You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Genel İlk Yardım Bilgileri

Genel İlk Yardım Bilgileri

Profesör
RE: Genel İlk Yardım Bilgileri
Acil Servis Yaşam Kurtarıyor


Trafik kazaları, düşme, çarpma, kalp krizi gibi olaylar sonucu her yıl milyonlarca insan acil servislere başvuruyor. 24 saat, 365 gün aralıksız olarak verilen acil sağlık hizmeti sayesinde birçok insanın yaşamı kurtarılıyor.

Türkiye’de her yıl nüfusun dörtte biri trafik kazası, darp, düşme gibi nedenlerle yaralanıyor. Yaralanan kişilerin yüzde 50’si hastanelere başvuruyor. Hastanelere başvuranların yüzde 12’si yatırılarak tedavi ediliyor. Araştırmalar yaralanan insanların yüzde 98’inin acil servislere kendi imkanlarıyla başvurduğunu gösteriyor. Avrupa ve Amerika’daki rakamlar ise bunun tam tersi. İnsanların kendi başlarına acil servislere başvurmaları ölüm riskini de beraberinde getiriyor. Travma 38 yaşın altındaki insanlarda bir numaralı ölüm nedeni. Her bin kişiden 6’sı travma nedeniyle kaybediliyor.

Acil Sağlık Hizmeti Nedir?
Türkiye’de acil sağlık hizmeti örgütlenmesinin tam olarak yapılamaması, acil servislerde bu konuda uzman hekim sayısının azlığı birçok sorunu da birlikte getiriyor.

Acıbadem Carousel Hastanesi Acil Servis Direktörü Acil Tıp Uzmanı Dr. Serpil Yaylacı, acil sağlık hizmetini, 24 saat, 365 gün acil servise başvuran her hastaya sunulan sağlık hizmeti olarak tanımlıyor. Hastaların acil servise kendileri açısından katlanılmaz bir sağlık sorunuyla, bir kriz durumuyla başvurduklarını belirten Dr. Serpil Yaylacı, şunları söylüyor:
“Acil sağlık ekibinin sürekli olarak yaptığı iş, kriz durumunu yönetmek ve hasta için uygun olan en etkin girişimi en kısa zamanda yapmaktır. Bu durumda verilen hizmet üst solunum yolu enfeksiyonundan, hayatı tehdit eden kanamalı bir yaralanmaya, ayak bileği burkulmasından kalp krizine kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Ayrıca olağanüstü durumlarda, doğal afetlerde verilen sağlık hizmeti de acil sağlık hizmeti içinde değerlendirilir.”

Acil Servise Kimler Başvuruyor?
Acil servise hastalar çok çeşitli nedenlerle başvuruyor. Küçük travmalar, trafik kazaları, strese bağlı sorunlar ve enfeksiyon hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirten Dr. Serpil Yaylacı, “Kronik kalp hastalığı ve şeker hastalığının seyri sırasında acil başvuru gerektiren sorunlar çıkabiliyor. Hastanemiz yeni açılmış olmasına rağmen kısa zamanda önemli sayıda ciddi acil olgusuyla karşılaştığımızı söyleyebilirim. Bunda nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bir bölgenin merkezinde olmamız ve hızlı şehir yaşantısının etkili olduğunu düşünüyorum” diye ekliyor.

Acil sağlık hizmeti, hastane organizasyonu içinde önemli bir yer tutuyor. Acil servis ile laboratuvar, görüntüleme birimleri ve konsültanların eşgüdümlü çalışması ve bu uyumun acil olguların değerlendirilmesi ve iyileştirilmesine yansıması, hastanenin hizmet kalitesini artırıyor. Acil servislerin; hastaların ciddiyetine göre özelleşmiş koşulları barındıran, yeniden canlandırma odası, alçı odası, ayaktan bakım odası gibi farklı bölümlerden oluşması hastanın, daha acilden içeri alınırken uygun bölüme yönlendirilmesi büyük önem taşıyor. Mimari açıdan da aci1 servisin; görüntüleme birimlerine, ameliyathane ve yoğun bakım ünitelerine bağlantılı olması şart.

