Eğer eşler birbirini takdir etmiyorsa, birbiri için fedakârlık yapmıyorsa, Aile içi iletişim, sevgi ve saygı ölmüşse, verdikleri sözler unutulmuşsa, hak ihlalleri yapılmış ve birlikte geçirecekleri zamanları kalmamışsa:
O zaman eşlerin stres içinde olduklarını söyleyebiliriz. Bu stres bir mikroptur, çocuklara hemen sirayet eder. Ana/babası olsa bile çocuklar yalnızlığa mahkûm olur. Çünkü stresli bir ortamda büyüyen çocuklar, mutsuz olur. Mutsuz çocuklar toplumun temeline konulan dinamit gibidir.
Toplumda meydana gelen olayların sonuçları bir anda görülmez, görülmesi zaman alır. Fakat bazı olaylar vardır ki, bağırarak gelir. Eğer birileri kör değilse görür, sağır değilse duyar, vicdansız değilse anlar.
Geçtiğimiz günlerde Narko-Timlerin ne maksatla kurulduğunu resmi ağızlardan dinlediğim sırada içim yandı. “Millet nereden nereye gelmiş” dedim.
“Bonzai” komasından yığılıp kalanların, okulda, kışlada, cezaevinde, sokakta içtikten sonra ölenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Ülke uyuşturucu cenneti, Mafya/Çeteleri güpegündüz sokak ortasında savaşıyor. Sokaklar Texas… Çalan çalana… Kapan kapana… Yakan yakana…
Öyle ki yeni bir yıl bahanesiyle bir Aziz Peygamber bu gece kirli emellere alet edilecek! Sahte sevgiler sergilenecek! Çıkar ve menfaat zirve yapacak! Ahlaki değerlerin sınırları zorlanacak! Geçmişin günahları bir günlüğüne de olsa unutulmaya çalışılacak!
Ülkemin Aydınları, “Bu gidiş nereye?” diye sormuyor. Seslerini yükseltmiyor!
Kimse “helal/haram” tanımadan sahip olmaya, karnını doyurmaya bakıyor! Bu yolun yol olmadığını kimse çıkıp söylemiyor! Özgüvenleri yok eden, masum vatandaşın lokmasına göz diken Vahşi Kapitalizme kimse dur demiyor! Aç ve sefil insanların ayak sesleri duyuluyor!
Bu toprakların ekmeğini yiyen biri olarak diyorum ki: “Bu millet, bu toprakları vatan yaparken, özgürlüğü ve bağımsızlığı kazanırken, bu bayrağı, bu Cumhuriyeti inşa ederken; Komutanla/Hoca, Dedeyle/Aşiret Ağası aynı safta, yan yana vuruşarak elde ettiler.” Canlarını, kanlarını aynı ülkü uğruna verdiler.
Şimdi Sen Ey Millet Evladı! Uyuşturuluyorsun, uyan!
Kapitalist Dünya Tanrı’yı kıyamete zorluyor! Armegedon savaşı dünyayı kurtarmak için değil, yok etmek için başlatılmak isteniyor. Liberal büyücü ve kâhinlerinin söylediklerinin tümü yalan! Hepsi afsun, hepsi büyü… Bunlara inanma!
Türkü/Kürde, Arabı/Aceme, Şii’yi/Sünni’ye, sağcıyı/solcuya, laiki/ İslamcıya kırdırma politikaları düşmanın oyunundan ibaret! Uyan!
Kalk ve tükür asrın maskeli vicdanına! Tükür medeniyet denilen tek dişi kalmış canavara! Sözün namusu adına, insanlık vicdanı adına, kirletilen namuslar adına tükür.
Sonrada Gençlik rüyana dön! Hem de coşku ve heyecanla dön! O rüyalar, liberal yalanlardan daha gerçektir! Gençlik rüyasının nasıl olduğunu unuttuysan, Yusuf’tan sor! Onun hayatı da, rüyası da sensin!
Her tür yalanı, dolanı, entrikayı kuyu dibinde bırakan Yusuf, nasıl saraya, oradan da erdemin, dürüstlüğün, sözün, namusun, yiğitliğin, mertliğin zirvelerine çıtıysa, sende bu zirvelere çıkabilir, rüyana kavuşabilirsin!
Yeter ki gömleğini arkandan çeken bir Züleyha olmasın!
Mahmut AKYOL
