihatlerine nazaran gafil gönüllerin uyandırılmasında daha büyük bir kıymet ve tesire sahiptir. Bu itibarla onların feyizli nasihatlerini bulunmaz bir nimet bilmeli ve şuurla onların ruhlara huzur bahşeden irşadlarına, samimiyet ve muhabbetle gönül vermelidir. işte Hak Dostları'nın ebedi saadet yolunu aydınlatan istikamet kandilleri mevkiindeki bu nasihatlerden birkaç misal:
Hasan-ı Basri (K.S.)
Ey Ademoğlu! Gerçek mümin, ihsan sahibi bile olsa yine de korku üzere sabahlar. Zaten ona da bu yaraşır. Mümin, akşama yine aynı korku ile kavuşur. Evet, o her zaman şu iki korku arasındadır.
1. Geçmiş günahlar. Bu günahları sebebiyle Cenab- Hakk'ın kendisine nasıl muamelede bulunacağını bilemez.
2.Gelecek hayatı. Nasıl bir hayat sürecek, son nefesi nasıl verecek? Bu soruların cevaplarını sürekli tefekkür eder.
Ey insanlar! şu hakikati idrak ederk salih amel işleyin. Allah ve Rasulü yaptığınız işleri görmektedir. Siz, birgün gizliyi ve aşikarı bilan Allah'a döndürüleceksiniz. işte o gün yaptıklarınızı tek tek size haber verecektir.
Sizler kalblerinize çok dikkat edin. Onları sürekli Allah'ın zikri ile yenileyin. Zira kalb çabuk paslanır. Nefislerinizi de dizginleyin. çünkü o çok azgındır. Eğer siz nefislerinizin kötü isteklerine mani olmazsanız, o birgün sizi korkunç bri uçuruma yuvarlar.
Kendi ayıplarınız dururken başkalarını ayıplamaktan vazgeçmedikçe kamil iman sahibi olamazsınız. O halde, başkalrının ayıplarına bakmadan evvel kendi ayıplarınıza bir göz atın, onları düzelterek işe başlayın!
Ey insanlar! Kura'an-ı Kerim müminler için şifa, müttakiler iiçin rehberdir. Kim ona uyarsa, hidayete erer ve doğru yolu bulur. Ondan yüz çeviren bedbaht olur ve felaketlere sürüklenir.
Ey Ademoğlu! Tek başına ölecek, tek başına dirilecek, tek başına hesaba çekileceksin!
~~~~
Malik Bin Dinar (K.S.)
şu iki şey hariç dünyada safa kalmadı:
1.Kardeşlerle karşılaşmak ve onlarla sohbet etmek,
2.Teheccüd namazına kalkmak ve o feyizli vakitte doya doya zikir ve Kur'an ile meşgul olmak
allah razı olsun rabbim yar ve yardımıcıımız olsun