30 Yıllık Geçmişi Var
Acil tıp uzmanlığının Amerika’daki geçmişi 30 yıl öncesine dayanıyor. Acil tıp uzmanlığının ayrı bir uzmanlık eğitim dalı olarak görülmesinin 1960’lı yıllarda travma ve kazalarda acil servislerde verilen sağlık hizmetinin irdelenmesinden sonra olduğunu belirten Dr. Serpil Yaylacı, son derece çarpıcı bir de örnek veriyor:
“Vietnam savaşında vurulan bir askerin New York’ta hastaneye birkaç blok ötede yaralanan bir sivilden daha çok yaşama şansına sahip olduğunun rapor edilmesiyle askeri düzende hızlı taşıma, bilgili ve deneyimli tıbbi bakımın yarattığı fark gözlendi. Bu alandaki deneyimin sivil hayata aktarılması amacıyla Acil Tıp Uzmanlığı programı başladı.”

Günümüzde ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Hong Kong’ta olgunlaşmış, oturmuş bir acil tıp uzmanlık sistemi bulunuyor. İtalya, İsrail, Hollanda, İsveç ve Meksika’da gelişen sistemlerin göze çarptığını belirten Dr. Yaylacı, şunları söylüyor:
“Türkiye, Tayvan, Belçika ve Çin’de acil tıp uzmanlık eğitim programları yürüyor. Türkiye’de Acil Tıp Uzmanlığı’nın geçmişi sekiz yıldır. Ülke olarak yaşadığımız afetler ve trafik kazaları bizi acil tıp sistemleri hakkında daha çok düşünmeye çözümler üretmeye zorluyor. Bu konuda önceden yola çıkmış ülkelerde acil tıbbın sağlık sistemi içinde yerini aldığını görüyoruz.”

Acil tıbbın diğer uzmanlıklardan farklı olarak, bütün yaş gruplarının dahili ve cerrahi sorunlarını kapsayan bir alanı bulunuyor. Ulusal sağlık sistemi açısından bakıldığında, acil sağlık hizmetinin günün her saatindeki hasta başvuruları için güvenli bir süzgeç oluşturduğunu belirten Dr. Sepil Yaylacı, “Acil bakıma gereksinim duyan hastaların hastane öncesi bakımı, afet planlamaları da acil sağlık hizmetinin içinde yer alıyor” diye konuşuyor.

İdeal Bir Acil Tıp Uzmanı Nasıl Olmalı?
Acil tıp uzmanının diğer tüm hekimler gibi birçok özelliğe sahip olması gerekiyor. Acil Tıp Uzmanlığı, acil hastaları bütüncül bir bakışla değerlendirme, birden çok sorunu olan hastaların tedavisi sırasında koordinasyonu sağlama, acil tüm durumlarda farklı yaş grupları ve farklı hastalıklar için tanı, tedavi sürecini gerçekleştirme açısından çok önemli bir rol oynuyor. Dr. Serpil Yaylacı, ideal bir acil tıp uzmanını şöyle tanımlıyor:
“Profesyonel yaşam kurtarıcı uygulamalara hakim, ekip çalışmasına yatkın, liderlik özellikleri ve iletişim becerileri gelişmiş bir hekim olmak durumundadır. Kriz anında herkeste gözlenen kaygı ve telaş durumunda soğukkanlı ve durumu yöneten kişi olarak ayakta kalmak, stresle başa çıkmak, hızlı karar vermek, aynı anda birden çok değişkeni izlemek acil tıp uzmanının işidir.”

