KUR’ÂNİYYÛN
(القرآنيّون)
Seyyid Ahmed Han’ın düşünceleri etrafında Abdullah Çekrâlevî tarafından Hindistan’da oluşturulan cemaat.
İslâm dünyasında “ehl-i Kur’ân” ve “Kur’âniyyûn” olarak bilinen bu ekol XIX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. Sünneti tamamen reddederek sadece Kur’an’ı benimseme anlayışı ilk defa II. (VIII.) yüzyılda tartışma konusu olmuş ve günümüze kadar varlığını sürdürmüştür (İmam Şâfiî ile yapılan bir tartışma için bk. el-Üm, VII, 250-254).
Kur’âniyyûn hareketini ayrıntılara inildiğinde farklı görüşlere sahip şahsiyetler temsil etmiş olsa da bunların hepsi Kur’an’da nesih olmadığını ileri sürmüş, hadislerle ve ictihadla amel etmeyi şirk saymıştır.
Kur’âniyyûn içerisinde ibadetler hususunda da farklı değerlendirme ve uygulamalar vardır. Özellikle Çekrâlevî’den sonra namaz vakitleri, rek‘at sayısı, kılınış âdâb ve erkânı ile diğer bazı konularda değişiklikler yapılmıştır. Çekrâlevî günde beş vakit namazdan söz ederken (Burhânü’l-furķān, s. 89-93) Ahmedüddin sadece iki vakit namazın farz olduğunu ileri sürmüştür (Beyân li’n-nâs, I, 56-124)
Orucun herhangi bir ayda tutulabileceği, oruç müddetinin sadece dokuz gün olacağı gibi bazı görüşler de ileri sürülmüştür (Hâdim Hüseyin İlâhîbahş, s. 396-401)
Hint alt kıtasında Kur’âniyyûn hareketine dair ekserisi reddiye olmak üzere çok sayıda kitap, risâle ve makale yazılmıştır.
[Diyanet Ansiklopedisi,K mad. KUR'ANİYYÛN]
Kuraniyyun Fırkası , Kuran dışında bir kaynak kabul etmezler.Hadislerin sahihi-zayıfı demeden inkar ederler.
-Bu fırka günümüzde de bazı kişilerde etkisini hala gösteriyor.Zira izlediğim ve araştırdığım (milletin de hoca sandığı ) birçok kişi , aynen yukarıdaki gibi hadislere inanmıyor.
-Bazıları ise , hadis sahih olsa bile Kurana aykırı gibi gözükse , uydurma kabul ediyorlar.Misâlen : Hz.İsa(as)'ın gökte hay(diri) olması ve arz'a(dünyaya) tekrar nuzulu(inişi) mes'elesi.
Sünnetin önemi hakkında baktığım hadisi Şerif'in Şerhinde(açıklamasında) diyor ki :
Bu adam (yani Abdullah Çekrâlevî ' adındaki adam) , kendisini Kuran Ehli (Kuran'a mensup,bağlı) diye adlandırıyor.
Şerhin devamında Müellif diyor ki : Halbuki bu adam ile Ehli Kuran arası şettandır.(Ne kadar da uzaktır) . Ve bu adam Ehli İlhaddır(Hak yolundan çıkıp bâtıl yola sapandır)
[Avnul Ma'bud,Süneni Ebu Davud Şerhi]