İhtiraslarımız, azgın nefsimiz, sürekli başımızda duran şeytan (aleyhil-lağne) ve daha bir çokları bizi yanılgıya düşürüyor
Mütemadiyen hayata sarılmışız ve ondan kopmak dahi istemiyoruz
Tabii ki bu süre içerisinde de bizi biz yapan; burada bulunmamızı borçlu olduğumuz Allah'ı unutuyoruz
Öfke, hırs, aşırı maddecilik, dünya sevgisi, gizli şirkler, romantizm, aşk, yalan ve bunun gibi niceleri hayatımızı kaplıyor
Yürürken adımlarımızdaki kibir dahi açık seçik görünüyor
Efendilerin efendisi(sav)'ne ilk başta güzel ahlak indirilmiştir
Öyle ki Peygamber değilken bile Muhammed-ül Emin'dir
Sonra İman hakikati indirilmiş ve son olarak da ibadetler indirilmiştir
Bizse işe hep sondan başlıyoruz
Sadece ibadet diyor ve güzel ahlaktan kopuyoruz
Elbette ibadet bu işin kaçınılmazıdır Bunu yapmak zorundayız
Ama güzel ahlak sahibi olmayan insan; istediği kadar ibadet etsin Bilirsiniz annesinin sözünü karısının sözünden aşağı tutan bir sahabi az kalsın imansız gidiyordu Oysa beş vakit namazını kılardı
"Zerre kadar kibir bulunan, cennete giremez" diyor Resululllah(sav)
Şimdi hayatımızdaki yanlışlarımızı, iman kopukluğunu, Allah'ı neden unuttuğumuzu ve nasıl hatırlayacağımızı, sürekli yaptığımız hataları paylaşırsanız, birilerine faydalı olacağımızı düşünüyorum
ALINTI