Acil Bir Durumda Ne Yapılmalı?
Dr. Serpil Yaylacı, günlük yaşamda ortaya çıkabilecek acil durumlarla ilgili yapılması gerekenler konusunda şu uyarılarda bulunuyor:
“Biz ya da çevremizdekiler her an acil yardım gerektiren bir durumla karşılaşabiliriz. Sokakta önümüzde bir trafik kazası olduğunu düşünelim. Temel kural olarak birine yardım etmeye çalışırken mutlaka kendi güvenliğinizi sağlamalısınız. Olay yerinde yaralı sayısının artmaması için önlem almayı unutmamak gerekir. 112’yi arayın, profesyonel yardım isteyin. Eğer ilk yardım konusunda eğitim alınmış ise olay yerinde insiyatifi ele alıp, yardım edebileceğini düşündüğünüz kişileri görevlendirin, ardından temel yaşam desteği ve diğer ilk yardım uygulamalarına geçin. Bu noktada eğer ilk yardım konusunda eğitim almamışsanız hastaya zarar verebileceğiniz için herhangi bir girişimde bulunmamanız daha doğru olacaktır. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, ateş, karın ağrısı gibi yakınmalar yaşamı tehdit eden bir hastalığın habercisi olabilir. Böyle bir durumda acil servise başvurulması gerekir. Acil servise gelen hastaya önceki ilaçları, tetkikleri, alerjileri, tıbbi öyküsü hakkında bilgi verebilecek, olayı anlatabilecek birinin eşlik etmesi tanıyı hızlandıracaktır. Acil bir durumda kalınca ne yapılacağı konusunda eylem planını yapmış olmak, telaş ve zaman kaybını en aza indirecektir.”
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Genel İlk Yardım Bilgileri
7 Gün 24 Saat Hayat Kurtaran Sistem: Ambulanslar!


Ambulans veya cankurtaran; sağlık ekibini olay yerine en kısa sürede ve güvenli bir şekilde ulaştıran, içerisinde hastaya acil girişimle ilgili bütün ekipmanların bulunduğu, gerektiğinde hasta transportunu sağlamada kullanılan, özel olarak dizayn edilmiş araçlardır. İçerisinde standart acil girişim ekipmanlarına ek olarak, yoğun bakım hastalarını taşımak için gerekli ekipmanları (Respiratör, EKG, Pulse Oxymeter, Kapnografi vb.) bulunduranlar ise Reanimobil Ambulans adını alır.

Ambulanslarla sadece erişkin ve çocuklar değil, içerisine küvöz yerleştirilerek, infant adını verdiğimiz 0 - 2 yaş grubu bebekler de taşınabilir. Üzerinde mobil oksijen verme ünitesi, bebek izleme monitörü ve infant respiratörü bulunan transport küvözleriyle, sadece infant taşımaya yönelik olarak dizayn edilmiş İnfant Transport Araçları da vardır. Daha ergonomik ve hijyenik olması bakımından, önümüzdeki günlerde İnfant Transport Araçları’nın yaygınlaşacağını umuyoruz.

Ambulans sağlık ekibinde acil deneyimli doktor, acil tıbbi teknisyen / tekniker (paramedik), yardımcı sağlık personeli ve ambulans sürücüsü bulunur. Gelişmiş ülkelerde paramedikli ambulans sağlık ekipleri yaygın olmasına karşın; ülkemizde paramedikli sistem henüz yeterince yerleşmediğinden, ambulans sağlık ekipleri çoğunlukla doktor yönetimindedir.

Mobil Sağlık Hizmetlerinin vazgeçilmez birkaç unsuru vardır:
1. Sağlık Ekibi
2. Ambulans / Reanimobil Ambulans
3. Alarm Merkezi (Call Center)

Call Center, acil yardım çağrısını aldıktan sonra, hem sağlık ekibini, hem de hastayı yönlendirir. Call Center, acil durumlar dışında sağlık danışmanlık hizmeti de verebilir.
‘Emergency Rescue’ olarak bilinen acil kurtarma işlemi, oldukça pahalı teknik techizat ve özel eğitim gerektirdiğinden, şimdilik çoğunlukla itfaiye tarafından yapılmaya çalışılır. Acil kurtarma işlemini yakın bir gelecekte tamamen ambulans firmalarının üstleneceği umuluyor.

