Ben de “Âferin.” diyorum. Kişinin bir numaralı gündemi sevgilileri olmalıdır.
İyi de sevgilileriniz kimler?
Bir gün Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v), Hz. Ali’ye sorar der ki;
Ya Ali Allah’ı seviyor musun?
Evet, ya Resulullah
Peki, beni seviyor musun?
Evet, ya Resulullah
Peki, eşini seviyor musun?
Evet, ya Resulullah
Peki, çocuklarını?
Evet, ya Resulullah
Peki, bunların hepsini bir kalpte nasıl yapıyorsun?
Hz. Ali beklemediği bu soru karşısında şaşırmış ve cevap verememişti. Bunu düşünmem gerek diyerek oradan ayrılmıştı. Hz. Ali düşünceli bir şekilde dolaşırken eşi Hz. Fâtıma düşünceli olduğunu fark ederek sorar:
“Nedir bu halin ya Ali? der. Eğer bu düşünceliliğin dünyevi kaygılardan dolayı ise sana yakışmaz, bırak gitsin. Yok, bu halin ahiretle ilgili kaygılardan dolayı ise anlat birlikte çözüm bulmaya çalışalım" der.
Hz. Ali, efendimize geçen konuşmayı bir bir Hz. Fâtıma’ya anlatır. Hz. Fâtıma durumu öğrenince tebessüm eder. Hz Ali’ye derki;
"Ya Ali, babama git ve de ki :
Kişi Allah’ı aklıyla ve ruhuyla sever,
Peygamberimizi kalbiyle sever,
Eşini nefsiyle sever,
Çocuklarını şefkatiyle sever."
Hz. Ali aldığı bu cevap karşısında memnun olur ve Efendimizin yanına gelir. Hz. Fâtıma'dan öğrendiklerini Efendimize anlatır. Efendimiz cevabını alınca tebessüm eder. Ve der ki;
"Ya Ali bu bana getirdiğin(cümleler), nübüvvet ağacından koparılmıştır.''
Sevmenin günü olur mu?
Allah’ı seven, O’nu her an sever. Belli zamanlarda da O’na ibadet ederek kalbindeki sevgiyi bedeniyle de gösterir.
Peygamberini seven, O’na salavat getirir ve O’nun izinden ayrılmaz.
Eşini seven, onu üzmeyerek sevgisini gösterir.
Bunların dışında “Sevgili” denilen kim?
Nişanlı mı?
Nişanlılar, nikâhlılar gibi midir? Birbirlerine eş gibi davranabilirler mi? Elbette hayır.
Sevgili “Çıktıklarınız/flörtleriniz” mi? Sevgililer günü bunların günü mü?
Müslüman çıkabilir mi?
Evlenmesi haram olan iki farklı cinsin üçüncüleri şeytan olduğuna göre adına çıkma/flört/ birliktelik vb. ne derseniz deyin, İslâm’ın onayı yoktur.
Sevgili gençler ya da bu günü kutlayan yaşlı gençler!
Sizlerin, “bunda kötülük yok ki?” dediğinizi duyar gibiyim.
O zaman ben de şu soruları sorarım:
Hristiyan olduğu halde Ortodokslar bile kutlamazken bize ne oluyor?
Bize sevmeyi sevdiren Allah’ı ve O’nun kurallarını dikkate almadan sevmek bizi mutlu eder mi? Yoksa şeytanı mı memnun etmiş oluruz?
Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) (bir gün):
- “Gençlerinizin fıska/sapkınlığa düştüğü, kadınlarınızın azdığı zaman hâliniz ne olur?” diye sormuştu. (Yanındakiler hayretle):
- “Ey Allah'ın Rasûlü! Yani böyle bir hâl mi gelecek?” dediler.
- “Evet, hatta daha beteri!” buyurdu. .
Efendimizin bu uyarısını kulaklarımızı tıkayalım mı?
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in, ya şu uyarısına ne diyeceksiniz?
"Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil:
1. Ölüm gelmeden önce hayatının,
2. Hastalık gelmeden önce sağlığının,
3. Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin,
4. İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin,
5. Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin."
Ben diyorum ki sevgili gençler !
Sizlerin kalpleri pırıl pırıldır. Çünkü henüz kalpleriniz tertemizdir. İşlediğiniz her günah kalbinizde bir leke oluşturuyor. Günahlar çoğaldıkça kalbiniz kararıyor. Gelin tertemiz kalsın yürekleriniz. O kalbi, sahibine tertemiz sunun. Yıllar sonra geçmişinize dönüp baktığınızda sizi üzecek kötü hatıralar olmasın. “ Keşke” ile başlayan cümleleriniz olmasın. Öte alemin cennet ülkesine gidin ve hiç yaşlanmayan “Cennetin gençleri” olun. Orada da size cennetin gençleri hizmet etsin : "Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır." (Vakıa Sûresi, 17)
İşte tercih :
Geçici bir zevk mi?
Hiç bitmeyecek güzel bir hayat mı?
Rabbim cümlemizi, "hayatını, sağlığını, vaktini, gençliğini ve zenginliğini" Allah(c.c)`ın rızası yolunda sarf edenlerden eylesin.
![[Resim: sigpic2959_12.gif]](http://www.mecazen.com/signaturepics/sigpic2959_12.gif)