Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Hadisi Şerifler?
Hadisi Şerifler?
İlk asırlarda ortaya konan orijinal hadîs kitapları, sıhhat durumları
itibâriyle, çok farklı değerler taşırlar. Bunlardan hangileri itimâda
şâyandır, hangileri değildir, bilinmesi mühim bir husustur. İslâm
âlimleri tâ bidâyetten beri bu ayırımı yapmaya ehemmiyet vermişlerdir.
Nitekim, Kütüb-i Hamse, Kütüb-i Sitte, Sünen-i Erba'a, Sahîheyn gibi
ayrım ve tefrîkler bu maksada yöneliktir. Sözgelimi, Kütüb-i Sitte
deyince en ziyade itimâda şâyan veya sahîh hadîsleri ihtiva eden
kitaplar grubunu anlarız. Sahiheyn deyince bu altılı takımın en sıhhatlî
ikisini anlarız.
*SUYÛTİ'NİN TAKSİMİ:*
Ne var ki, yazılan yüzlerce ve hattâ binlerce hadîs kitabı içerisinden
sadece Kütüb-i Sitte hakkındaki bu kısa malumât, bu mevzuda bir mü'minin
bilmesi gereken bilgi için yeterli değildir. Bu maksadla, Suyûti,
Cem'u'l-Cevâmi'nin mukaddimesinde sahîh addedilip güvenilebilecek
kitaplar hakkında biraz daha geniş bilgi verir. Buna göre, hadîs
kitaplarının şöyle tabakalandığını görürüz:
I- Rivâyetleri sahîh olanlar, bunlar on kitaptır:
1- Buhârî,
2- Müslim,
3- Sahîhu İbni Hibbân,
4- el-Müstedrek (Hâkim'inki
olup içerisinde zayıf olan mahdut miktarda hadîs vardır),
5- el-Muhtâre(ez-Ziyâu'l-Makdisî'nin eseri),
6- Muvatta, (İmam Mâlik'in eseri),
7-Sahîhu İbni Huzeyme,
8- Sahîhu Ebi Avâne,
9- Sahîhu İbni's-Seken,
10-el-Müntekâ (İbnu'l-Cârûd'un eseri). Ve (bunlarla ilgili) müstahrecler.
Suyutî ilâveten, Cem'u'l-Cevâmî'de herhangi bir hadîsi bunlara nisbet
ettiği zaman o hadîsin sahîh sayılması gerekeceğini, sadece
el-Müstedrek'te bazı hadîslerin zayıf olduğunu, onları kaydettikçe
za'fını belirttiğini kaydeder.
II- Sahîh, Hasen ve Zayıf Hadisleri Beraberce İhtiva Eden Kitaplar.
Bunlar şunlardır:
1- Ebu Dâvud,
2- İbnu Mace,
3- Ebu Dâvut et-Tayâlisî'nin Müsned'i
4-Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'i,
5- Ahmed İbnu Hanbel'in oğlu Abdullah'ınMüsned'e Ziyâdâtı,
6- Abdurrezzâk es-San'ânî'nin Musannaf'ı,
7- Sâd İbnuMansûr'un Sünen'i
8- Ebu Nuaym'ın Hilyetu'l-Evliya'sı,
9- Ebu Bekr İbnuEbî Şeybe'nin Müsned'i,
10- Ebu Ya'la el-Mevsilî'nin Müsned'i,
11-Taberânî'nin el-Mu'cem'ul Kebir'i ve Mu'cemu'l-Evsat'ı,
12-Ed-Dârakutnî'nin es-Sünen-i, el-Efrâd vs... si,
13- Beyhakî'nin es-Sünenu'l-Kebîr, Şu'abu'l-İmân, el-Ma'rife, el-Ba's, Delâilu'n-Nübüvve,el-Esmâ ve's-Sifât' ı
Suyûti bu kitaplarda sahîh hasen ve zayıfın beraberce bulunduğuna dikkat
çektikten sonra Cem'ul-Cevami'de zayıfları çoğunluk itibâriyle
belirttiğini de kaydeder. Bu meyanda Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'i
hakkında şu açıklamayı yapar: "Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde her ne
varsa hepsi makbûl'dür. Zira ondaki zayıf hasen'e yakındır."
