You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yavuz Sultan Selim Han
Hadise Olayı!
D.Mehmet Doğan - Vakit
2009-05-13
Hadise Olayı!


Avrovizyon, baştan beri bizim tarihî komplekslerimizle oynar. En başta ona “avrovizyon” diyecekken, fransızlar gibi örovizyon veya ingilizler gibi erovizyon demelerimiz… Televizyon kuruluşları arasında sıradan bir yarışmayı milli mesele haline getirmelerimiz… İlk yıllardaki başarısızlıklarımızı büyük meseleler haline dönüştürmelerimiz...
Amatör veya yarı amatör bir yarışmaya bilcümle ağır toplarımızla katılmaya kalkışmamız… Sonunda bu işin Türkçeyle olmayacağına kanaat getirerek İngilizce şarkılarla katılma yolunu tutmamız. Hele de böylece bir birincilik alınca, İngilizceyi esas dil haline getirmemiz…
Bu yazıyı, finalden önce yazıyorum. Sonuç ne olursa olsun, söylenmesi gerekenleri söylemek için. Başarılı da olunsa, susmak sözkonusu olmadığı için.
Sorum şu: Avrovizyon yarışmasını her ahval ve şart içinde kazanmak zorunda mıyız?
Bu yarışmayı kazanmak bize ne kazandırıyor?
Kazanmamakla kaybımız ne olacak?
Avrovizyonu müziğimizle mi kazanacağız, fiziğimizle mi?
Bu sene Türkiye’yi Hadise isimli bir bayan temsil ediyor. Bu bayanın nasıl seçildiğini, evsafını bilmiyoruz. Bu çok da önemli değil.
Müzik ve fizik meselesini zikretmemizin sebebi şu: Bu bayan müzikten çok fiziğe hitab ediyor olmalı. Çünki, müzik esas ise, fizik ortaya konmaz. Fizik esas tutulursa da, müzik önemsenmez.
Bu ülkeyi temsil eden milli takımı herkes tutar. Çünkü onun gerçekten bizi temsil ettiği hususunda bir düşünce birliği vardır. Çünkü bu takımı oluşturan oyuncular, herkesin gözü önündedir, başarılı oldukları konusunda kanaat vardır. Bu takımların oluşumunda, toplumun değerlerini hiçe sayan elamanların yer alması sözkonusu olmaz. Bu yüzden milli maçları kaybedersek üzülürüz, kazanırsak seviniriz. Bu genelleşmiş bir tutum alıştır.
Aynı duygu beraberliği Avrovizyon için sözkonusu olabilir mi?
Böyle bir duygu beraberliği olması için, bizi temsil edecek kişinin, eserin gerçekten temsil etmesi gerekir.
Bu duygu beraberliğinin sağlanması yönünde bir yaklaşımın eski TRT yöneticileri tarafından gösterilmemesi, bugünkü yönetimin işini kolaylaştırmıyor. Mevcut TRT yönetimi, açıkça teşhircilik kokan bir sunumun Türkiye’yi temsil etmesini uygun buluyor.
Hadise “olay”ı esasen budur.
TRT yönetiminin kararları bu noktadan sonra bütün toplumu bağlayan bir nitelik kazanıyor. Bu noktadan sonra, kurumun yöneticilerinden, gerçekten hassasiyet beklemek zorundayız. Bir devlet yayın kuruluşu, gereken hassasiyeti göstermezse, topluma sunduğu modelin geniş kitleler nezdinde meydana getireceği olumsuzlukları dikkate almazsa, bunu sorumsuzluk olarak nitelemek zorunda kalırız.
Türkiye’de yıllar boyunca muhafazakar kesimler TRT’nin yayın siyasetini eleştirdiler. Zaman zaman bu eleştirinin dozu sınırları zorladı.
Hükümetimiz, muhafazakar demokrat sıfatını kendine uygun buluyor.
Bu seçim, ne muhafazakarca bir seçim, ne de demokratik.
Kitleleri rencide eden bir temsil asla sözkonusu olamaz.
Bakın hiç de muhafazakar olmayan bir gazete, bunu oylamaya dönüştürdü. Gelen cevapların büyük ekseriyeti, böyle bir kıyafetin yakışıksız olduğu yönünde.
Şimdi TRT’yi yöneten genel müdürün bir zamanlar PTT genel müdürlüğü yapan, bilahire Ulaştırma Bakanlığı müsteşarı olan kişi olduğu konusunda tereddüte düşmemizin sebebi bu.
“Muhafazakarlar”, değerlerini önemseyenler neden suskun?
Manzara gerçekten hicap verici değil mi? Yoksa biz yaparsak, olur hesabı mı
Beni Bir Ben Bilirim, Birde Yaradan Bilir Bana Bir Ben Lazımım, Birde Anlayan
Bunu ilk beğenen sen ol.
(...)
RE: Hadise Olayı!
sonuncu olmak isterdim keşke sonuncu olsaydıkta ozman görseydiler günlerini

en açık kıyafet bizimdi elin gavurları bile gayet güzel giyinmişti

hadise kendi dedi türkiyeyi iyi temsil etmek adına her şeyi yaparım

açabildiği kadar açdı genede bi işe yaramadı işte
Şuan DeLi MisaL Aşığm Bir Kişi Hariç Herkese Şaşıyım !
Bunu ilk beğenen sen ol.
(...)
RE: Hadise Olayı!
bence hiç gitmiyelim ne var yane nedir bu önceden önemsiyordum şu hadise olayından sonra önemsemiyorum.nedir şu bizim örovizyon merakamız anlamadım gitti olay oluyor her sene
Şuan DeLi MisaL Aşığm Bir Kişi Hariç Herkese Şaşıyım !
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Hadise Olayı!
ben zaten mizahi olarak söyledim onu:D
aman ya zaten gitsekte gitmesekte ne farkedecek oylar şarkıya gitmiyoki zaten :D
herkes komşusuna veriyor...
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.
(...)
RE: Hadise Olayı!


Televizyondan izledik hepimiz. Hadise hanım sahneyi almış, şakırdamaya çalışıyordu. Her ne kadar muvaffak olamasada...

"Türkiye'yi bumu temsil ediyor şimdi?" diye sorduk kendi kendimize...

Kıyafet deseniz bizden değil.
Şarkıda kullanılan enstrumanlar deseniz bizden değil.
Müzik bizden değil.
Sözler bizim dilimizden değil.
Yapılan dans bizden değil.
Okuyan bile neredeyse Türk değil. Belçika doğumlu... Sadece kafa kâğıdında Türk diye yazıyor..
Türkçesi bile sağlam değil...

Ya hû hala inanmıyoruz. Yada inanmak istemiyoruz!
Tüm bunlar orada sergilendi ve bu Türkiye'yi temsil etti şimdi öylemi?
Kimi kandırıyoruz ki biz?

Nasıl bir yıkımın eşiğindeyiz böyle. Eurovizyon resmen erozyona dönüşmüş, sindirip geçiyor bizleri.

Ahlak-kültür erozyonu...

Bizse derin hûlyalarda...

Bir yerlerden çivimiz çıkmış ya

Nerden ola acep?

Bilen varsa beri gelsin !
Şuan DeLi MisaL Aşığm Bir Kişi Hariç Herkese Şaşıyım !
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2009, Saat:06:34 PM, Düzenleyen: SAHRA.
Profesör
RE: Hadise Olayı!
kanuni nin torunları ne hale geldik Saskin
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.