Ambulansları trafikte birkaç konumda görebiliriz;
1. Aktif görev durumu: Hastaya acil yardım için gidişi, yerinde müdahaleyi ve hastanın sağlık kuruluşuna tansportunu içeren oldukça hareketli bir seri olaylar zinciridir. Bu durumdaki ambulanslar, sesli ve ışıklı uyarı sistemlerinden maksimum düzeyde yararlanırlar.

2. Pasif görev durumu: Aktif görevin sona ermesiyle başlar. Bu durumdaki ambulanslar trafikte sakin bir seyir izlerler. Bu durumdaki ambulanslar sesli ve ışıklı uyarı sistemlerini çalıştırmazlar, ancak diğer araçlara göre biraz daha seri ve hızlıdırlar.

Ambulanslarla elektif hasta transportları da yapılabilir. Elektif hasta grubunda taburcu hastalarla, hastaneye, hemodiyaliz ve görüntüleme merkezlerine götürülen hastalar yer alır.

Ambulanslar, çok seri kullanılan ve oldukça bakım gerektiren araçlardır. Ayrıca ambulanslarda iletişim için telsiz, GSM telefon ve araç telefonu gibi çok yönlü ve yüksek maliyetli iletişim sistemlerinden yararlanılır.

Trafikteki Diğer Araç Sürücüleri Ambulanslara Karşı Nasıl Davranmalı?
Arkanızdan hızla gelen bir ambulans sizden yol istiyorsa, hemen yol vermeden önce;
öncelikle durum değerlendirmesi yaparak, ne yapacağınıza hızlıca karar verin! Karar vermenizde en etkili parametre, ambulans sürücüsünün sizi hoparlörle sesli olarak uyarmasıdır. Ancak ambulans sürücüsünün sizden yapmanızı istediği davranışın sizin için tehlikeli veya imkansız olduğunu düşünüyorsanız, trafikteki seyrinizi değiştirmemenizi öneririz. Bazı araç sürücülerinin arkalarından hızlıca gelen ambulanslara ilk tepkisi, ani fren yapmak olur. Arkanızdan hızlı bir araç gelirken yapacağınız en tehlikeli hareket, ani fren yapmaktır. Bilakis araç sürücüsü olarak önümüzdeki bir tehlike kaynağı varsa, yavaşlamak veya ani fren yapmak daha doğru bir davranış değil mi? Bazı araç sürücüleri ne yapacağını bilemezler, panik içerisinde sağa - sola refleksif ani direksiyon hareketleri yaparak, hem kendi hayatlarını tehlikeye atarlar, hem de bizleri şaşırtırlar.

Bazen ters yola girmiş bir ambulansla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu durumda önce aracınızın hızını azaltın, sonra yolun sağına yanaşın ve ambulansın geçmesini bekleyin. Kesinlikle ani sağ - sol direksiyon hareketlerinden kaçının! Aracınızı yavaşlatacak ve sağa yanaşacak kadar bir zamana sahip olduğunuzu unutmayın.

Bir grup araç sürücüsü ambulanslara hiçbir şekilde yol vermeme yolunu izlerler. Bu davranış şeklini sizlerin yorumuna bırakıyoruz. Sanki onların zamanı, ambulansta zamana karşı mücadele veren hastanın zamanından daha mı değerli?

Bazı araç sürücüleri de hızlı giden ambulansları takip ederler. Bu oldukça tehlikeli bir davranıştır. Çünkü, ambulanslar hızla ani fren yapıp durduklarında, arkalarındaki araçlar ambulansa çarpabilirler.

Dr. Mehmek Dokur, sürücülerin arıza halleri dışında emniyet şeritlerini kullanmaması, onlar için çok önemli olduğunu belirtiyor.

Ambulansların hızlı gitme çabaları, bazı hızlı araç sürücüleri tarafından sanki ‘Slalon Yarışı’ startı olarak algılanıyor. Bu araç sürücüleri, yavaş seyreden diğer sürücülerini Slalon yarışındaki direkler gibi görüyor ve zigzaklar çizerek hızlıca onları geçiyorlar. Tehlikeli davranışlar sergileyen bu araç sürücülerini 154’e bildirmek zorunda kalıyoruz.