III- Rivâyetleri Zayıf Olan Kitaplar
1- Ukeylî'nin ed-Du'afâ'daki rivayetleri
2- İbnu Adiy'in el-Kâmil'ndeki rivayetleri,
3- el-Hatîbu'l-Bağdâdî'nin, Tarîh, el-Câmi, el-Bücelâ...
gibi kitaplarındaki riâyetleri,
4- İbnu Asâkir'in Tarîhu'd-Dımeşk'indeki rivayetler
5- Hakîmu't-Tirmizî'nin Nevâdiru'l-Usûl'ündeki hadîsler
6-El-Hâkim'in Târih'indeki hadîsler,
7- İbnu'l-Cârud'un Târih'indeki hadîsler, 8- Deylemî'nin Müsnedu'l-Firdevs'indeki hadîsler.
Suyûti, bir hadîsi bu kitaplara nisbet ettikten sonra, hadîsin zayıf
olduğunu, ayrıca belirtmeye hâcet kalmadığını söyler.
*DİKKAT 1*: Suyûti, bu açıklamayı yaptıktan sonra Cem'u'l-Cevâmi'yi
tertibte baş vurduğu -tamamı seksene yaklaşan- diğer kitaplar hakkında
bilgi sunmaz. Ancak, az sonra kaydedeceğimiz Dehlevî'nin taksimâtından
da bilistifade şu söylenebilir: Geriye kalan kitapları, yukarıda
kaydettiğimiz ilk iki tabakaya koymamız mümkün değildir. Bunlar ya bu
üçüncü tabakada mütâlaa edilerek hepsinin hâkim vasıflarının "zayıf"
olduğu kabul edilir veya burada zikredilenlere nazaran daha da zayıf
dördüncü bir mertebe teşkîl ettikleri kabul edilir. Ancak bunların genel
vasfı vaz"dır, "butlân"dır demek mümkün değildir, bu Suyûti'yi kendi
adımıza konuşturmak olur.
*DİKKAT 2:* Kütüb-i Sitte'den Tirmizî ve Nesâî'nin yukarıdaki tâdadda
zikredilmemeleri dikkat çekicidir. Bu bir zühûl mü, yoksa kasıt mı
bilemiyoruz, ama bu açıklamada bir eksikliktir. Şurası muhakkak ki bu
iki süneni üçüncü tabakada mütalaa etmek mümkün değildir. Her ikisini de
birinci tabakada mütâlaa edemesek bile Nesâî'yi birinci, Tirmizî'yi de
ikinci tabakada mütalaa etmemiz mümkündür. Her ikisini üçüncü tabakaya
dâhil etmek hiç muvafık olmaz. Suyûti'nin burada tam bir tesebbüt ve
dikkatle hareket etmediğini gösteren bir diğer emâre, bir kısım
âlimlerce de sıhhat durumu takdîr edilen İbnu Huzeyme'nin Sahîh'inden
hiç söz etmemesidir.
*DEHLEVÎ'YE GÖRE HADÎS MÜELLEFÂTI'NIN TABAKÂTI *
Hindistan'ın yetiştirdiği hadîs âlimlerinden Ahmed İbnu Abdirrahîm İbni
Vecîhi'd-Dîn ed-Dehlevî (ki Şâh Veliyullah diye şöhret bulmuştur ve
1114/1704-1176/1762 yılları arasında yaşamıştır), hadîs sâhasında
yazılmış rivâyet kitaplarını sıhhat durumlarına göre bir derecelemeye
tâbi tutar. Kendinden sonra gelen âlimlerce umumiyetle benimsenen bu
derecelemeyi bilmede fayda var. Ona göre bütün te'lîfat beş tabakaya
ayrılır:
BİRİNCİ TABAKA: Bütün muhtevası kesinlikle sahîh olan kitaplar tabakası.
Burada üç kitap vardır: Buhârî ve Müslim'in sahîhleri ile İmâm Mâlik'in
Muvatta'sı. Muhaddisler, bu kitaplarda yer alan hadîslerin sıhhatinde
ittifak ederler (1).
İKİNCİ TABAKA: Bunlar, sıhhatte Sahîheyn ve Muvatta'nın derecesine
ulaşamazlar, fakat onları tâkip ederler. Bunların müellifleri güven,
adâlet, hıfz ve hadîs ilimlerinde tebahhur'la (derin ilim) tanınmış
kimselerdir. Bunlar, nazarlarında, bir hadîsin sahîh olması için
koydukları şartlardan taviz vermemişlerdir.
Bunların eserlerini, kendilerinden sonra gelen alimler itiraz etmeden
kabul ettiler. Muhaddisler ve fakîhler, her asırda bunlara itina ve
alâka gösterdi. Böylece ümmet arasında meşhur olan bu eserlerin garib
kelimeleri şerhedildi, râvileri birer birer incelendi, rivâyetlerinde
mevcut olan ahkâm ortaya çıkarıldı. İslâmi ilimler bu kitapların,
hadîsleri üzerinde kuruldu.
