.........
İmam Hasan Askeri (a.s) bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Sebepsiz yere gülmek cahilliğin belirtisidir.”
Demek ki her çeşit gülme, kötü veya iyi değildir, önemli olan niçin yapıldığıdır.
Gülmek İnsanın ruhuyla uyuşup, akıllıca olursa güzeldir, Bu duygu Allah’ın rızasıyla birlikte olduğu için iyidir, ayrıca ruhun ve bedenin sıhhatini de sağlamaktadır. İslam’a göre gülmek kesinlikle kötü ve beğenilmeyen bir özellik değildir. Aksine İslam gülmek üzerinde çok durmuş ve insanın gülmesine önem vermiştir. Gülmek mutlu olmanın göstergesidir, insan şaka yaparak, fıkra anlatarak, mizahta bulunarak mutlu olabilir. Burada önemli olan edep ve İslam kurallarına riayet etmektir. Sadece bazı olumsuz özellikleri bulunan gülme şekilleri yasaklanmıştır (kahkaha atmak gibi).
İslam hiçbir zaman ağlamak ve gülmek arasında seçim yapmamıştır ve birini diğerine üstün tutmamıştır. Her ikisini insanın varlık boyutuyla bağlantılı kabul ederek unlar için bir takım şartlar ve sınırlar belirlemiştir.
Normal zamanlarda –bazı zamanlar hariç- insan yaşamına hâkim olması gereken özellik gülmektir. İnsan birçok değişik yolla günlük yaşamında mutlu olmalıdır, tebessüm etmek, çalışmak, şaka yapmak, spor yapmak, günahtan uzak durmak, seyahate çıkmak, güzel koku sürmek ve açık renkli elbise giymek insanı mutlu edecektir. İslam mektebinde, mümin her zaman güler yüzlüdür, münafığın ise sürekli suratı asıktır.
Resulullah (ki, en güzel sıfatları kendisinde toplayandır) şöyle buyurmaktadır: “şüphesiz bende sizin gibi bir insanım, şaka ve mizah ta yapmaktayım.” Bir diğer beyanında buyuruyor: “bende şaka yapıyorum, ama şakamda hak ve doğrudan başka bir şey olmaz.”
İslam’ın övdüğü gülme hikmetli ve bilinçli olarak yapılan gülmedir. Gülme yoluyla fikir, irfan, ahlak, fıkı v.b karşılıklı aktarılmaktadır. Peygamberimizin yaşamında bunu çokça görmekteyiz; bir gün yaşlılara şöyle buyurdu: “Cennet sadece güzel yüzlü gençler girecektir” yaşlıların tedirgin oldukları gördükten sonra şöyle devam etti: “sizler önce genç olacaksınız ve ondan sonra cennete gireceksiniz.”
Demek ki, düşüncesizce, günah yoluyla yapılan şakalar (gıybet, iftira,alay, yalan, küfür etmek, aşağılamak v.b),kahkaha atarak gülmek İslam’ın kabul etmeyip, yasakladığı eğlence şekilleridir. İmamlarımız bu tür eğlencelerin zararlarını rivayetlerde buyurmuşlardır. Rivayetlerden, kahkaha atmanın, çok gülmenin, insanların bir araya gelip sadece gülme ile vakitlerini geçirmeleri, yalanla karışık eğlencelerin çok kötü olduğu anlaşılmaktadır.
Resulullah (s.a.a) buyuruyor ki: “Çok gülmek imanı yok eder.”
Yine Allah Resulü (s.a.a) buyuruyor: “Sırf başkalarını güldürmek için yalan söyleyene vay olsun. Vay olsun ona.”
Mutlu olmayı hayatlarından silen, sevinmeyi yok sayan, ağlamanın güzel olduğunu kabul ederek sürekli üzüntülü olanlar, yalnızca İslam’ın beğenmediği ve yerdiği hadisleri okumuşlardır. Yanlışlığa düşmelerinin nedeni de buradan kaynaklanıyor. Aynı şey üzülmeyi kötü bilip, gereksiz eğlence peşinde olanlar içinde geçerlidir.
Buraya kadar yapmış olduğumuz açıklamalardan şöyle bir sonuç çıkarabiliriz:
1- Mutlu olmanın yollarından biri gülmektir. Fakat şunu unutmayalım ki, önemli olan her zaman mutlu olmaktır, her zaman gülmek değildir. Sürekli mutlu olmak İslam’ın beğenip, istediği bir yaşam tarzıdır. Kalıcı ve gerçek mutluluğa ulaşmak ise yalnızca ahlak ve din kurallarına uyarak mümkündür.
2- Gülmenin bir tedavi yöntemi olduğunu sadece kısmen kabul edebiliriz. Sürekli gülmek sadece sıradan ve idealsiz insanlar için iyidir, hedefi büyük olan insanlar boş şeylerle vakitlerini geçirmezler. Bu yüzden büyük filozoflardan olan Sokrat, Platon ve Aristoteles yüce insani mutluluğun sadece, düşünme sonucu oluşan mutluluk olduğunu söylemişlerdir. Mutlu olmak isteyen herkes bu yüce mutluluğun peşinde olmalıdır ve sıradan hayvani mutluluklarla yetinmemelidir.
Rivayetlerde bunun için “zahitçe mutluluk” tabiri kullanılmıştır. Emir'el Müminin Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Zahitler, dünyada gülse bile aslında gönülleri ağlamaktadır. Mutludurlar, ama kalplerinde hüzün çoktur.”
3- Toplum ve insan yaşamına hâkim olan ve olması gereken duygu mutluluktur. Dinsel toplantılarda bunu göremiyorsak kesinlikle bunun sebebi din değildir. Bu din mensuplarının yapmış olduğu bir hatadır. İslam’ın istemiş olduğu ağlama, Allah korkusundan dolayı olan ağlamadır, mümin geceleri secdegahını gözyaşlarıyla ıslatarak, göğün yedinci katına kadar kendisini yükseltmektedir. Her zaman, her yerde, yerli yersiz, olur olmaz ağlamaları İslam onaylamamaktadır.
4- İnsanın hayatına hâkim olan en önemli özellik eğlenip gülmektir, insan en ufak bahanelerle mutlu olmasını bilmelidir. Ağlamak ise hayatın her anına hâkim olmamalıdır, sadece belirli zamanlarda ve belirli sebepler nedeniyle olmalıdır.
selam ve dua ile
İnançla geril ve saygı duy..
kalmasın el uzatmadığın ve alaka duymadığın
mahzun bir gönül... "
M.F.G
BİR HİCRET YALNIZLIĞA BÜRÜNÜR...
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)