Trafik Polislerinden Beklentiler
Ambulanslarla trafik polisleri arasında genellikle ciddi sorunlar yaşanmaz. Bazı şehiriçi otoyollarda sürücülerin emniyet şeritlerini işgal etmesini engellemek amacıyla konulan bariyerler, ambulanslar için ciddi geçiş engeli oluşturuyor.

Acil Hizmetler Operasyon Sorumlusu Uğur Kaya, şunları söylüyor; “Bir dönem taksi ambulans olaylarının ortaya çıkmasıyla beraber, aktif göreve giden ambulanslarımızın trafik polisi tarafından kontrole tabi tutulması gibi, bizler için zaman ve saygınlık kaybettirici sorunlar yaşadık. Trafik polislerinden en önemli beklentimiz, çok önemli bir gerekçe olmadığı sürece ambulansları trafikte alıkoymamalarıdır.”

Yayalardan Beklentiler
Yayalar; yakınınızda herhangi bir araç siren sesi duyduğunuzda, tehlikeli durum geçinceye kadar size yeşil ışık yansa da, yaya geçitlerinden veya yoldan karşıya geçmemenizi öneririz. Eğer yolun ortasındaysanız hızlıca yolun karşısına geçebiliyorsanız geçiniz, ancak bunu yapacak kadar zamanınız yoksa, olduğunuz yerde hareketsiz kalmayı tercih edin. Kesinlikle belirsiz ve sürücüleri şaşırtıcı hareketlerden kaçının.

Dr. Mehmet DOKUR
İlkyardım ve Acil Uzmanı [EMAIL="drdokur@anet.com.tr"]drdokur@anet.com.tr[/EMAIL]

Uğur KAYA
Acil Hizmetler Operasyon Sorumlusu
Marmara Ambulans Mobil Sağlık Hizmetleri
[EMAIL="mshiz@e-kolay.net"]mshiz@e-kolay.net[/EMAIL]

Acil Çağrı Tel: 0216 341 27 27
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Genel İlk Yardım Bilgileri
Kalp Krizi'nde İlk Yardım


Kalp krizi geçiren bir kişiyle karşılaşmak, ilkyardım hakkında bilgisi olmayan herkes için sarsıcı bir deneyimdir. Öncelikle kişinin kalp krizi geçirdiğine ikna olmak, bu nedenle en sık karşılaşılan belirtileri ayırtetmek gerekir.

Kişinin soğuk, soluk ve nemli bir cildi varsa, bilinci kapalı ise, şiddetli göğüs, sırt veya omuz ağrısından şikayet ediyor ise, kaygılı ve sıkıntılı bir ruh halinde ise, tansiyonu düştüğü için ayakta durmakta güçlük çekiyorsa, solunumu düzensizleşmiş ve sıklaşmış, nabzı hızlanmış ise kalp krizinden şüphe edilmelidir.

Bu durumdaki bir kişiye yaklaşım, olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber yürütülmelidir.

İlk olarak kişiyi sakinleştirmek, hareket etmesine izin verilmeden bulunduğu yerde yatar pozisyona getirmek, kravat, düğme, kemer, fular gibi aksesuarları gevşetmek veya çıkarmak, temiz hava almasını sağlamak için etraftaki olası kalbalığı dağıtmak iç mekanda ise pencere kapı açmak, hiçbirşey yemesine ve içmesine izin vermemek, eğer varsa daha önceden kullandığı veya yanında taşıdığı ilaçları dışında hiçbir ilaç vermemek gerekir.

Kriz geçiren kişinin sağlık ekibinin ulaşması mümkün olmayan bir yerde bulunması halinde, kişi aynı pozisyonda derhal en yakın sağlık kurumuna taşınmalıdır. Kesinlikle yürütülmemelidir.

Kapl krizi; geçiren kişi için hayati tehlike arzeden ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda gerekli eğitimi almamış insanların ilkyardım uygulamalarından olan suni solunum ve kalp msajını uygulamaları son derece yanlıştır. Kişinin solunum ve dolaşımını doğru bir şekilde değerlendirip gerekli uygulamayı yapmak, özel bilgi ve beceri gerektirir.

