Hadis; nübüvvetten önce ve nübüvvetten sonra Peygamberimizden (s.a.v.) rivayet edilen bütün söz, fiil ve takrirlerden ibarettir.
Yani esas itibariyle sünnet ve hadis aynı anlama gelmektedir. Ancak müslümanların uymakla emrolundukları sünnet, bu üç şekilde sabit olan ve dinle ilgili olan hadislerdir.
(Takrir: Peygamberimizin; huzurunda sahabi tarafından söylenen bir sözü, veya işlenen bir fiili, reddetmeyip sükut etmesi, veya onu güzel karşılaması ve tasvip etmesidir.)
Peygamberimizin sünneti, ondan söz olarak sâdır olur ve hadis olarak bize intikal ederse buna kavli sünnet denir.
Peygamberimizin sünneti fiil olarak sâdır olur ve bu fiil bize kadar intikal ederse buna fiili sünnet denir. Yani Hazreti Peygamberin, namaz, oruç, hac, zekat vb. çeşitli ibadetlerindeki davranışlarına ait sahabe tarafından görülüp nakledilen haberlerdir.
Peygamberimizin takrirleri de yine onun hadisi içerisinde yer alır. Buna da takriri sünnet denir.
Yararlanılan kaynak: Hadis Usulü - Prof. Talat Koçyiğit