You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)

Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)

General
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
bahsettiğin şeyi bilmiyorum ilk kez senden duydum
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
Hz. Ömer'in halifelik yıllarıydı. Takvimler hicretin yirmi üçüncü yılını göstermekteydi. Halife her Cuma olduğu gibi, o Cuma da Medine'de Mescid-i Nebevi minberinde hutbedeydi. Orada konuşurken, bir ara sözleri arasında şöyle dedi:

"Yâ sâriyetu el-cebele, el-cebele !" (1)
"??.?!"
"??.?!"

Mescittekiler soran gözlerle birbirlerine baktılar. Sâriye, İran'da devam eden fetihlerde görevli bir komutandı. Hz. Ömer Sâriye b. Zenim'i, Dâr-ı İbkird ve Fesa bölgesine komutan olarak tayin etmişti. Bu iki yer İran topraklarındaki iki bölgenin adıydı. Şimdi o, Medine'den Sâriye'ye sesleniyor ve ona hemen dağa çekilmesini söylüyordu. Oysa Sâriye ile arasında çok büyük bir uzaklık vardı. Hz. Ömer hutbede niye böyle demişti? Bu farkında olmadan ağzından kaçan bir söz müydü, yoksa Sâriye'nin durumunu görüp ona bir ikaz da mı bulunmuştu?

Aradan birkaç hafta geçince Medine'ye bir elçi geldi. Elçiyi, komutanı Sâriye Medine'ye göndermişti ve elçinin yanında bir fetihname bulunmaktaydı. Elçi o Cuma günü savaşta olanları anlatınca durum açıklığa kavuştu: Hz. Ömer'in minberden emir verdiği gün, Sâriye'nin askerleri Sasani Devleti güçleriyle çarpışıyordu. Cuma vaktinde savaş sırasında Sâriye, Hz. Ömer'in şu sözlerini ve emrini duymuştu

"Ya Sâriyetu, el-cebele, el-cebele!"

Duydukları üzerine şaşırmıştı ama yine de, emredileni yerine getirmek için askerin sırtını yakındaki dağa vermiş ve sonunda zaferi kazanmıştı.

Burada birkaç nokta dikkati çeker:

1- Öncelikle, Allah'ın ona keşfetmesiyle Hz. Ömer hutbe sırasında Sâriye'nin harp sahasını ve sıkıntılı halini görmüştü. Ona emir vermiş ve emri Sâriye'ye işittirilmişti. Sâriye'nin elçisi emri duyup dinlemekle muzaffer olduklarını söylüyordu.

Olay neleri gösterir? Bu durum, kerâmetkârane kumanda etmekdir ve Hz. Ömer'in keskin nazarlı ve yüksek bir veli olduğunu gösterir. Bir başka açıdan, bu keramette bir tayy-ı mekân (mekânı dürmek, aradan kaldırmak ve geçmek) söz konusudur.

İşte bu olayla ilgili olarak akla gelen soru şudur:

"Aynı Hz. Ömer Medine'de yaşayan ve onu öldürecek olan katili Firûz'u neden göremedi ve tehlikeyi anlayamadı? O keskin velayet bakışı burada neden kâr etmedi?"

Benzer bir soru Hz. Yakub'a şöyle sorulmuş:

" Mısır'dan Kenan'a gönderilen, sana doğru gelen Yusuf'un gömleğinin kokusunu uzaktan duydun. Yusuf'u kardeşleri kuyuya attığında o yanı başındaki kuyudaydı. Niçin onu kuyuda göremedin ve yakında kukusunu duymadın?"

Hz. Yakup şöyle cevap vermiş:

"Bizim halimiz şimşeklere benzer. Bazen yüksekten her tarafı görür gibi oluruz, bazen de ayağımızın üstünü göremeyiz." (2)

Hz. Yakup ne güzel cevap vermiş. Karanlık gecede şimşek çakınca bir an her yer aydınlanır ve görünmeyen şeyler görünür. Ama karanlık geri dönünce insan en yakındaki şeyleri de göremez.

Rasulullah da tayy-ı mekânla, Kudüs'teki, Mescid-i Aksayı, Mekke'de önünde gibi görüp müşriklere tarif etmişti. (3) Hz. Ömer de keramet olarak benzer bir durum yaşıyordu. O da tayy-ı mekânla Sâriye ordusunun durumunu görmüş ve ona sırtını dağa vermesini emretmişti.

