İşte benim cevabım:
Fatmagül bana, baba-kız sevgisini hatırlatıyor.
Fâtıma(r.a) ve Gül yani, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v)’i ve O’nun küçüğü Hz. Fâtıma’yı hatırlatıyor.
Bu kâinat yaratıldığından bu yana birbirini bu ikili kadar sevmiş baba-kız yoktur. Olma ihtimali de yoktur.
Baba Peygamber Hz. Muhammed Mustafa o kadar seviyor ki Fâtıma’sını “Can Parçam” diye hitap ediyor ve yanına geldiğinde ayakta karşılıyor.
Peygamber evlâdı Fâtıma(r.a) da Peygamber babasına o kadar bağlı ki babasından sonra yaşamak istemiyor. Babasının vefat ederken “Yakında seni yanıma alacağım.“ demesi onu tebessüm ettiriyor.
Fatmagül bana, hayâyı/utanma duygusunu hatırlatıyor.
Her konuda olduğu gibi haya hususunda da “Babasının kızı” idi. İffetli bir kız idi. Bu yüzden "Betül" dendi ona. Nur yüzlü idi. Bu sebeple de "Zehrâ/Aydınlık yüzlü " dendi ona.
Bir gün Efendimiz (s.a.v), Fâtıma annemizin kölesiyle birlikte, Hz. Fâtıma'nın evine gelmişti. Fâtıma annemizin üstünde öyle bir örtü vardı ki ayaklarını örtse başı açıkta kalıyor; başını örtse ayakları açıkta kalıyordu. Efendimiz onun bu telaşını görünce : "Kızım, illa örtüneceğim diye kendini sıkıntıya sokma. Sen şu halinle Allah katında sorumlu değilsin, sana bir günah yoktur; çünkü gelenler baban ve kölendir." dedi.
Fatmagül bana, cennet ehlinin hanımefendisini hatırlatıyor.
İslâm hızla yayılırken ekonomik olarak da güçlenmişti. Bazı kadınlar ekonomik gelirden pay almak istiyorlardı. Hz. Fâtıma da bu kadınların etkisiyle Hz. Resûl-i Ekrem’e gitti ve el değirmenini çevirmekten nasırlaşmış ellerini göstererek bir yardımcı tutmak istediğini söylemişti.
Hz. Peygamber’den “Cennet ehlinin hanımefendisi olmak sana yetmez mi?” cevabını alınca, isteğinden vazgeçerek evine döndü ve hayatının sonuna kadar bu sade yaşamına devam etti. O, sade yaşadı ama bu yaşantısı ile hem dünya kadınlarının hem de cennet ehlinin “seyide/hanımefendi”si unvanını kazandı.
Ama Fatmagül ismi artık şehvetin ve hayâsızlığın sembolü olarak hatırlanacak. “Fatmagül’ün suçu ne?” kitabının yazarı olan Vedat Türkali’nin neden bu ismi seçtiğini bilmiyorum. Müslümanın beyninde peygamberini ve biricik kızını hatırlatan Fatmagül isminin kötü bir olayla meşhur olmasına vesile olması büyük vebaldir. Kitabı dizileştirenlerin vebali yazarınınkinden daha az değildir. Bu diziyi izleyenlerin vebali ve günahı bu ikisinden de az değildir.
Çünkü bu ve bu gibi dizileri izleyerek kötülüğün yayılmasına destek olmakta ve kalplerini de kirletmektedirler.
Allah ve Rasülü buna razı değildir:
İşte âyet-i kerime ve hadis-i şerif:
"Mü'min erkeklere söyle; gözlerini haramdan sakınsınlar!..”
“Mümin kadınlara da söyle: “Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar.” (Nûr sûresi, 30, 31)
"Kulak, göz ve gönül, bunların hepsi yaptıklarından sorumludur." (İsrâ sûresi, 36)
"Âdemoğluna zinadan nasibi takdir olunmuştur. O buna mutlaka erişir. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayakların zinası yürümektir. Kalbe gelince o, arzu eder, ister. Üreme organı ise, bunu ya gerçekleştirir, ya da boşa çıkarır." (Buhârî, İsti'zân 12)
Selam ve dua ile,
![[Resim: sigpic2959_12.gif]](http://www.mecazen.com/signaturepics/sigpic2959_12.gif)