Karga gaklar gaklamaz peyniri düşürür. Şarkı söylemenin bedeli, peyniri kaptırmaktır! Aldatılmak, kandırılmak. O halde şarkı söylemeyin, yoksa yiyeceğinizden olursunuz.
Oysa yazar şöyle bir ders vermeyi de deneyebilirdi: şarkımı söyledim ya keyfimce, peynirimden olduysam ne gam! Peynirini kaptırmaktan korkup şarkı söylemekten kaçınmak yerine şarkı söylemeyi yeğleyin; varsın olsun, bu arada peyniriniz elinizden alınsın, n’olur!?
La Fontain’e böyle dersler vermek yakışmazdı; bu nedenle o, saf çocuklara akıllı olmayı öğütledi: -Sakın açmayın ağzınızı; yoksa peynirinizden olursunuz!
Bizler de çokluk tilkiler karşısında açmadık ağzımızı; böylelikle titizlikle korumayı başardık peynirlerimizi. Peyniri kaptırmamayı, şarkı söylememeye yeğledik hayatımız boyunca. Bilemedik ki o bed sesimizle şarkı söylemeyi göze almadıkça/alamadıkça, peynire sahip olmanın bir anlamı kalmayacaktı hayatımızda. Aldatılmamak için, ne çağırdık, ne çığırdık, sadece sessiz sessiz peynir temin etmekle uğraştık; bütün vaktimizi temin ettiğimiz o peynirleri korumakla geçirdik.
Şahsen, şarkı söylediği için ölenlere değil, şarkı bile söyleyemeden ölenlere acırım; O halde ne çekiniyorsun dostum, hadi bir şarkı da sen söyle!
ALINTI