Bu tabakaya şu kitaplar girer: Sünenu Ebî Dâvud, Câmi'u't-Tirmizî,
Müctebâ'n-Nesâî, Müsnedu Ahmed İbni Hanbel (2).
*ÜÇÜNCÜ TABAKA:* Bu tabakaya, Buhârî ve Müslim'den önce, sonra veya
zamanlarında câmi, müsned ve musannaf adları verilerek telif edilen
hadîs kitapları girer. Bu telifler sıhhatçe farklı her çeşit rivâyeti
cemetmişlerdir: "Sahîh, hasen, zayıf, ma'nît, garîb, şâz, münker, hata,
sevâb, sâbit, maklûb beraberce onlarda yer alır. Bu rivâyetler ulema
nezdinde "hiç bilinmez" denmese de (önceki tabakada yer alan rivayetler
gibi) yeterli derecede şöhrete ermemişlerdir. Bunların münferîd
rivâyetlerine fukaha hiç eğilmemiştir. Muhaddisler, bu rivayetlerin
hangisi sahîhtir, hangisi zayıftır, ciddî bir incelemeye tabi
tutmamıştır. Keza dilciler, onlardaki garîb kelimeleri şerhe
yeltenmemiş, fakîhler selefin mezhebini onlarda aramamış, hadîsçiler,
müşkillerini çözmeyi düşünmemiş, tarihçiler de bu kitaplardaki
rivâyetlerin râvilerini araştırmamıştır. Bunu söylerken araştırmayı
ileri götüren (müteammik) müteahhir ulemayı kastedmiyorum, sözüm ehl-i
hadîsin mütekaddim imamlarıyla ilgilidir. Şu halde bu üçüncü tabakada
yer alanlar, onların tetkîk nazarlarının dışında kalmışlardır. Ebu Ali,
Abd İbnu Humeyd ve et-Tayâlisî'nin müsned'leri, Abdurrezzâk ve Ebu Bekr
İbnu Ebî Şeybe'nin musannaf'ları, el-Beyhakî, et-Tahâvî ve
et-Taberânî'nin bütün kitapları bu gruba girer.
Bu müelliflerin, eserlerini te'lifteki asıl gayeleri, buldukları
rivâyetleri cem etmekti, onları telhîs, tezhîb ve amel yönünü araştırmak
değildi.
*DÖRDÜNCÜ TABAKA:* Bunlar, uzun asırlar sonra, ilk iki tabakada
bulunmayan rivâyetleri cemetmek maksadıyla ortaya konmuş kitaplardır.
Asıl mühim olanı bu rivâyetlerin muhtevasıdır:
a) Bu rivâyetler, bâzan gözden kaçıp sağda solda gizli kalmış mecmu'a ve
müsnedlerde yer alıyordu. Dördüncü tabaka müellifleri onları ortaya
çıkarıp neşrettiler.
b) Bâzen da, muhaddislerin itibar edip rivâyetlerini yazmadıkları
kimselerin dillerinde idi; konuşurken fazlaca mübalağaya kaçan vâizler,
ehlü'l-ehvâ ve hali, rivâyeti alınamayacak kadar zayıf olan kimseler gibi.
e) Söz konusu rivâyetlerin bir kısmını sahâbe ve Tâbiîn'in âsârı, Beni
İsrâil'le ilgili ahbâr veya hükemânın kelamı teşkil ediyordu. Râviler
bunları, bilerek veya bilmeyerek Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın
sözleriyle karıştırmış idi.
d) Bu rivâyetlerin, Kur'ân-ı Kerîm'in âyetlerinde ve sahîh hadîste
muhtemel olan mânalar olup rivâyet ilminin inceliklerini bilmeyen sâlih
kimseler tarafından hadîs-i bilmânâ şeklinde rivâyet edilmişler ve bu
rivâyetler de Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a nisbet edilmişlerdi.
e) Bazan da Kur'ân ve hadîsin işârî mânâlarından çıkarılmış mefhûm
mânaların amden müstakil müsned bir hale konmuş şeklidir.
f) Bazan muhtelif hadîslerde dağınık cümleler halinde yer alan ifadeler
bir araya getirilip tek bir tertibe sahip tek bir hadîs haline konmuştur.