Bu yüzden ilkyardım eğitimi almamış kişilerin olaya müdehaleye yaklaşımları buradaki bilgilerle sınırlı kalmalıdır.
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Genel İlk Yardım Bilgileri
İlkyardımın Amacı, Temel İlkyardım Uygulamaları


[Resim: ilkyardim31919da8kk5.jpg]İlkyardım uygulamalarının öncelik sırasıyla üç temel amacı vardır;
1-) Yaşamı kurtarmak ve sürdürülmesini sağlamak
2-) Durumun kötüleşmesini önlemek,
3-) Olanaklar ölçüsünde iyileşmeyi kolaylaştırmak.
Yaşamı korumak ve sürdürülmesini sağlamak için ilkyardımcı;

İlkyardımın ABC'sini uygular
A-)Solunum yolunu açar;
B-) Solunumu sağlar,
C-) Dolaşımı sağlar


Bir insanın soluk yollarında bir tıkanma olması, kendiliğinden soluk alıp vermenin bozulması, kalbinin durup damarlarındaki kan akışının kesilmesi dakikalar içinde ölüme neden olacaktır. Bu nedenle, yaşamın devamın sağlayacak bu üç girişim ilkyardımın ilk ve en önemli maddeleridir. Bu nedenle ilkyardımın ABC ‘si olarak adlandırılıdr.
İlkyardımın ikinci ve üçüncü amacına ulaşmak üzere ilkyardımcı;
Kanamayı durdurur,
Gerekli sargıları yapar,
Kırık ve çıkıkları hareketsiz hale getirir,
Kazazedeyi durumuna uygun pozisyona getirir.
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 04-12-2008, Saat:05:51 PM, Düzenleyen: Belinay.
Profesör
RE: Genel İlk Yardım Bilgileri
Dalma Kazalari


Dalma ile ilgili iki ciddi problem: 1- Barotravma (orta kulak ve akciğer barotravmaları) ve 2- Dekompresyon hastalığıdır.

1- AKCİĞER BAROTRAVMASI (=HAVA EMBOLİSİ) :

İniş sırasında akciğerler basınç nedeniyle büzüşür (rezidüel hacme kadar). Akciğerlerin daha fazla sıkışması barotravmaya neden olur. Tüple dalan kişi derinde soluduğu havayı (örnek: dalgıç 30 metre derinlikte 6 litre hava soluduğunda, basınç yüzeydekinden 4 misli fazla olduğundan bu yüzeye göre 24 litre olacaktır) yukarı çıkarken dışarı vermelidir.

Tüple dalan kişi, yüzeye çıkarken nefesini tutarsa HAVA EMBOLİSİ oluşur. Akciğer içindeki hava basıncı sabit kalırken, göğüs üzerindeki dış basınç hızla azalır. Akciğer içindeki hava hızla genişler, akciğerlerdeki alveoller yırtılır. Açığa çıkan hava kan dolaşımına karışıp damarlar içinde kabarcıklar oluşturur, bu duruma hava embolisi denir ve hayati tehlike oluşturur. Akciğer çıkış barotravmasına bağlı gaz embolisi 1 metre gibi sığ derinliklerden çıkışlarda da oluşabilmektedir.

Tüpsüz dalış yapılıyorsa: dalgıç yüzeyde akciğerlerini tümüyle doldurup dalar ve çıkışta nefesini tutarsa akciğer embolisi oluşmaz.



Belirti ve bulguları: birden ve şiddetli başlayan, keskin ve yırtılır tarzda bir ağrı, öksürme ile birlikte ağızdan köpüklü kan gelmesi, nabız hızlı ve zayıf, solunum hızlı ve yüzeyseldir, paralizi (=felç; çoğunlukla tek taraflı felç), gözbebekleri büyüklüğünde farklılık.

