Düşüncelerim bu minval üzere olduğundan ötürü birisi bana muhalif bir yazar olduğumu söylerse yüzümü buruşturuyorum. Benim itikadımca muhalefet şeytan işidir. Zira her muhalifin içinde karşı çıktığı güçle bir veya birçok bakımdan aynı mahiyette olma iddiası vardır. Sözün gelişi, bir devletin muhalif ya aynı devletin bileşenleri arasından çıkar yahut o devletten başka bir devlet çıkarmaya çalışanlar yani devlet olma potansiyelini içinde taşıyanlar muhalif konumuna yükselir. Bütün muhaliflerin şeytan kadar keskin zekâya sahip olmadıkları söylenebilir ki bu yerinde bir tespittir. Nitekim çağımızda muhalefetin en sık görülen çeşidinin gafletin muhalefeti olduğunu söyleyebiliriz. Çoğu kimse muktedir unsur tarafından kendisine biçilmiş rolü üzerine alarak muhalefet saflarında yer tutma aymazlığı içindedir. İktidar sahipleri ya yaptıkları asıl işi gözden kaçırmak için yaptıkları başka bazı işlere muhalefet edilmesini körüklerler veya başardıkları o işi bir muhalefeti ezerek sonuca ulaştırdıklarını, dolayısıyla geri dönülemez bir özellik kazandığını kanıtlamak için günü gelince ezebilecekleri nitelikte bir muhalefet üretirler. Yirminci yüzyılın siyaseti körüklenmiş ve üretilmiş irili ufaklı muhalefet örnekleriyle dopdoludur. İrice olanlarını hatırlamak adına diyebiliriz ki dünya sisteminin tezgâhından Nasyonal Sosyalist Almanya bir dönem boyunca önce körüklenmiş, sonra çıkardığı ateşin bacayı sarmasına engel olunamamış, Sovyet Rusya ise bir dönem boyunca önce üretilmiş, palazlandırılmış ve sonra afiyetle yenmiş muhalif malzemeler olarak gelip geçmiştir.
Hakikat endişesi taşımak, endişelerinin gereği savaşı göze almak bir yerde, muhalefet etmek daha başka bir yerdedir. Bunların birbiriyle asla örtüşmediklerini anladığımız zaman ihtiyacımız olan zihin berraklığına ulaşabiliriz.
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)