Hz. Peygamber bir açıklamasında tayy-ı mekân konusunda şöyle diyordu:

"Şüphesiz Allah, arzı (yeryüzünü) benim için dürüp devşirdi; ben de, doğularına batılarına bakıp gördüm. Muhakkak ümmetimin hâkimiyeti (yönetimi) yeryüzünden, bana dürülüp toplanan yerlere kadar ulaşacaktır." (4)

2- Ayet-i Kerime şöyle der:

"Siz ancak Allah'ın dilemesi ile dileyebilirsiniz." (İnsan Sûresi, 30)

Demek her şeyde ilahi meşiet//dileme asıldır. Her ne kadar insanlar iradelerinde hür, yaptıklarında özgür iseler de, her şeyde kader hâkimdir. O dilemeyince insan dileyemez, kader konuşunca irade susar. Bu ve benzer ayetlerde geçtiği gibi Allah'ın meşîet ve iradesi olmadan hidayet mümkün olmadığı gibi, menfaatleri elde etmek ve zararlardan sakınmak da mümkün değildir. Bütün bunlar kulun iradesi ile birlikte Allah'ın dilemesi ile olur. Çünkü o, kimin hidayete layık ve müstahak olduğunu bilir. İlim ve hikmeti ile ona hidayet yollarını açar ve onun sebeplerini hazırlar. Kulun başına gelen her şeyde durum böyledir. Hiçbir hadise onun dilemesi dışında değildir.

3- "Gaybı Allah'tan başkası bilemez" mealindeki ayetler (Bkz. Haşr, 23; Enam, 59; Neml, 65) ayetler şunu açıklamaktadır: Veliler, Allah tarafından bildirilmezse gaybî şeyleri bilemezler. Keramet sahibi sahabe ve velilerin hasımlarının hallerini bilmemeleri, birbirleriyle mübareze etmeleri ve aşere-i mübeşşerenin aralarında çıkan savaşlar da bunu göstermektedir. Fakat iki veli, birbirlerini inkâr etmekle makamlarından da düşmezler. Şu halde, Hz. Ömer'le ilgili iki duruma bu noktalardan bakmak ve değerlendirmek gerekir.

Dipnot:
1- "Ey Sâriye, dağa, dağa çekil!" Taberî, Tarihü'l-Ümem ve'l-Mülûk, 2:380; Ebû Nuaym, ed-Delâil, 3:210,211; Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve: 6:370; Süyûtî, Târihü'l-Hulefâ, s.128; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 7:131.
2- Sâdi-i Şirâzî, Gülistan
3- Buharî, Menâkıbu'l-Ensâr: 41; Tefsîru Sûre: 17; Müslim, İmân: 276, 278, Tefsîru Sûre: 17; Müsned, 1:309, 3:377; Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:191.
4- Müslim, Fiten: 19, 20; Ebû Dâvud, Fiten: 1; Tirmizî, Fiten: 14; İbni Mâce, Fiten: 9; Müsned, 4:123, 278, 284.

Yazar : Murat Sarıcık (Prof.Dr.)
Kategori : Sahabeler
Sayaç : 8757
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..

Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.


Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
kuvvetli bir rivayet kaynağından geldiğine emin misiniz? tarihçilerin eserleri bu tip ince konularda delil alınmaz pek, hadisçilik ile tarihçilik islam dünyasında ayrı gelişmiş biraz biliyorsunuzdur.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
Suyuti muhaddis olmasa gerek o zaman ben yanlış baktım o zaman 1 numaralı kaynakça da yazıyor
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..

Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.


Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
kütübü sitte değil bunlar, ekseriyetle zayıf hadis naklettikleri geçer. nakli ilk kez senden duyuyorum ayetlere ters olmayan bir açıklaması olmalı sahihse bile.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
Muhaddis olan sen müçtehitler olan sen
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..

Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.


Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 29-01-2014, Saat:11:40 PM, Düzenleyen: hallac-ı mansur.
General
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
kendimden bir şey söylemiyorum muhaddislik ya da müçtehidlik iddiam yok, dinimi doğruca anlayıp yaşamaya gayret eden tahkikçi bir müminim sadece.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
40- Kitaptan ilmi olan kimse ise, "Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getiririm" dedi. (Süleyman) onu (Melike'nin tahtını) yanıbaşına yerleşivermiş görünce, "Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki Rabbim müstağnidir, çok kerem sahibidir."
Süleyman efendimizin yanındakine gaybı bildiren Allahtır o taht nasıl gelir adam peygamber değil. Hz Ömer (ra)in durumu bu ayetle haktır hutbeden gazadaki komutanlara mesaj verdirip gaybı gösteren Allah tır. selam olsun suyutiye.... Allah dostlarına dilerse gaybi işler hususunda vesile kılar Ayetle sabit sadakallahül azim
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..

Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.


Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 30-01-2014, Saat:08:58 PM, Düzenleyen: hallac-ı mansur.
General
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
biz dedik oldu oh gülücük
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Evliyalar kalplerde geçeni görebilir mi?(Ebu Hanifeden Cevap)
karadamla at izi kalsın
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..

Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.


Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 31-01-2014, Saat:04:36 AM, Düzenleyen: hallac-ı mansur.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.