Bu çeşit rivâyetler şu kitapların muhtevâsında yer alır: İbnu Hibbân'ın
Kitâbu'd-Duafâ'sı, İbnu Adîyy'in el-Kâmil'i, Hatîbu'l-Bağdâdî, Ebu
Nu'aym el-İsfehânî, el-Cûzekânî, İbnu Asâkir, İbnu'n-Neccâr ve
ed-Deylemî'nin bütün kitapları. Müsnedu'l-Havârizmî de bu tabakadan
olayazdı.
Bu tabakanın en iyisi zayıf ve muhtemel derecesindedir, en kötüsü de
mevzu veya şiddetli münkerlik taşıyan maklûbtur.
Bu tabaka, İbnu'l-Cevzî'nin Kitâbu'l-Mevzuât'ının hammaddesini teşkîl eder.
*BEŞİNCİ TABAKA*: Bu gruba giren rivâyetler de muhtelif kısımlara ayrılır:
a) Bir kısmı fakîhler, sufiler, tarihçiler vs. nezdinde meşhur olup,
dillerinde dolaşan rivâyetlerdir, kaydedilen dört tabakada her hangi bir
asılları yoktur.
b) Bir kısmını da dininde laübali, bilgili kimseler uydurmuştur. Cerhi
mümkün olmayan kuvvetli bir senetle, Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm)'dan sudûru akla uzak gözükmeyen bir söz getirir ve böylece
İslâm Dini'ne büyük bir musibetin gelmesine sebep olur. Buna karşı
harekete geçen mütehassıs hadîsçiler, başka rivayetler getirerek
bunlardaki örtüyü kaldırıp, körlüğü giderirler.
*NETİCE OLARAK:*
Birinci ve ikinci tabakaya muhaddisler itimad etmişlerdir. Onların amel
ettikleri hadîsler, bu tabakaya giren kitaplardaki rivâyetlerdir.
Üçüncü tabakanın rivâyetleri ile amel etme veya onları değerlendirme işi
hadîslerin illetlerini iyi bilen, râvilerin isimlerini yakinen tanıyan
ihtisâs ehline aittir. Bu kitaplardan mütâbaât ve şevâhid olarak
faydalanılabilir, o kadar. "Allah her şey için bir ölçü tayin etmiştir"
(Talak, 3).
Dördüncü tabakayı cemetmek, ondan istinbatta bulunmak, müteahhir
ulemanın bir derinleşme (taammuk) yoludur. Gerçek şu ki, ehl-i bid'a
denen Mutezile ve Râfıza gibi çeşitli sapık mezheplere mensup olanlar,
bu tabakaya giren kitaplardan, en küçük bir itinaya bile yer vermeden,
mezheplerini destekleyen rivâyetler derleyebilmektedirler. Ancak bu
kitaplardan hususî görüşlere yardım ve destek sağlamak hadîsle delil
getirmeyi esas alan ulemâ nezdinde sahîh ve makbul değildir".
______________
1) Dehlevi'nin Birinci Tabaka ile alakalı açıklamasını almıyoruz. Zira,
bu üç kitapla ilgili gerekli açıklamalar daha önce ilgili bahislerde
yapıldı.
2) Bu taksimde dikkatimizi çeken bir husus, Müsnedu Ahmed buraya dâhil
edildiği halde, İbnu Mâce'nin hiç zikredilmemiş olmasıdır.
![[Resim: Doc002.jpg]](http://library.islamweb.net/newlibrary/BooksCover/Doc002.jpg)
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلَانَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ وَعَبْدُ الرَّزَّاقِ وَأَبُو أَحْمَدَ وَأَبُو نُعَيْمٍ قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ زَيْدٍ الْعَمِّيِّ عَنْ أَبِي إِيَاسٍ [ ص: 416 ] مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الدُّعَاءُ لَا يُرَدُّ بَيْنَ الْأَذَانِ وَالْإِقَامَةِ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَنَسٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَقَدْ رَوَاهُ أَبُو إِسْحَقَ الْهَمْدَانِيُّ عَنْ بُرَيْدِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ عَنْ أَنَسٍ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِثْلَ هَذَا
BU TİRMİZİNİN ARAPÇA KİTABINDAN ALDIĞIM BİR HADİS
Enes b. Malik (ra)'dan rivayetle ,Resulullah sav şöyle buyurdular : Ezan ve İkamet arasındaki dua reddedilmez(geri çevrilmez)
Ebu İsa (Et-Tirmizî) dedi ki : Bu hadis , Hasen-Sahih bir hadistir.(Yani sıhhatli ve doğru bir hadistir)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi