Tek başınayken hep olumsuz iç sesleriyle mücadele ettiği için, yalnızlığın kendisini kötü hissettirdiğini sanıyor. Halbuki yalnız olduğu için değil, bu düşüncelerin esiri olduğu için mutsuz hissediyor genellikle. (Ancak biri beni sevdiğinde mutlu oluyorum, biri benimle ilgilendiğin de iyi hissediyorum) diyorsanız, kendinizden kaçıyorsunuzdur.
İlgi bağımlılığı,alkol bağımlılığı gibidir ,birkere bu hastalığa sahip olan insana yaptığınız iyi niyetli bir konuşma,yada bir gülümseme, yada merhamet dolu bir cümle, farketmeden yaptığınız bu tür davranışların birini dahi yapsanız ona karşı artık sizinle konuşmadan duramayacak hale gelir, onun hiç bişeyi olmasanız dahi sizi hakkı olmadan kıskanıcak ,ve sadece onunla ilglenmenizi isteyip bunun için elinden geleni yapıcakdır. Dkkat çekmeyi çok iyi başarırlar...Bu durumda genellikle gerçeklerden, acılardan uzaklaşma çabasından doğar. Bir insan kendisiyle ilgili (Değersizim) gibi olumsuz düşüncelerden uzaklaşmak istiyorsa, yani kendi gerçeğinden kaçmak istiyorsa, bunu sürekli ilişki yaşayarak çözmeye çalışabilir. İnsan sürekli bu kadar olumsuz hissederse, yaşayamaz. Bu olumsuz duyguları unutmak için bir yol bulmak zorunda. Böyle insanlar ya onu sevecek ilgili verecek ona acıyacak birilerini hep hayatlarında bulundurmaya çalışırlar ya da acısını uyuşturmanın başka bir yolunu ararlar. Bu bahsettiğim iki yol da sağlıklı çözümler değil, fark etmeden sizi bile mahfederler, en sağlıklısı kendisiyle olan ilişkisini düzeltmesidir .Kendine ait bu negatif bakış açısı o kadar acı vericidir ki, yaşayan bilir bunu. Başkası onu sevdiğinde, (Demek ki bende sevilecek bir şey var) der.
hep iyi hissetmeliyim… Hayır, hep iyi hissedemezsin. İlişki hep iyi olamaz, evlilik hep iyi olamaz, sen de hep iyi olamazsın, senin de inişlerin çıkışların var. Mükemmel yok, mutlak mutluluk yok, mutlak başarı yok.Mesela: (Çocukların tek ihtiyacı sevgi ve güven. Onları hep oyalamaya, hep eğlendirmeye çalışmayın. (Sıkıldım) dediğinde onu hemen (Dur o zaman resim çiz, bununla oyna) diyerek sakinleştirmeye çalışmayın. O zaman çocuk kendisini iyi hissettirecek aktiviteyi keşfedemiyor. Büyüdüğü zaman yalnz kalmanın , sessizliğin, lezzetini alamaz böyle davranırsanız ona kendiyle mutlu olamaz, hayal kurmayı öğrenemez) Bazen sadece boş oturmaktan da mutlu olabilir insan. boş oturun odanızda sessizlik de hayaller kurun bundan büyük mutluluk olamaz....
Minik bir test yapıyoruz
Bu sorunu yaşayan pek çok kişi olduğunu varsayarsak, onlara nasıl bir çıkış formülü önerebiliriz?
(Beni ne mutlu eder, sıkıldığım zaman aklımdan neler geçer?) gibi soruların cevaplarını vermeye çalışsınlar. İç sesler çok önemli, ne düşünürsen öyle hissedersin. Hadi minik bir test yapalım. En sevdiğin yemek ne?
Tavuklu pilav =) (yazarken gülümsedim...)
En sevmediğin yemek ne?
dolma biber...(yüzüm buruştu)
Tavuklu pilavı düşündüğümde...
Kendimi iyi hissediyorum. lezzet ve doygunluk hissi...
Evet, bak bu yüzüne de yansıyor, ama dolma biber derken somurttum yüzünm buruştu. Bir saniye içinde bir iyi hissettim, bir de kötü. Düşündüğüm şeye göre değişti bu. Bunun farkına varmak lazım her şeyden önce.
Mutsuz ve doyumsuzsan sorun senin beynin de...
Bunu tespit etti diyelim, ama gerçek sorunun ne olduğunu da çözemiyor.
Belki de sadece akıl okuyordur, yani başkalarının aslında düşünmedikleri şeyleri kendi kafasında kurup, onlara inanıyordur. Bu çok derin bir konu tabii, biraz psikoterapiye giriyor.
Vesselam...
SubHane RabbiyeL aLa...