İlkyardım: En kısa zamanda sağlık kuruluşuna götürülür. ABC kontrol edilerek ve devamlılığı sağlanarak.

Acil Bakım: - % 100 oksijen verilir (geridönüşsüz rezervuarlı maske ile 15 litre)

- Hasta sol yan tarafına yatırılır, baş vücuttan aşağıda olacak şekilde (aşağı yukarı 15 derece) yatak ayarlanır.

- Damar açık kalacak şekilde serum bağlanır (% 0.9 NaCl, Ringer Laktat veya % 5 Dekstroz)

- Yaşam bulguları ve bilinç durumu sık takip edilir

- Mutlaka doktor ile iletişim kurulur.





2- VURGUN

(dekompresyon hastalığı, basınçlı hava hastalığı, Caisson hastalığı, dalgıç paralizisi, disbarizm) :



Eğer bir dalgıç çok miktarda nitrojenin (havanın yaklaşık beşte dördü nitrojendir) vücudunda erimesine neden olacak kadar uzun süre deniz dibinde kalmışsa ve aniden su yüzeyine dönerse, vücut sıvılarında önemli miktarlarda nitrojen kabarcıkları oluşur. Bu kabarcıklar vücudun herhangi bir bölgesinde sayıları ve çaplarına bağlı olarak hasar oluştururlar, bu hasar genellikle kabarcıkların damarları tıkaması sonucunda görülür, ortaya çıkan tabloya ise vurgun denilmektedir.

Belirti ve bulgular (Hava embolisi ve vurgun):

1- Omuz ve dirsek eklemi gibi büyük eklemlerde ağrı

2- Solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, karnın alt kısmında ağrı, baş ağrısı

3- Ciltte döküntü, soluk lekeler veya siyanoz ve ödem görülebilir

3- Konuşma güçlüğü, bilinç düzeyinde bozulma, hatta bilinç kaybı,

4- Görme bozukluğu, baş dönmesi

5- Uyuşma, hafif felç veya komaya kadar giden ağır felç



Sıklıkla hava embolisi ve vurgunu ayırt etmek güçtür. Genel bir kural olarak, hava embolisi yüzeye döner dönmez görülür; vurgun belirtileri ise birkaç saatten önce görülmeyebilir.



İlkyardım:

1- Kazazede sudan çıkarılır, ABC kontrol edilir ve devamlılığı sağlanır

2- Kişi sol yana yatırılır, baş vücuttan 15 derece kadar aşağıda kalacak şekilde yatak ayarlanır.

3- En yakın basınç (dekompresyon) odasına veya hastaneye götürülür

4- Yol boyunca kişini yaşam bulguları ve bilinç durumu kontrol edilir, sıcak tutulur.

5- Bilinci açıksa ve kendi içebilecek durumdaysa alkol içermeyen (meyve suyu vb) içecekler verilir



Acil Bakım(profesyonel bakım):

1- Yukarıdaki işlemlere ilaveten kişiye geridönüşsüz, rezervuarlı maske ile % 100 oksijen verilir (10-15 litre)

2- Ciddi yaralanması olan veya bilinci kapanmış ya da bilinç düzeyi bozulmuş olan hastaya damar yolu açılarak Ringer Laktat, % 0.9 NaCl veya %0.9 NaCl içinde % 5 Dekstroz içeren sıvılardan biri verilir
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Genel İlk Yardım Bilgileri
Bunlar eski bilgilerdir Bir kurs nasip oldu bana
A b C diye geçen
Airway ( hava yolu)
Breath(solunum ,nefes )
Circulation (kan dolaşımı, nabız)

Diye geçen tabirler yeni akademik yayınlar ve araştırmalar sonucu

C A B oldu yani önce nabıza bak eğer yoksa kalp masajına başla diye geçer

Tabi önemli bir not daha kalp masajı bilmeyenler bu işlemi yapmaya çalışmamalıdır...
2. Olarak da halktan kimseler yanlarında sağlık personeli varsa nabız bakmayı onlara bırakmalıdırlar diye geçtiği anlatıldı....
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..

Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.


Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.